Öne Çıkanlar Hazırlanan FenomenAkademisi Tarih Koleji Rauf Işbirliğiyle

Bu haber kez okundu.

Unilever Türkiye, kadın yönetici oranını yüzde 52’ye çıkardı
Unilever, dünya genelinde yönetim ekibinde yüzde 50-50 cinsiyet dengesine, hedeflediği tarihten bir yıl önce ulaştığını açıklarken Unilever Türkiye kadın yönetici oranını yüzde 52’ye çıkardı.
Unilever, kadınların iş dünyasındaki ilerlemesini hızlandırmak için hayata geçirdiği girişimler nedeniyle 2020 Catalyst Ödülü’ne layık görüldü.
Global olarak yönetim düzeyinde finans alanında çalışan kadınların oranı yüzde 50’ye çıkarken, Kurumsal Uygulamalar ve Teknoloji Çözümleri alanında bu oran yüzde 47 oldu. Tedarik Zinciri ise en büyük sıçramayı gerçekleştirerek yüzde 40 kadın temsiline ulaştı.
Unilever, tüm dünyada sürdürdüğü iş yerindeki kadınlar için ilerlemeyi hızlandıran bu girişimleri nedeniyle dünyanın en prestijli ödülü Catalyst’e (Workplaces That Work For Women) layık görüldü.
Unilever’in stratejik önceliklerinden birinin kadınların güçlenmesi olduğunu ifade eden Unilever Türkiye ve Orta Asya Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Seçkin şunları söyledi:
 “Şirket olarak, çeşitliliği barındıran ve kapsayıcılığı gözeten bir çalışma ortamı ve kültürü yaratmak en önemli önceliklerimizden biri. Bu nedenle Unilever Türkiye’de yönetici seviyesindeki kadın oranının yüzde 52’ye yükselmesinden gurur duyuyorum. Unilever Türkiye olarak cinsiyet dengesi olan bir organizasyon oluşturmak için attığımız bir diğer büyük adım da Yönetim Kurulumuz’daki kadın temsiliyeti oranımızı yüzde 40’a çıkarmak oldu. Yönetim Kurulumuz bugün altı kadın ve yedi erkek üyeden oluşuyor.
“Bununla birlikte özellikle kadın temsiliyetinin düşük olduğu departmanlarımızda önemli ilerlemeler kaydettik; müşteri geliştirme ve satış departmanımızda kadın yöneticilerimizin oranı yüzde 25’ten yüzde 29’a yükselirken, tedarik zincirinde bu oran yüzde 39’dan yüzde 40’a ulaştı. Kadın yöneticilerimizin sayısındaki bu artış; yetenek gelişimi, kültür, inovasyon, liderlik ve performans alanlarında organizasyonumuza büyük katkı sağladı. Biz de şirket olarak esnek çalışma, iş paylaşımı, üç haftalık babalık izni, sağlık ve esenlik programlarımız ile Anne Baba Okulu gibi uygulamalarımız ve psikolojik olarak güvenli bir iş ortamı yaratmak üzere çalışmalarımızla çalışanlarımızı desteklemeye devam ettik.
“Öte yandan Unilever Türkiye olarak ekosistemimizde yer alan çok sayıdaki yerel şirket sayesinde büyük bir etki alanına sahip olduğumuzun bilinciyle; kendi tedarik zincirimizden başlayan ve iş dünyasında kadının güçlenmesi için itici bir güç olacak bir yapılanmayı hayata geçirdik. Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs), BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ve BM Global Compact gibi uluslararası girişimlerdeki deneyimlerden de esinlenerek “Birlikte Güçlüyüz” platformunu kurduk. 2017 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren Birlikte Güçlüyüz, gerçekleştirdiği çalışmalarla 31 üye şirketin doğrudan istihdam ettiği 33.000 çalışan ve dolaylı olarak eriştiği 100 bin kişiye pozitif katkı sağlıyor. Değer zincirimizde yer alan ve farklı deneyimlere, çalışma alanlarına, kısıtlılıklara ve fırsatlara sahip çeşitli şirketler birbirinden öğrenerek yeni hikayelerle yoluna devam ediyor.
“Etkimizin oldukça kuvvetli olduğu alanlardan biri olan reklamlar aracılığıyla, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik olarak; hem kendi marka reklamlarımızı iyileştirmek üzere büyük adımlar attık, hem de sektörel hareketlerin Türkiye’de başlamasına öncü olduk. Bu kapsamda UNWomen, Reklamverenler Derneği, Reklamcılar Derneği iş birliği ile 14 şirket ve 12 destekçi aynı çatıda buluştu ve Unstereotype Alliance Türkiye kuruldu. Türkiye’nin dünyada kurulan ikinci ulusal ağ olmasından gurur duyuyoruz.”

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol