Bazıları belden aşağı vuruyor ama bilinçli tüketici yutmuyor
Mudo Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Taviloğlu, “Korun üzerindeyiz, bir üflemeyle patlayacağız” diyerek Mudo’nun büyüme potansiyelini anlatıyor. Çevre ülkelere açılmakta erken davranmadıkları için kendilerini şanslı sayıyor. Bazı markaların agresif kampanyalarla bel altı vurduğunu söyleyen Taviloğlu, “Ama tüketici bilinçli, yutmuyor” diyor.

‘TÜRK perakende sektörünün duayeni’ gibi bir klişeyle başlamak istemiyorum bu yazıya. Ama 46 yılı geride bırakan Mudo’nun patronu Mustafa Taviloğlu’nu tanımlamak da kolay değil! Biraz iş, çoğunlukla da yaşamını konuştuğumuz bu söyleşiyi Bebek’te yapmakla hata ettiğimi kısa sürede anlıyorum. Ne ekran yüzleri ne sanatçılar ne de siyasiler; kimse onun kadar popüler değil bu sokaklarda. Hangi mekana oturursanız ilk 30 dakika Mustafa Bey’in selamlaşmasıyla geçiyor.
Tam bir deniz tutkunu. Aslında baba işi denizciliğe meraklıymış ama annesinin, “Denizcinin parası bol, karısı duldur” sözüyle hayatı bambaşka bir yönde akmış. En yakın arkadaşı Doğan Gürün’le Fitaş Pasajı’nda isimlerinin ilk iki harfini yan yana getirerek, 12 metrekarelik ilk Mudo’yu açmışlar. Sonraki yıllarda Taviloğlu, yalnız devam etse de Mudo ismini korumuş.
- 2011 yılı için hedefleriniz nedir?
* 2010 yılını 285 milyon TL ciro ile kapattık. 2011’de yüzde 25 büyüyüp 350 milyon TL’yi göreceğiz. Bu yılın yarısına kadar 9 Mudo City, 6 Mudo Marina, 3 Mudo, 2 Mudo Concept açıp 120 mağazaya çıkacağız. Fark yaratmayan hiçbir işe girişmiyoruz.
- Perakende sektöründeki değişimin size etkileri?
* 15 yıldır Zara ile yan yana rekabet ediyorum. H&M geldi, bizim işlerimiz arttı. Türkiye’de 3-5 oyuncu varken de Mudo Mudo’ydu, şimdi yüzlerce oyuncu varken de Mudo’yuz. Bunun için Türk halkına teşekkür ediyorum. Müşteri artık ne verirsen almıyor. Ne yaptığının çok farkında, çok bilinçli. Hiçbir şeyi yutmuyor. Fiyatı yüksek yazıp çok indirmekle indirim olmuyor. Bedava versen kefeni kim alır? Bazıları agresif kampanyalar yapıyor, belden aşağı vuruyor. Çoğu aldatmaca!
Çevreye yayılmayan şanslı
- Kazakistan’la yurtdışı açıldınız. Nasıl gidiyor?
* 6 ayda beklediğimiz iş hacmi 25-30 günde gerçekleşti. Dünyadaki değerimizin ne olduğunu iyice anladık. Aslında bir korun üzerinde oturuyoruz. Biri üflese yanardağ gibi patlayacağız.
- Büyük fırsat gibi görünen çevre ülkeler karıştı. Erken davranmadığınıza memnun musunuz?
* Bizim mahçup olmaya tahammülümüz yok. Geride 46 sene var; maceraya öyle kolay atılamıyoruz. Ayrıca hiçbir şey de kaçmıyor. Çevre ülkelerdeki gelişmelere bakıyorum da... O ülkelere açılmak için acele etmeyenler şanslı durumda.

GÜNE BAŞLARKEN

Gazeteleri yatakta okurum

- Sabahları 8 gibi kalkıyorum.
- Geç yatıyorum. Haberleri dinlemeden ve günlük işlerimi yapmadan yatmam.
- Gece mutlu yatmaya bakıyorum. Nasıl yatarsan öyle kalkarsın aslında.
- En önemli şey uyku. Allah kimseyi uykusuz bırakmasın.
- Yataktan inmeden sıcak suyumu içiyor ve 2-3 gazete okuyorum.
- Sabahları mutlaka yürüyüş yaparım.
- İşe geliş saatim hiç belli olmuyor.

KARİYER

Teyp satıldı, Mudo’ya sermaye oldu

- Çocukken kaptan olmak isterdim.
- İlk paramı 9-10 yaşında manavda çalışarak kazandım. Sonradan öğrendim ki o parayı dedem vermiş.
- Sinemada gazoz sattım. 11 yaşında balık tutar satardım.
- Hayatım boyunca para isteyemedim ben.
- Doğan Gürün yakın arkadaşımdı. Onun durumu iyiydi. Benim param yetmezdi, üniversitedeyken de mecburen hep çalıştım. Amerikan pazarından mal alır satardım.
- İstanbul’dan ayrılan Amerikalılar’ın eşyalarını satardım.
- Sonra Fitaş Pasajı açılırken, sahibi bir dükkan önerdi. Doğan’ı ortak aldım, teybimi satıp, babaannemin verdiği Trabzon bileziğiyle sermaye yaptım.
- Plak, parfüm, vs satıyorduk. Doğan iki yıl sonra ayrıldı. Onu kazada kaybettik ama ismi Mudo’yla yaşıyor.

