İZMİR Büyükşehir Belediyesi, Yamanlar'da yapmayı planladığı Katı Atık Bertaraf Tesisi yer seçimi kararının iptali davasında ek bilirkişi raporuna itiraz etti. Belediye, İzmir 5'inci İdare Mahkemesi'ne yapılan itirazda, ek raporun objektiflik ve akademik nezaketten uzak olduğu, kişiselleştirilerek kaleme alındığı, bilimsel karşı görüşlerin itham kabul edildiği, 'Susuzlaştırma projesiyle' ilgili yeterince değerlendirme yapılmadığını öne sürdü, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasını istedi.
İzmir'de tartışmalara neden olan, Büyükşehir Belediyesi'nin Yamanlar Dağı eteklerindeki Katı Atık Bertaraf ve Depolama Tesisi'yle ilgili gelişme oldu. Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci devam eden, ilgili 15 kuruluşun olumlu rapor verdiği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nin (TMMOB) ise gerekli mühendislik önlemlerin alınması koşuluyla yapılabileceği raporunu açıkladığı proje hakkında, Avukat Fatih Ülkü ve Avukat Senih Özay'ın açtığı davada, İzmir 5'inci İdare Mahkemesi, İzmir Valiliği Mahalli Çevre Kurulu'nun yer seçiminin uygunluk kararının yürütmesini, bilirkişi heyetinin olumsuz raporu doğrultusunda Mayıs 2016  tarihinde durdurdu. Bu gelişme ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi, alanla ilgili  susuzlaştırma projesi ve bu projeyi esas alan başka bir uzman görüşünü mahkemeye sundu. Mahkeme 23 Mart 2017 tarihinde bilirkişi heyetinden, Kuzey Bölgesi Entegre Atık Geri Kazanımı ve Depolama Tesisi alanının susuzlaştırma projesi göz önüne alınarak, tesisin yer seçiminin jeolojik ve hidrojeolojik açıdan, yürürlükteki mevzuat açısından, çevre mühendisliği ve halk sağlığı yönünden uygun olup olmadığının yeniden incelenerek rapor yazılmasını istedi.
Bilirkişi heyeti haziran ayında mahkemeye ek raporunu iletti. Raporda yine jeoloji-hidrojeoloji, çevre mühendisliği ve halk sağlığı açısından Karşıyaka Yamanlar'daki alanın, katı atık tesisi için uygun olmadığı belirtildi. Ancak, ek raporda bilirkişi heyetinin, projeyle ilgili olumlu görüş veren uzmanlarla ilgili değerlendirmelerindeki üslup dikkat çekti. Örneğin görüş veren uzmanla ilgili "Oysa jeoloji, hidrejeoloji ve halk sağlığı konularında sıradan bir vatandaştan daha fazla bilgisi ve tecrübesi olmayan", "bir kişinin her konuda ahkam kesmesi bu kadar ciddi bir projenin değerlendirilmesinde zayıflık yaratacak ve yanlış yönlendirecektir" gibi değerlendirmeler yapıldı.
Ek rapora İzmir Büyükşehir Belediyesi 12 Temmuz'da mahkeye verdiği dilekçeyle itiraz etti. Bilirkişi heyetince verilen ek raporun objektiflikten uzak, hüküm kurmaya elverişli olmadığı belirtilen dilekçede, itirazın gerekçeleri yer aldı.
Bilirkişi heyeti raporunda, susuzlaştırma projesinin varsayıma dayanılarak ve yapıldığı zamanki koşulları yansıtan sınırlı veriler kullanılarak yapıldığı gerekçesiyle olumsuz görüş verildiğini belirten Büyükşehir Belediyesi, "Bilimsel çalışmaların önceki dönem verileri istatiksel olarak formüllenerek projeler geliştirildi. Bilirkişi heyetince varsayımlara dayanılarak hazırlandığı belirtilen susuzlaştırma projesinin eleştirisinin de varsayımlara dayandırılması bilimsellikten oldukça uzaktır" denildi.
Büyükşehir Belediyesi yaptığı itirazda, bilirkişi heyetinin, mahkeye görüş veren diğer uzmanlara yönelik ek raporda yeralan sözlerine de dikkat çekti. Ek raporun akademik nezaketten uzak olduğunu belirten Büyükşehir Belediyesi, rapora itiraz sonrasında sunulmuş olan uzman görüşlerini eleştiri raporu olarak önyargıyla okuyan heyetin, ek rapor ile esas raporu haklı çıkarma çabası içine girdiğini öne sürdü. Bilirkişi heyetinin, uzman görüşlerinin, kendilerini eleştiri amacıyla sunulduğu önyargısıyla okuduğunu, bunun bilim insanlarının objektifliğine aykırı olduğunu belirten Büyükşehir Belediyesi, heyetin kendi raporunu eleştiren kişilere adeta savaş ilan edercesine subjektif eleştiriler yönelttiğine yer verdi.
Ek raporda, Mahkeme'nin bu raporu almasına neden olan konuların yeterince değerlendirlimediğine de dikkat çeken Büyükşehir Belediyesi, bilirkişi heyetinin sekiz meslek odasının hazırladığı TMMOB'un raporunu da değerlendirmeye almadığını belirtti. Büyükşehir Belediyesi, akademik nezaketten ve objektiflikten uzak olduğunu, kişiselliştirelerek kaleme alındığını, bilimsel karşı görüşler itham olarak görülerek hazırlandığını öne sürdüğü değerlendirmelerin hükme esas alınmayacağını savundu. Belediye, İzmir 5'inci İdare Mahkemesi'nden, ek raporun alınmasını gerektiren konuların da yanıtlanmadığını ileri sürdüğü bilirkişi raporuna yaptıkları itirazın kabul edilmesini ve yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmasını istedi.

FOTOĞRAFLI