DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3

 

(AKTÜEL GÖRÜNTÜLERLE)

1- ERDOĞAN: PARLAMENTOYU ÇALIŞAMAZ HALE GETİRİLİRSE O ZAMAN BUNLAR DÜŞÜNÜLMEYECEK ŞEYLER DE DEĞİL

* Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan;

" (ERKEN SEÇİM TARTIŞMALARI) Parlamentoyu çalışamaz hale getirilirse o zaman bunlar düşünülmeyecek şeyler de değil. Düşünülebilir, gündeme gelebilir. O ayrı bir konu"

"(TBMM'DEKİ KAVGALAR) Bir milletvekili arkadaşımızın burnunun kırılması, bir diğerinin affedersiniz ayağının dişlenmesi gibi böyle çok çok çirkin durumların olması hiçbir milletvekiline yakışır bir şey değil"

" (KIBRIS MÜZAKERELERİ) Kuzey Kıbrıs yoğun bir çalışmanın içerisinde, samimiyet ortaya koyuyor ama Güney Kıbrıs ve garantör ülke olarak Yunanistan, hala bunlar farklı beklentiler içerisindeler. Garantiler, güvenlik noktasında Türkiye'nin olmadığı bir garantörlüğü asla beklemeyin biz oradayız"

"Türk askerinin çekilmesi söz konusu olamaz. Daha önce de konuşmuştuk. Hala açık Maraş, kapalı Maraş öbür tarafta Erenköy. Eğer Maraş'ı tamamen halkın istifadesine sunmak istiyorsanız bizim size bir teklifimiz var. Erenköy ile Güzelyurt arası birleştirilmek suretiyle Kuzey Kıbrıs Türk yönetimine bırakılır"

"(DÖVİZ KURU) "Bizimki med cezir hareketi gibi oldu artık. Bir konuşma yapıyorsunuz, bakıyorsunuz hemen iniveriyor. Sonra tekrar çıkıveriyor. Bu hafta içerisinde biz gerek ekonomideki arkadaşlarımız, gerekse benim cumhurbaşkanlığındaki danışmanlarım tekrar bir değerlendirmeyi yapacağız"

"Ama burada ürkecek her hangi bir şey söz konusu değil. Ben milletime çağrıyı tekrar yapıyorum. Kimse yastığının altında şu dövizi biriktirmesin. Bunları TL'ye dönüştürsün"

Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: Yaşar KAÇMAZ/ İstanbul

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma namazını Üsküdar'da bulunan Hz. Ali Camii'nde kıldı. Erdoğan çıkışta gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

TBMM'deki anayasa oylamasının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan şu değerlendirmelerde bulundu:

"Malum 8 madde bu gece itibariyle parlamentoda müzakereleri, demokratik olmayan yaklaşımlar ile de olsa geçti. Arzumuz, kürsü adabına uygun bir şekilde herkesin demokratik hakkını en güzel şekilde kürsüde kullanması. Ne yazık ki bu başından beri böyle gelişmedi. Öyle veya böyle şu anda 8 madde geçmiş bulunuyor. Bundan sonraki süreçte temenni ederiz ki çok daha sakin bir havada ve demokrasi adabına uygun bir şekilde bu devam etsin. Bazı milletvekili arkadaşlarımızın orada gerçekten bir milletvekili arkadaşımızın burnunun kırılması, bir diğerinin affedersiniz ayağının dişlenmesi gibi böyle çok çok çirkin durumların olması hiçbir milletvekiline yakışır bir şey değil. Bunları arzu etmezdik. Ne yazık ki oldu. Öyle veya böyle bu işin biteceğine inanıyorum" diyen Erdoğan, "Bu hafta içerisinde zannediyorum biter. Sonra da zaten işin asıl sahibine gidecek. Millete gidecek. Millet bunun asıl kararını verecek. öyleyse bu telaş niye. Kürsüyü kırmak dökmek, eninde sonunda buradaki arkadaşlar milletin vekilleridir. Asıl değil asıl bekliyor. Neyi bekliyor? Millet, bu 330 aşılırsa, 330'dan sonra bana gelsin nihai kararı ben vereceğim diyor. Bundan önceki seçimlerde de meydanlarda yeni bir anayasa sözü denmişti. Yeni bir anayasa da dendiğine göre burada asıl telaşa kapılanlar farklı."

