Öne Çıkanlar Peşin Alanyaspor Kamer Genç kazanan milletvekillerinin partilere göre dağılımı Digitürk

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 2 
AVCILAR'da  6 aylık bir bebek iddiaya göre 4 yaşındaki kardeşinin kucağından kayarak 3 kattaki evlerinin balkonundan düştü.
Akıllara durgunluk veren olay, Avcılar'daki Gümüşpala Mahallesi'nde meydana geldi. Mahalledeki bir evin 3'üncü katında oturan iki çocuklu ailenin 4 yaşındaki oğlu A.C.Y., komşularının ifadesine göre, son dönemde  sık sık yaptığı gibi dün akşam saatlerinde de evdeki bazı eşyaları balkondan attı. Anne, sokağa atılan mutfak eşyalarını almak için 6 aylık bebeğini koltuğun üzerinde bırakarak indi.  Annesinin atılan eşyaları almak üzere evden ayrılmasından sonra bir görgü tanığının ifadesine göre, A.C.Y., kardeşi E. C. Y.'yi belinden tutarak, balkona çıkardı. Ayşe Y., oğlunun attığı mutfak eşyalarını toplarken, balkondaki taburenin üzerine çıkan küçük çocuğun kucağında 6 aylık kardeşini görenler bağırarak onu uyardı. Anne Ayşe Y. de bağırarak kardeşini içeri götürmesini isterken, A.C.Y., kucağındaki minik kardeşi E.C. Y.'yi tutamadı. Bir anda bebeğinin yanına düştüğünü gören anne sinir krizi getirerek çığlıklar atarken, kanlar içerisindeki minik oğlu, sevk edilen 112 Acil ambulansı ile birlikte yakındaki Murat Kölük Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Bebeğin durumunun ağır olduğu belirlenince zaman kaybetmeden Küçükçekmece'deki Kanuni Sultan Süleyman Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Avcılar Emniyet Müdürlüğü ekipleri görgü tanıkları ve annenin ifadesine başvururken, anne hakkında 'Taksirle yaralama' suçundan soruşturmaya başladı.

KOMŞULARININ DA DİKKATİNİ ÇEKMİŞ
Binada yaklaşık 5 yıldan bu yana oturduğu belirtilen ailenin, 4 yaşındaki çocuğunun sürekli evlerindeki eşyaları balkondan atmasından yakındığı buna bir çözüm bulamadığı belirtildi. Aynı binada oturan oto lastik tamircisi Korkmaz Özden, "Çocuk, sürekli her şeyi balkondan atıyordu.  Evde ne bulursa; ayakkabı, pantolon, deterjanları, tencere, tava… Biz de binaya geçerken çekiniyorduk. Allah'tan arka tarafta oturuyorlardı. Ön tarafta otursalar, biz burada da iş yapamayız. Çok kötü yani.. Biz bir vatandaşlık görevi olarak düşündük nereye bildirelim, nasıl yapalım diye. Biz bir çare bulamadık kendi kendimize. Çocuk, bir gün önce de evdeki eşyaları atıyordu. Cenazemiz var. Üst kattaki komşumuz vefat etti, araştırma yapamadık. Yaklaşık 5-6 senedir burada oturuyorlardı. Bizim hanım ile yukarıdaki komşunun hanımı götürdüler hastaneye. Hatta babasına da ulaşamadılar. Çocuğun babasının ağabeyini aradım. Bebeğin beyninde hasar varmış." dedi.
Aynı lastikçide çalışan bir başka kişi de, "Çocuk, mutfaktaki malzemeleri atmış. Annesi onları toplamaya çıkarken o da kardeşini atıyorö diye konuştu.

Görüntü Dökümü:
---------------------
-Binanın dıştan görüntüsü
-Aynı binada oturan oto lastik tamircisi Korkmaz Özden'in ve çırağının anlattıkları

10.03.2020 - 12.25 - Haber Kodu : 200310084
=======================

(ÖZEL) 
7- SINIRI GEÇEMEDİ SULTANGAZİ'DE KALÇASINDAN BIÇAKLANDI

Haber-Kamera: Emin YEŞİL/İSTANBUL () SULTANGAZİ'de aynı evde yaşayan Pakistanlılar arasında çıkan kavgada bir kişi kalçasından bıçaklandı. Saldırganlar olay yerinden kaçarken, bıçaklanan kişinin Avrupa'ya geçmek için Edirne'ye gittiği, geçemeyince de İstanbul'a geri döndüğü öğrenildi.