BESLENME

Akşamları davetlerde kaçırıyorum

- 10 senedir uyanır uyanmaz geceden içinde ceviz bekleyen ılık suyu içerim.
- Kahvaltıda eskiden en fazla beyaz peynir, domates, ekmek yerdim. Tereyağ hiç yemem. Birkaç aydır ekmeği de azalttım. Müsli yemeye dikkat ediyorum. Karışık meyve suyu içerim.
- Öğlenleri dışardan diyet yemekler aldırtıyorum bazen.
- Gündüz yediklerime dikkat ediyorum. Ne oluyorsa gittiğim davetlerde oluyor. Akşamları kaçırıyorum.
- Son senelerde evde et yemiyoruz. Balık yemeye dikkat ediyorum. İşim gücüm sebzeyle.
- Şaraptan anlar derler benim için ama ben kötüsünü tanırım.

OTOMOBİL

Arabalarıma tutuluyorum

- Benim her şeyim eskidir. Teknem 27 yıllık. Öbür teknem 10 yıllık.
- 1986 model bir Jaguarım var. Türkiye’ye gelen ilk ithal Jaguar’lardan. Öylece duruyor. Jaguar’cılar kilometresine inanamıyorlar.
- Bir tane Lincoln’üm var. 1993 model galiba. Tam hatırlamıyorum yılını.
- Değiştiremiyorum ben; tutuluyorum arabalarıma.
- Araba eskiden kullanırdım ama artık vaktimi arabada başka türlü değerlendiriyorum. Kullanma merakım da kalmadı.

TOPLANTI

Konuyu fazlasıyla dağıtıyorum

- Resmi toplantı sevmiyorum.
- Uzun toplantılara hiç dayanamıyorum.
- Kısa olacak. Neyse mevzu o konuşulacak. Konu dağılmayacak.
- Ben kendim konuyu o kadar çok dağıtırım ki. Fazla doluyum ondan oluyor.
- Aynı şeylerin sürekli konuşulması ve sürekli tekrar etmesi de beni sıkar.
- Yeni şeyler söylemelisin.
- Bir hadis var “İki günün müsavi (aynı) geçerse zarardasın!” Ne kadar doğru.

MEKAN

Beni kazıklamayacaksın arkadaş

- En çok sevdiğim, karşılığını veren yerlerdir. Beni aldatmayan, beni anlayan yerleri seviyorum. 50 yıldır piyasadayım. Buna o saygıyı gösteren yerlere gidiyorum.
- Bir kez hayal kırıklığı yaşasam bir daha gitmiyorum. Kazıklamayacaksın arkadaş!
- Kimsenin sokağa atacak parası yok. Hesabı ödeyip kalkarken aklım kalmayacak. Ben Mudo’da buna dikkat ediyorum. Kendim müşteri olduğumda da bunu beklerim.
- Bir mekan özenli olacak. Özenli olursa her şeyi iyidir.

SPOR

Boğaz’da yürümek şans

- Her gün en az bir saat yürüyorum.
- Nerde olursam olayım, haftanın 5 günü gayret ediyorum.
- Boğaz’da yürümek şans. Onun gibisi yok!
- Ben Boğaz’da doğdum, büyüdüm. Çok yüzmüşlüğüm var bu akıntıda. Küçükken yüzücüydüm. Su topunda İstanbul üçüncülüğüm var mesela.
- Yürüyemediğim zamanlar 1-1.5 saat yüzerim.

HOBİ

Gözden korkarım

- Deniz en büyük hobim. Ben denizin üstünde doğdum.
- 5 yaşında bir sandalım vardı; ‘tomtom’ adında. 5 yaşında kürek çekmeye başladım. Aynı yaşlarda evin önünden kamışla balık tuttum.
- Kaç yaşında yüzme öğrendim bilmiyorum.
- Babamlar 5’i erkek 6 kardeşlermiş. Dedem onları hiçbir zaman kapıdan ikişerli bile çıkartmazmış. Biz gözden çok korkarız.
- Dua etmeden kalkmam, dua etmeden bir işe başlamam. O yüzden çok tablom var ama söylemem. Fakat uygun bir müze projesi düşünüyorum.

TATİL

Karıma sözümü tuttum

- Ben denizi, denizin kenarını, üzerindeki tekneyi, içindeki balığı, her şeyini çok severim.
- 30-40 sene sonra bir teknem oldu.
- 5-6 yıldır yazı teknede çalışarak geçiriyorum.
- Eşimi ilk tanıdığımda ona ‘her yıl kayak’ sözü vermiştim. Sözümü hep tuttum.
- Lüset kayakta hep ustaydı; ben sonra öğrendim.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner63

banner62