"KURULUŞLUNDAN İTİBAREN TEK ADAM ÜZERİNE GELMİŞTİR. HATTA DAHA DA İLERİ GİTMİŞLERDİR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İki de bir tek adamcılık, tek adamcılık. Filan gibi laflar ediliyor. Türkiye'de tek adamcılık konuşulacaksa, tek adamcılığın tek bugüne kadar uygulamasını yapan siyasi parti ana muhalefet, Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Kuruluşlundan itibaren tek adam üzerine gelmiştir. Hatta daha da ileri gitmişlerdir. İl başkanlarının valilik yaptığını, belediye başkanlığı yaptığını biliriz. Siyasi tarihte var. Nereden dolanıp da aldatmaya kalkacaksınız. Şu anda dünyada uygulaması olan uygulamanın da yöneticiler eli ile başarılı olursa gelişmiş ülkelerde başkanlık veya yarı başkanlık bu tür sistemlerin oturduğunu görüyoruz. Eninde sonunda işin dayanacağı yer başarılı yöneticiler, siyasilerdir. Netice almak o zaman mümkün olur" diye konuştu.

"HİÇBİR ZAMAN ERKEN SEÇİMİN İSABETLİ OLACAĞINI DÜŞÜNMEDİ"

Erdoğan, "Biz zaten parlamenter demokrasiyi uyguladık. Uyguluyoruz zaten. Bunu sağa sola çekmeye gerek yok. İş eninde sonunda siyasetçilere dayanıyor. Bu kadar koalisyonlar yaşadık. Bu koalisyonlar ile bir netice alabildik mi? Neredeyse 15,16 ay ortalamalar ile hükümetler gördük. Böyle bir ortamda istikrar olabilir mi? Hiçbir zaman erken seçimin isabetli olacağını düşünmedik. Ama şu anda gündeme gelen konu çok farklı. Parlamentoyu çalışamaz hale getirilirse o zaman bunlar düşünülmeyecek şeyler de değil. Düşünülebilir, gündeme gelebilir. O ayrı bir konu. Hedef burada samimi bir şekilde hiç çekinmeye, kavga gürültüye gerek yok" dedi.

KIBRIS MÜZAKERELERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs görüşmelerindeki son durumun sorulması üzeri şunları kaydetti:

"Burada garantör ülkeler maalesef temsil noktasında istikrarlı bir yerde değil. Üç tane garantör ülke var. İngiltere, Türkiye, Yunanistan… Bu tür temsillerde malum İngiltere zaten sadece başbakanla yani Kraliçe bu tür müzakerelere falan katılmıyor. Sürekli orada başbakan katılır. Bizim bundan önceki müzakerelerde de, benim başbakanlığım dönemi, malum Yunanistan'ın Başbakanı müzakerelere katılmıştı. Fakat diplomatlar orada 4 gün 4 gece yoğun bir çalışma yapmışlardı. Bizler o zamanki BM Genel Sekretiri Kofi Annan'ın nezaretinde bir araya gelmiştik ve benim Davos'ta verdiğim sözü Yunanistan tarafı kaçmasına rağmen, Annan'a 'biz size Davos'ta söz verdik, bak kaçan taraf biz olmayacağız, göreceksiniz kaçan taraf yine Rumlar olacak' demiştik. İşte şimdi yine kaçıyorlar. Sayın Annan o zaman çok dik durdu 'geri adım atamam. Söz verdim dolayısıyla imzalayacağız' dedi. Orada kalktık imzalar atıldı. Farklı bir süreç başladı. Referandum süreci başladı. Referandum sonrasında samimiyet dışı bir uygulama var"



KIBRIS MÜZAKERELERİNDE SON DURUM

Erdoğan, "Kuzey Kıbrıs yoğun bir çalışmanın içerisinde, samimiyet ortaya koyuyor ama Güney Kıbrıs ve garantör ülke olarak Yunanistan, hala bunlar farklı beklentiler içerisindeler. Garantiler, güvenlik noktasında Türkiye'nin olmadığı bir garantörlüğü asla beklemeyin biz oradayız. Türk askerinin çekilmesi söz konusu olamaz. Daha önce de konuşmuştuk. Hala açık Maraş, kapalı Maraş öbür tarafta Erenköy. Eğer Maraş'ı tamamen halkın istifadesine sunmak istiyorsanız bizim size bir teklifimiz var. Erenköy ile Güzelyurt arası birleştirilmek suretiyle Kuzey Kıbrıs Türk yönetimine bırakılır. Aynı şekilde açık Maraş, kapalı Maraş o bölgede tamamıyla Güney Kıbrıs Rum yönetimine bırakılır. Bunun dışında yok burası bırakılsın böyle bir şey söz konusu olmaz dedik. Sahil şeridinde şu kadar bu kadar olsun. Bunların hepsi bitmiş şeyler. Annan Planı'nın artık geçerliliği yok. Şimdi yeni bir müzakere sürecidir. Bire dört, yani bir dönem Kuzey Kıbrıs Türk Yönetimi başkanlık yapacak, 4 dönem Güney Kıbrıs Rum Yönetimi başkanlık yapacak, böyle bir şey de olamaz. Bunu daha önce de konuşmuştuk; 1'e 2, bir dönem Kuzey Kıbrıs Türk Yönetimi liderliği alacak, iki dönem Güney Kıbrıs Rum Yönetimi yönetimi alacak. Adil olan budur. Yani biz orada adil, kapsayıcı bir barış istiyorsak ölçüsü budur. 'Bunun dışında bizden kimse bir şey beklemesin' dedik, bunu yetkililerine söyledik. BM'deki dostlarımıza da açık bir şekilde söylemiştik" şeklinde konuştu.



"KİMSE YASTIĞININ ALTINDA ŞU DÖVİZİ BİRİKTİRMESİN"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin döviz kurundaki yükselişi sorması üzerine şunları kaydetti:

"Bizimki medcezir hareketi gibi oldu artık. Bir konuşma yapıyorsunuz, bakıyorsunuz hemen iniveriyor. Sonra tekrar çıkıveriyor. Bu hafta içerisinde biz gerek ekonomideki arkadaşlarımız, gerekse benim cumhurbaşkanlığındaki danışmanlarım tekrar bir değerlendirmeyi yapacağız. Ama burada ürkecek her hangi bir şey söz konusu değil. Ben milletime çağrıyı tekrar yapıyorum. Kimse yastığının altında şu dövizi biriktirmesin. Bunları TL'ye dönüştürsün. Eğer bunlar TL'ye dönüşürse piyasalar çok daha rahatlayacaktır. Mesele hemen bir piyasada TL'ye yüklendiler biz stabil hale geldik. Bunun tekrar yaparsak çok daha stabil olacak ve Maliye Bakanlığımızın başlattığı bir kampanya var. Bu kampanyada da maşallah baya ciddi bir geri dönüşüm oldu. Şu anda beklentilerde bu noktada gayet yüksek. Bundan sonrada bunun geri dönüşümünü bekliyorum. Daha ileri gidiyorum, o da şu; yerli parayla ithalat ve ihracatın yapılması konusunda şu anda anlaşmaya vardığımız ülkeler var. O başladığı zaman döviz kurunun baskısı yerli para üzerinde ciddi manada azalacaktır diye inanıyorum"

Görüntü Dökümü:

------------------

- Erdoğan'ın soruları yanıtlaması

13.01.2017 - 15.53 Haber Kodu : 170113114_

13.01.2017 - 15.55 Haber Kodu : 170113115_

============================

2- TOPKAPI'DA FACİANIN EŞİĞİNDEN DÖNÜLDÜ (2)

- ÖĞRENCİ SERVİSİNİN ÖNÜNE TARİHİ SURDAN PARÇALAR DÜŞTÜ

- FACİA BİR KAÇ SANİYE İLE ATLATILDI

Haber-Kamera: İbrahim AKTÜRK - İSTANBUL

Fatih, Topkapı Kaleiçi'nde bir kolejin öğrencilerini taşıyan servis aracının önüne tarihi surların parçaları düştü. Servis aracı düşen parçaya çarptı. Servis aracı hasar görürken öğrenciler panik yaşadı.