YUNANİSTAN SINIRINI GEÇEMEDİ SULTANGAZİ'YE GERİ DÖNDÜ
Olay, geçen Cumartesi saat 20.00 sıralarında Sultangazi Cebeci Mahallesi'nde meydana geldi. İddialara göre, Avrupa'ya geçmek isteyen Pakistan uyruklu Mahmud Yasin, Edirne'ye gitti. Yasin, sınırı geçemediği için Sultangazi'ye geri döndü. Bir apartmanın bodrum katında beraber yaşadığı arkadaşlarının yanına gelen Mahmud Yasin ile bazı arkadaşları arasında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Yaklaşık 8 kişi Yasin'e saldırdı. Saldırganlardan biri, Yasin'i kalçasından bıçakladı. Saldırganlar daha sonra dışarı çıkarak, olay yerinden kaçtı. Mahmud Yasin ve kavga sırasında evde bulunan 3 arkadaşı da dışarı çıktı.

SOKAK ORTASINDA YERE YIĞILDI
Kanlar içerisinde kalan Yasin, sokak ortasında yere yığıldı. Yasin'in yardımına yanında bulunan arkadaşları ve çevredekiler koştu. Yasin'in bir arkadaşı daha fazla kan kaybetmemesi için bez parçasıyla tampon yaptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve çok sayıda polis ekibi sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Mahmud Yasin, ambulansla Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Yasin'in hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. 

5 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Polisin olayla ilgili soruşturması devam ederken, 5 şüpheli gözaltına alındı.

"BAYILMASIN DİYE SU VERDİLER"
Bir mahalle sakini, "Çocuklar kapıda kalabalık var dediler. Dışarı çıktığımda çocuğun yerde yattığını gördüm. Ne olduğunu sorduk kendisine. 4-5 kişi her halde kapıya dayanmış. Yapanlar da Afgan diye anlatıyordu. Bıçaklamışlar, gitmişler. Başında zaten kendi arkadaşları vardı. Burada vatandaşlar bayılmasın diye su verdi. Çocuk baygınlık geçirdi" dedi.
Bir başka mahalle sakini ise, "Alacak verecek yüzünden kavga etmişler herhalde. Birbirlerini bıçaklamışlar" diye konuştu. 

GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI
Şüphelilerin kaçışı ve Mahmud Yasin'in yere yığıldığı anlar bir ise marketin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, olayın yaşandığı bodrum kattan çıkan şüphelilerin kaçtığı, kalçasından bıçaklanan Mahmud Yasin ve yanındaki arkadaşlarının da yürüdüğü görülüyor. Bir süre ayakta duran Yasin, daha sonra sokak ortasında yere yığılıyor. Kanlar içerisinde yere yığılan Yasin'e yanında bulunanların ilk anda müdahale etmedikleri, kısa bir süre sonra elinde bez parçası olan bir arkadaşı yanına gelerek daha fazla kan kaybetmesini önlemek için tampon yapıyor. 

Görüntü Dökümü:
---------------
(GÜVENLİK KAMERASI)
-Sokak başında kaçanlar
-Yaralının yere yığılması

(AKTÜEL)
-Yerde yatan yaralı
-Yaralıya müdahale edenler
-Polisten görüntü
-Sağlık ekipleri
-Yaralının ambulansa konulması
-Görgü tanıklarıyla röp
-Genel ve detaylar

10.03.2020 - 10.32 - Haber Kodu : 200310049

=====================================

8- (Özel) ARNAVUT GENÇ KIZ İLK KEZ TÜRKİYE'DE YEMEK YİYEBİLDİ

*17 yaşındaki Rudina Gioka,
"Şimdi tek hayalim evimize dönmek ve canım ne istiyorsa onu yiyebilmek."

Özlem YURTÇU KARABULUT, Osman BAKIR / İstanbul, ()
Yemek borusunda darlık ile dünyaya gelen Arnavutluk vatandaşı 17 yaşındaki Rudina Gioka, hayatı boyunca hiç katı gıda yiyemedi. Yemek borusundaki 2 milimetrelik açıklıktan, sadece sıvı gıdalarla beslenerek hayatta kalmayı başaran genç kız, Türkiye'de gerçekleştirilen genişletme operasyonları sonrası hayatında ilk kez katı yiyecek yedi. Köftenin tadına bakan Gioka, "Ameliyattan sonra ilk yediğim yemeklerden birisi de köfte oldu, çünkü köfteyi çok seviyorum." dedi.

