Gıdalarda ekstra lezzet verici kimyasallar beyine hasar veriyor
Gıda üreticilerinin, gıda maddesinin lezzetini artırmak amacıyla kullandıkları Monosodyumglutamat’ın (MSG) insan sağlığını tehdit ettiğini bildirildi. Birçok firmanın ürünün tadını artırmak amacıyla kullandığı bu kimyasalın öncelikle olarak insan beynine zarar verdiği ve hasarlar bıraktığı ifade ediliyor. Yine tüketici açısından hiçbir katkısı olmayan ve üreticinin ürünün raf ömrünü uzatma adına kullandığı kimyasallarında kalp ve damar hastalıkları, bağışıklık sistemini bozma gibi insan salığını olumsuz etkiliyor. Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği (GİMDES) Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, "Biz helal sertifikası çalışmasında bu maddenin kesinlikle olmamasını istiyoruz." dedi.
GİMDES Başkanı Büyüközer, Ramazan ayı ile birlikte insanların tükettiği gıda maddelerini daha çok sorguladığını belirtti. Bu durumun sevindirici olduğunu ama hiçbir vatandaşında gıda maddeleri içindeki kimyasalları bilme yada ayırabilme gibi özelliği olmadığını ifade etti. Büyüközer, vatandaşın kimyacı olmadığı gibi kimyacıların bile gıda maddelerinde ayıramadıkları kimyasalların olduğunu hatırlattı. Helal gıda, helal sertifikanın gittikçe önem kazandığını dile getiren Büyüközer, son zamanlarda gıdaların lezzetini artırmak ve raf ömrünü uzatmak amacıyla kullanılan kimyasalların tehlikesine dikkat çekti. Bunlardan birisi olan MSG’nin insan beynine zarar verdiğini ve önemli hasarlar bıraktığı içinde tıp çevrelerinde karşı çıkılan madde olduğunu açıkladı.
‘GİMDES olarak Türkiye’de toplumun ister üretici ister tüketici olsun yediğimiz içtiğimiz gıdalarla ilgili bilinçlenmeleri konusunda çalışma yapıyoruz’ diyen Büyüközer, "100 yıla yakın zamandır yediğimiz içtiğimiz gıdaları yakından takip etme imkanımız olmadı. Toplum olarak. Bu gayet normaldi. Bu eksikliği giderme adına GİMDES çeşitli çalışmalar yapıyor. Konferanslar, bilgilendirme toplantıları yapıyor." dedi.
Kami Büyüközer, Ramazan ayı hazırlıkları ve bu süreçte insanların yedikleri ve içtikleriyle ilgili daha hassas davrandıklarını hatırlatarak, "Ramazan ayı genellikle tüm Müslüman ülkelerde olduğu gibi bizde de yediğimiz içtiğimizi biraz daha yakından takip etme imkanı verebiliyor. Ama bilinçli ve bilgili olmak önemlidir. Hiçbir tüketici kimyager durumunda değildir. Gıda maddelerinde öyle acayip kimyasallar var ki; kimyacılar bile bilecek duruma gelemeyebiliyor. Bilenlerin önderliğine ihtiyaç var. Biz bunu yapıyoruz. Helal kelimesi hem hijyeni hem kalite ve sağlığı hem de dinimiz emrine uygun olarak helallik şartlarını sağlayan manasında kullanıyoruz." şeklinde konuştu.
Bilgi sahibi olmanın önemine işaret eden Büyüközer, son zamanlarda gıdalarda kullanılan ve karşı çıktıkları iki önemli kimyasal olduğunu vurguladı. Büyüközer, bu konuda vatandaşların duyarlı olmasını isteyerek, şu bilgileri verdi: “Üretici firmalar, gıda maddesinin lezzetini daha çok artırmak amacıyla kullandıkları Monosodyumglutamat kimyasal var. MSG denilen bir kimyasal madde. Neden kullanılıyor. Tüketicinin hangi hizmetine fayda sağlıyor. Buna bakmak gerekir. Tüketici için hiçbir yarar sağlamıyor. Ne için kullanılıyor. Zevk verme, yediği şeyin tadını daha yüksek dozlarda beyne kumanda etmesi için kullanılan kimya maddesi. Biz helal sertifikası çalışmasında bu maddenin kesinlikle olmamasını istiyoruz. Tabi ki üreticilerle bu konuda sorunlar yaşıyoruz. Onlar bu ürününün yüzde 100 lezzetle yapıyor. Bunun yetmediğini söylüyorlar. Yüzde 200 lezzetli gibi gözüksün istiyor. Yüzde 200 gibi lezzetli hissedilirken beyin hasar görüyor. Çocuklar yediği zaman daha kötü sonuçlar oluyor.”

RAF ÖMRÜNÜ UZATAN KİMYASAL KALP DAMAR HASTALIĞINA SEBEP OLUYOR
Kami Büyüközer, tüketicinin sağlığının hiçe sayıldığını dile getirerek, “Tüketiciye zerre kadar faydası olmayan, üreticinin raf ömrünü uzatma gibi bir hedefe yönlenmiş durumda. Tüketici için önemli bir keyfiyet. Gıda maddesinin raf ömrünü uzatırken kullanılan kimyasallar, tıp literatürüne bakıldığında kalp ve damar hastalıkları ortaya çıkıyor. Bağışıklık sistemine zarar veriyor. Batı bunları asgari limitlere indirerek kullandığını söylüyor. Ama tıp diyor ki; küçük limitlerde kullanılan katkı maddeleri sürekli kullanıldığı için 10-20 yıl içinde kalıntılardan bahsedilen hastalıklara neden oluyor” dedi.

ESKİ RAMAZAN SOFRALARINI HATIRLAMAK ZORUNDAYIZ
Kami Büyüközer, Ramazan ayında sağlıklı beslenmenin yolunun eski iftar ve sahur sofralarından geçtiğini ifade etti. Büyüközer, bugün Ramazan sofralarında eskiden hiç olmayan gazlı içeceklerin ilk sırada yer aldığını ifade ederek, “Eski Ramazan sofralarını hatırlamak ve hatırlatmak zorundayız. Hem sağlıklı hem hijyen hem de İslami şartlara uygun diyetlerdi. Bunlar kayboldu. Yeni türeme bir takım ürünler insanlara empoze ederek eski alışkanlıklarımızı unuttuk. Ramazan yaklaşırken, gazetelerde televizyonlarda hangi gıda maddeleri ve içeceklerin adları daha çok çıkıyor. Kola denilen gazlı içecekler, meşrubatlar ve envai çeşit içecekler. Bunlar insana zararlıdır. Ramazan sofralarımızın içecekleri olarak takdim ediyoruz. Korkunç bir görüntü. Yeni nesilleri kurtarmak istiyorsak bu zararlı maddelerden arındırmak istiyorsak bu görüntüleri katiyen bitirmeliyiz." diye konuştu.
Kami Büyüközer, Türkiye Teknik Elemanları Vakfı (TÜTEV) Kayseri Şubesi’nce düzenlenen Yediklerimiz ve İçtiklerimiz Helal mi, Haram mı? Konulu konferansta konuşma yaptı. Konferansın açılış konuşmasını yapan TÜTEV Kayseri Şubesi Başkanı Turan Bulduk, insanların artık tükettikleri gıdaların içeriğini bilmek adına kişi, kurum ve kuruluşlarda bilgi almaya ihtiyaç duyduğunu hatırlattı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.