Kaza saat 14:15 sıralarında, Sulukule Caddesi üzerinde meydana geldi. Bir kolejin öğrencilerini taşıyan servis aracı seyir halindeyken, caddenin kenarında bulunan tarihi surların parçaları koparak yola düştü. Servis aracının sürücüsü Yahya Amaç, son anda manevra yaptı ancak aracın önüne düşen sur parçalarına çarparak durabildi.

FACİA KIL PAYI ATLATILDI

Servis aracının içindeki öğrenciler ve öğretmenler ile sürücü kazayı yara almadan atlattı. Sur parçalarının, servis aracının üzerine düşmemesi facianın önüne geçti. Olayı anlatan sürücü Yahya Amaç, "Seyir halindeyken parçalar düşmeye başladı. İlk düşen parçayı kurtardım. İkinciyi kurtaramadım. Aracın içinde öğrenciler vardı. Kimse yara almadı" dedi. Servisin rehberi ise, "Biz aracın içinde 5 kişiydik. Aşağıdan yukarıya doğru çıkıyorduk. Biranda sur parçaları düştü" diye konuştu.

ÖĞRENCİ SERVİSİ KURTARICIYLA ÇEKİLDİ

Olayın ardından polis ekipleri yolu trafiğe kapattı. İtfaiye ekipleri tedbir amacıyla olay yerine geldi. Kazada hasar gören servis aracı çekiciyle olay yerinden kaldırıldı. Öğrenciler ise, özel araçla evlerine götürüldü. Polisin olayla ilgili incelemesi sürüyor.

Görüntü Dökümü:

-----------------

-(ÖZEL)Servis aracının sürücüsü ile röportaj

-(ÖZEL) Hasar gören servis aracından detay görüntüler

-(ÖZEL)Aracın içinde bulunan öğretmen ve rehberle röportajlar

-(ÖZEL)Servis aracının kurtarıcıyla olay yerinden kaldırılması

-(ÖZEL) Olay yerindeki Sur parçalarından yakın görüntü

-Güvenlik şeridiyle kapatılan yoldan detaylar

-İtfaiye ekiplerinin tedbir amacıyla beklemesi

-Surlardan detay görüntüler

-Genel görüntüler

13.01.2017 - 14.44 Haber Kodu : 170113092_

13.01.2017 - 14.56 Haber Kodu : 170113094

==========================

(ek görüntü ile geniş haber)

3- METRİS CEZAEVİ'NDEN FİRAR

* 2 kişiyi "kasten öldürme" ve 3 kişiyi de "kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarından toplam 75 yıl hapis cezası alan 20 yaşındaki mahkum, film senaryolarını aratmayacak planla Metris Cezaevi'nden firar etti.

* Olayda sorumluluğu bulunan infaz koruma memurlarıyla ilgili de adli ve idari soruşturma başlatıldı.

Haber: Serpil KIRKESER

Çifte cinayetten ve 3 kişiyi de kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından yargılandığı davada 75 yıl hapis cezasına çarptırılan 20 yaşındaki Yasin Icıl'ın 23 gün önce Metris Cezaevi'nden firar ettiği ortaya çıktı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Metris Cezaevi'nde yaşanan olayla ilgili soruşturma başlattı.