Arnavutluk Tiran'a bağlı Perifer kasabasında yaşayan 17 yaşındaki Rudina Gioka, yemek borusunun doğuştan darlığı nedeniyle hayatı boyunca hiç katı gıda alamadı. Gioka, yemek borusunda 13 santimetre boyunca ilerleyen, kalem ucu büyüklüğünde, yaklaşık 2 milimetrelik açıklıktan geçebilecek sıvı gıdalarla besleniyordu. Arnavutluk'taki doktorlar genç kıza yapılacak bir şey olmadığını, yemek borusunun komple değiştirilmesiyle tedavi olabileceğini söyledi. Ülkede bu ameliyatı gerçekleştirebilecek cerrahın olmaması nedeniyle, Arnavutluk ile Türkiye arasındaki sağlık anlaşması gereği, bakanlıklar arasında yazışmalar tamamlandı ve ülkesi, Rudina'yı Türk hekimlerine emanet etti. Rudina, Ocak ayında İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi çocuk cerrahisi kliniğine yatırıldı. Çocuk Cerrahisi Klinik Şefi Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu ve ekibinin gerçekleştirdiği genişletme operasyonlarıyla yemek borusu nakline dahi gerek kalmadı ve yemek borusundaki açıklık 8 milimetreye kadar çıkarıldı, Rudina geçen ay hayatında ilk kez yemek yiyebilmenin mutluluğunu yaşadı. Genç kız ilk defa köftenin tadına baktı. Rudina'nın tedavisinin tamamlanmasının bir yıl süreceği öğrenildi.  


"TEK HAYALİM EVE DÖNÜNCE HER İSTEDİĞİMİ YİYEBİLMEK"
Lise ikinci sınıf öğrencisi olan Rudina, iyileşip okulunu bitireceğini ve ileride psikolog olmak istediğini belirterek, "Hastalığımdan dolayı artık hayattan ve hiç kimseden bir beklentim kalmamıştı. Çok kolay bir hayatım olmamıştı. Katı gıdaları yiyemediğim için tatlarını da bilmiyordum çoğunun. O nedenle küçükken çok canım çekmiyordu. Mandalina portakal gibi meyvelerle, sıvı gıdalarla beslenebiliyordum daha çok. Türkiye'ye gelene kadar hiçbir umudum yoktu. Burada tedavi olabileceğimi öğrendiğimizde hayat benim için değişti. Önce buraya gelemeyeceğim diye çok korktum, çünkü işlemler için çok uzun süre bekledim. Geldikten sonra da ya ameliyattan çıkamazsam diye endişe ettim biraz. Ama çok şükür her şey yolunda gitti. Şimdi tek hayalim evimize dönmek ve canım ne istiyorsa onu yiyebilmek. Oradaki profesör birkaç milimlik deliği görünce şoke oldu ve genişletme işlemini hiç boşuna denemesinler bu mümkün değil, ancak yemek borusunu komple değiştirirlerse tedavi olursun dedi. O yüzden buraya geldiğimizde çok stresliydik acaba başarılı olacak mı işlem diye.  Ama burada duyduklarımızdan sonra inanılmaz mutlu olduk ve işlem de başarılı oldu. Artık tüm yemekleri yiyebiliyorum. Ameliyattan sonra ilk yediğim yemeklerden birisi de köfte oldu, çünkü köfteyi çok seviyorum." dedi.

YEMEK BORUSUNUN KOMPLE DEĞİŞTİRİLMESİ İSTENDİ
Arnavutluk'tan yemek borusu değişimi istemiyle kendilerine gelen Rudina'nın hikayesini Ağustos ayında Sağlık Bakanlığı Uluslararası Hasta Birimi'nden kendilerine ulaşan maille öğrendiklerini anlatan Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Cerrahisi Klinik Şefi Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu, "Önümde bir dosya vardı. 17 yıldır beslenemeyen, sadece sıvı gıdalar alarak bu yaşına gelmiş ve özofagusu (yemek borusu) bir şekilde hastalıklı bir kızı bize sevk etmek istiyorlardı. Sevk gerekçesi de yemek borusunun tamamının değiştirilmesi yönündeydi. Sağlık Bakanlığımızın farklı ülkelerle anlaşması gereği, bazı hastaların Türkiye'de tedavi edilmesiyle ilgili organizasyonu çerçevesinde Rudina'nın tüm işlemleri Eylül ayında tamamlandı ve Ocak ayının ilk haftası hastanemize yatırıldı" dedi.  