YARGILAMAYA KONU OLAY

Kağıthane'de Şehriban Icıl'la düğünü olan Erkan Bayat, 4 Ağustos 2014 günü fotoğraf stüdyosuna gitti. Bu sırada gelin Şehriban Icıl'ın yakınları da fotoğraf stüdyosuna geldi. Fotoğrafçı dükkanında iki aile arasında kavga çıktı. Şehriban Icıl'ın yakınları yanlarında getirdikleri tabanca ile damat Erkan Bayat ve aile üyelerine kurşun yağdırdı.

Olayda Erkan Bayat ve amcası Celal Bayat hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı. Saldırı sonrası yakınları gelini de alarak kaçtı. Polisin araştırmaları sonucu yakalanan gelinin kardeşleri Yasin Icıl ve Ersin Icıl tutuklandı. Soruşturma sonunda Yasin Icıl (20), Ersin Icıl (18) ve olayın olduğu günden beri firari olan Suat Icıl (30) hakkında dava açıldı.

DAVA ARALIK AYINDA KARARA BAĞLANDI

İstanbul 13. Ağır Ceza Ceza Mahkemesi'nde 22 Aralık 2016 tarihinde görülen karar duruşmasında Ersin Icıl beraat etti. Yasin Icıl, 2 kez kasten adam öldürme, 3 kişiyi kasten öldürmeye teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve ruhsatsız silah taşıma suçlarından toplam 75 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Firari Suat Icıl'ın ise dosyası ifadesi alınamadığı için ayrıldı.

YER DEĞŞİTİRDİLER

Duruşmadan sonra iki kardeş de tutuklu bulundukları Metris 1 No'lu Ceza İnfaz Kurumu'na geri götürüldü. Kardeşine çok benzeyen Yasin Icıl cezaevine gider gitmez kardeşi gibi sakal tıraşı oldu. Sonra da kardeşinden aldığı kimlikle onun yerine tahliye oldu.

Ağabeyinin yerine geçen Ersin Icıl bir süre sonra cezaevi psikoloğuna giderek beraat ettiğini ancak tahliye olamadığını söylemesi üzerine durum ortaya çıktı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da olayla ilgili soruşturma başlattı.

"İNTİHAR EDERİM DEYİNCE KABUL ETTİM"

Soruşturma kapsamında Ersin Icıl'ın, 24 Aralık 2016 tarihinde 'şüpheli' sıfatıyla ifadesi alındı. Ersin Icıl ifadesinde Kağıthane'de Erkan ve Celal Bayat'ın öldürülmesi ile ilgili tutuklandıklarını, o dönem reşit olmadığı için önce Maltepe Cezaevi'ne konulduğunu, reşit olunca da Metris Cezaevi'ne gönderildiğini söyledi. Ersin Icıl, "Metris'te ağabeyim ile aynı koğuşta kalıyorduk. Ağabeyim, ceza aldı. Nezarethanede ağabeyim bana "Cezaevine gittiğimizde ceza aldım, ağabeyim de beraat etti' dememi istedi. Ben de böyle bir şey yapamayacağımı söyledim. Ağabeyim 'İntihar ederim" deyince ben de kabul ettim. Ağabeyim sakal tıraşı oldu. Kimlik kartımı aldı. Ağabeyimle ben birbirimize çok benziyorduk. Yüz, kulak, burun yapımız birbirine benziyordu. Ertesi gün ağabeyimin kaçtığını yetkililere söyledim. Ancak ben ağabeyimin kaçışı ile ilgili herhangi bir plan yapmadım" diye ifade verdi.

ERSİN ICIL TUTUKLANDI

Bu ifadesinin ardından Ersin Icıl, "Cezaevindeki tutuklunun kaçmasına imkan sağlama" suçundan çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Yasin Icıl ise her yerde aranıyor.

İNFAZ KORUMA MEMURLARI HAKKINDA DA SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Metris Cezaevi'nde gerçekleşen yanlış tahliye olayıyla ilgili olarak adli ve idari soruşturma başlatıldı. Savcılık, olayla ilgili 6 infaz koruma memurunu da ifadeye çağırdı.

GELİNİN KAÇIRILMASI GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI

4 Ağustos 2014 tarihinde yaşanan olayda Suat ve Yasin Icıl'ın olaydan sonra kaçması güvenlik kamerası kayıtlarına yansıdı. Icıl kardeşlerin kaçmasının ardından gelin Şehriban Icıl'ın yakınları tarafından kaçırılması ile Ersin Icıl'ın da bir kişiyle konuşurken görüntüsü yine güvenlik kamerası tarafından görüntülendi.

Görüntü Dökümü:

--------------

-4 Ağustos'ta meydana gelen olayla iligli arşiv görüntüler

-Yasin Icıl'ın fotoğrafı

EK GÖRÜNTÜ (gelinin kaçırılması)

-GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİ

-Suat ve Yasin'in olaydan sonra kaçması

(24. Saniye önde giden Yasin Icıl, arkasındaki Suat Icıl)

-Gelinlikli olarak Şehriban Icıl'ın kaçırılması (43 saniye ile 46 saniye arası)

-Ersin Icıl'ın (kırmızı tişörtlü) bir kişiyle konuşması (1. Dakika 37 saniye) -Kaçan Yasin Icıl'ın vesikalık fotoğrafı (2. dk)

-Olay günü çekilen arşiv görüntüler

-Genel ve detaylar

13.01.2017 - 14.32 Haber Kodu : 170113086

13.01.2017 - 14.32 Haber Kodu : 170113087_

=========================

4- ECZACI SİLAHLI SOYGUNCUYU KAPI ÖNÜNE ATINCA KURŞUNLARIN HEDEFİ OLUYORDU

- PENDİK'TE NÖBETÇİ ECZANEYE SOYGUN GİRİŞİMİ KAMERADA

* Pendik'te bulunan nöbetçi bir eczaneyi soymaya çalışan maskeli ve silahlı soyguncu, eczacı tarafından yaka paça kapı önüne atılınca ateş açtı

* Kurşunların hedefi olmaktan kıl payı kurtulan eczacı ile soyguncu arasında yaşananlar güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi.

Haber-Kamera: Cengiz ÇOBAN - İSTANBUL

Olay geçtiğimiz önceki gün Pendik Tandoğan Caddesi'ndeki bir nöbetçi eczanede meydana geldi. Eczaneye giren kimliği henüz belirsiz bir kişi, işyeri sahibi Taner Doğan'dan para istedi. Yerinden kalkan Doğan, soyguncuyu yaka paça dışarıya attı. Doğan kapıyı kapatırken soygun girişiminde bulunan kişi ateş açtı. Kurşunlar eczanenin camına isabet ederken soyguncu hızla kaçtı. Olay yerine gelen polis, eczanede inceleme yaptı. Polis, kaçan soyguncuyu arıyor.

SİLAHLI SOYGUNCUYA DİRENDİ

Güvenlik kamerasına yansıyan olayı anlatan i Taner Doğan "Yaptığının aslında doğru bir hareket olup olmadığın bilmiyorum. Ağzı burnu bereyle atkıyla kapalı vaziyette eczanemize geldi. Kasadakileri vermemi söyledi. Ben o anda bir şekilde kasadakileri vermemeye karar verdim. Ve anında hareket edip şahsı dışarıya attım. Aslında doğru bir hareket değil onu kabul ediyorum. Neticesinde de kişiyi dışarıya çıkardık. Dışarıdan içeriye ateş açtı. 2 el ateş açtı. Tam o sırada ben kapıyı yeni kapatmıştım. Yalnız olduğum anda geldi" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü:

------------

GÜVENLİK KAMERA GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Soyguncunun içeri girmesi

-Silahını çekmesi

-Eczane çalışanın ile soyguncunun boğuşması

-Soyguncunun ateş etmesi

-Kaçması

-Eczaneden görüntü

-Eczanedeki kurşun izleri

-Taner Doğan ile röp

- Olay günü çekilen görüntüler

13.01.2017 - 15.32 Haber Kodu : 170113105_

============================

(HAVADAN GÖRÜNTÜLERLE)

5- KARLAR ERİYOR, BARAJLAR DOLUYOR

Haber- Kamera: Ali AKSOYER-Hakime TORUN/İSTANBUL,()

İstanbul'da etkili olan kar yağışının ardından barajlardaki doluluk oranı dün yüzde 64.6'ya çıktı. Geçtiğimiz yıl Kasım ayında doluluk 37.6 olarak ölçülmüştü. Hızlı kar erimesi yaşanan baraj havzalarında doluluk oranlarının önümüzdeki günlerde daha da yükselmesi bekleniyor.