"ÇOK ÇOK NADİR GÖRÜLEN BİR DURUM"
Yemek borusunun bu kadar darlığı ile seyreden hastalıkların daha çok sonradan gerçekleştiğini anlatan Prof. Dr. Dokucu, "Yemek borusunun neredeyse tamamen kapanması ile seyreden hastalıklar, ya 'kostik yanık' dediğimiz çocuğun bazı kimyasal maddeleri yanlışlıkla içmesi vs. ile gerçekleşir ki maalesef ülkemizde de çok sık yaşanıyor, ya da ağır reflüye bağlı daralmalar sonucu oluşur. Rudina'daki gibi konjenital, yani doğuştan gelen özofagus darlığı, hele ki 13 santimetre boyunca ilerleyen bir darlık, oldukça nadir görülen bir durum. Darlık yaklaşık bir kalem ucu genişliğindeydi. Hayatı boyunca 1-2 milimetrelik bir açıklıktan beslenmiş çocuk. O kadar milimetrik bir açıklıktı ki balonla genişletme için kullanacağımız 'guide wire' dediğimiz incecik kılavuz telini dahi zor ilerlettik. Onlarca kez muayene, endoskopi ve toplamda 5-6 kez 'dilatasyon' yani genişletme işlemi uyguladık ve normale yakın bir noktaya getirerek açıklığı 8 milimetreye çıkarabildik. Bundan sonra bizde veya ülkesinde, bir yıl boyunca tedavisine devam edecek. Arnavutluk'taki meslektaşlarımız yemek borusu nakli önermiş ama buna gerek kalmadı. Biz onun kendi doğal yemek borusunu koruyarak tedavisini sağladık ve evine gönderiyoruz" diye konuştu.

"BİR HASTA İÇİN EN İYİSİ KENDİ ORGANIDIR"
Özofagus replasmanı yani yemek borusu değişiminin de çok zor bir cerrahi işlem olduğunu söyleyen Prof. Dr. Dokucu, sözlerini şöyle devam etti:
"Sıklıkla mide veya kalın bağırsak, bazen de ince bağırsak kullanılıyor bunun için. Ama onların da kendi zorlukları var. Biz asistanlarımızı hep şunu söyleriz: Bir hasta için en iyisi kişinin kendi yemek borusudur. Hasta da olsa zedelenmiş da olsa onu korumak, korumayı becerebilmek en önemli tıbbi yaklaşımdır."

"YEDİĞİNİ GERİ ÇIKARIYORDU"
Baba Agim Gioka ise, Rudina'nın en küçük çocukları olduğunu söyleyerek "3 oğlum iki kızım var. Rudina en küçüğümüz. Hastalığı daha 3 aylıkken ortaya çıkmıştı. 2018'in başlarına kadar hiçbir şey yapılamadı. Sadece rutin kontroller yapılıyordu. Doğduğundan beri hiç normal gıda ile beslenmedi. Her öğününde sıkıntı çekiyordu. Katı gıda hiç alamadı çünkü çiğneyip yutmaya çalıştığında dahi tamamen geri çıkarıyordu. Hep süt ürünleri ile büyüdü. Örneğin bizim oraya özel bir peynir çeşidi vardır, suludur biraz; onları yiyerek büyüdü. Bir de sulu meyveler, çorbalar vs. Özellikle son 3 yıldır canı başka yemekleri de çok çekiyordu, büyüdü çocuk her şeyin farkındaydı çünkü. Ama yiyemiyordu. Tam yutkunacağı an kusuyordu. Son bir iki yıldır orada çok az bir genişletme işlemi yapıldı, birkaç tane küçük işlem yaptılar boğazına. Ama yeterli gelmedi. Sabrederek bugünü bekledik ve sonunda Türkiye'de tedavi edilmesi sağlandığı için çok mutluyuz. Buradaki tedavisi sırasında her şey çok güzel gitti. Personel harika, doktorlar harika, her şeyimizle çok ilgilendiler" dedi.

Görüntü Dökümü:
----------------------
-Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu röportajı
-Rudina Gioka röportajı
-Baba Agim Gioka röportajı
-Rudina'nın ilk kez köfte yiyebildiği anın görüntüleri
-Genel ve detay görüntüler

10.03.2020 - 11.45 - Haber Kodu : 200310071

=======================

9- HENRİ BARKEY SORUŞTURMASINDA ÇARPICI İFADE

"HSBC saldırısı, Gezi olayları ve 15 Temmuz'da buradaydım"

Hilal ÖZTÜRK/İSTANBUL,

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.