DOLULUK ORANI YÜZDE 87.35'TEN 37.6'YA İNMİŞTİ.

İstanbul'da kurak geçen sonbaharın ardından barajların doluluk oranlarında büyük düşüşler yaşanmıştı. 2016 yılının Mart ayında toplam doluluk oranı 87.35'e çıkmışken ayın yılın Kasım ayı başında yüzde 37.6 olarak kayıtlara geçmişti. İstanbul'da etkili olan soğuk hava dalgasıyla birlikte gelen yoğun kar yağışları, barajları olumlu yönde etkiledi. İstanbul'un barajlarında şu anda doluluk oranı yüzde 64.6 oldu.

Bu arada Pabuçdere barajında 2016 yılının Kasım ayı başında 20.91 olan doluluk oranı yüzde 18.79'a, Kazandere barajındaki doluluk oranı ise yüzde 59.28'den 42.06'ye düştü. İstanbul'un diğer barajlarında ise doluluk oranlarında büyük artışlar yaşandı.

Barajlardaki 2 aylık doluluk oranı şöyle:

Baraj adı..............2016 Kasım.................. 2017 Ocak

Ömerli .................% 40.57.......................% 89.13

Darlık....................%44.88....................... %82.94

Terkos...................%43.66........................ %61.96

Alibeyköy................%35.65........................ %75.22

Büyükçekmece........ %30.61......................... %46.82

Sazlıdere..................%32.41.........................%42.66

Istrancalar............... %48.35....................... %86.78

Kazandere..................%59.28.........................%42.06

Pabuçdere...................%20.91........................ %18.79

ALİBEYKÖY BARAJININ ÜZERİ DONDU

İstanbul'un Avrupa yakasında bulunan Alibeyköy barajında Kasım ayı başında çekilen görüntülerde tarihi kemerlerin bulunduğu bölüm adeta bir mera görünümüne bürünmüştü. Ancak şu anda aynı bölge yeniden tamamen su ile dolmuş durumda. Soğuk nedeniyle gölün üzeri ince bir buz tabakası ile kaplanırken, balıkçılar ancak ellerindeki küreklerle buzu kırıp ilerleyebiliyor. Baraj havzasını mesken tutan martılar buzun üzerinde yiyecek arıyor.

Görüntü Dökümü

-------------

- Alibeyköy barajının tarihi kemerler bölümünün görüntüleri,

- Donmuş gölde yol almaya çalışan balıkçılar,

- Buzun üzerinde yem arayan martılar,

- Eriyen kar sularının baraja karışması

- Aynı bölgede kasım ayı başında çekilen havadan görüntüler

13.01.2017 - 15.09 Haber Kodu : 170113099

13.01.2017 - 15.12 Haber Kodu : 170113100

========================

6- CHP İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI'NDAN SUÇ DUYURUSU...

Haber: Özden ATİK - İdris TİFTİKÇİ, İstanbul

CHP İstanbul Gençlik Kolu Başkanı Kenan Otlu, sosyal medyadaki bir paylaşımı nedeniyle aleyhine haber yapan bazı gazeteler hakkında suç duyurusunda bulundu. CHP İstanbul İl Başkanlığı'nı temsilen İl Başkanı Cemal Canpolat'ın da "şikayetçi" olarak yer aldığı dilekçede, söz konusu yayınları yapan üç gazetenin genel yayın yönetmeni "şüpheli" sıfatıyla yer aldı.

CHP İstanbul İl Gençlik Kolu Başkanı Kenan Otlu, kendisini destekleyen CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat ve bazı partililerle birlikte Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. "Cumhuriyet, demokrasi ve laiklik için susmayacağız" yazılı pankart açan ve Atatürk resmi taşıyan CHP'liler, suç duyurusu öncesinde basın açıklaması yaptılar. Kendisi hakkında yayın yapan medya kuruluşlarını eleştiren CHP Gençlik Kolu Başkanı Kenan Otlu, "Cumhuriyete, laikliğe, demokrasiye sahip gençler olarak bizler bugün sokaklardayız. Yarın da sokaklarda olacağız. Başkanlığa ve tek adamlığa geçit vermemek için kapı kapı çalışacağız" dedi. CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat da "Haksız, yalan ve yanlış haberlerle ilgili arkadaşımızı hedef gösteren, her akşam televizyona çıkıp yalan ve yanlış bilgi verenler hakkında suç duyurusunda bulunmak için bugün burdayız. Gençlik Kolu Başkanımızın attığı tweet'in altına İstanbul İl Başkanı olarak, Cumhuriyet Halk Partisi olarak altına imzamızı koyuyoruz" diye konuştu.

SAVCILIĞA ŞİKAYET DİLEKÇESİ SUNDULAR

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan şikayet dilekçesinde, CHP İstanbul İl Gençlik Kolu Başkanı Kenan Otlu'nun yanısıra CHP İstanbul İl Başkanlığı'nı temsilen İl Başkanı Cemal Canpolat "şikayetçi", üç gazetenin genel yayın yönetmeni ise "şüpheli" sıfatıyla yer alıyor. Kenan Otlu'nun bir tweet'nin söz konusu medya kuruluşlarında "iç savaş çağrısı yapıldığı" şeklinde asılsız haber yapıldığı belirtiliyor. Şüphelilerin, "Hakaret", "İftira", "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlarından cezalandırılmaları talep ediliyor.

Görüntü

------------------

-Kenan Otlu'nun konuşması

-Cemal Canpolat'ın konuşması

-Genel ve detaylar...

13.01.2017 - 15.56 Haber Kodu : 170113116

=========================

7- ALEVİ DERNEKLERİNDEN SUÇ DUYURUSU

* Alevi Dernekleri, sosyal medyada alevilere hakarette bulunup tehdit ettiği ileri sürülen öğretim üyesi Abdulkadir Şen ile Türkmen Alevi-Bektaşi Derneği Başkanı Özdemir Özdemir hakkında suç duyurusunda bulundu.

Haber: Ümit TÜRK - Kamera: İdris TİFTİKCİ İstanbul /

Alevi Dernekleri Federasyonu, Alevi Vakıfları Federasyonu ve Alevi Bektaşi Federasyonu, sosyal medyada Alevilere hakarette bulunup tehdit ettiği belirtilen öğretim üyesi Abdulkadir Şen ile bir televizyon programında sarf ettiği cümlelerde ölüm tehdidinde bulunduğu belirtilen Türkmen Alevi-Bektaşi Derneği Başkanı Özdemir Özdemir hakkında suç duyurusunda bulundu.

CEZALANDIRILMALARI TALEP EDİLDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan dilekçede, Abdulkadir Şen'in 13 Aralık 2016 tarihinde Twitter hesabından yaptığı Halep paylaşımlarında, Alevi, Caferi ve Şii inançlarına sahip olan kişileri hedef gösterdiği ve soykırım ve öldürme tehdidinde bulunduğu belirtilerek Şen'in, "Soykırım çağrısı yapma, tehdit, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanmasını engelleme, nefret ve ayrımcılık, hakaret, suç işlemeye tahrik, suçu ve suçluyu övme, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve iftira" suçlarından cezalandırılması istendi.

Türkmen Alevi-Bektaşi Derneği Başkanı Özdemir Özdemir hakkında sunulan dilekçede de, Özdemir'in katıldığı bir televizyon programında Alevi vakıf başkanlarına hitaben sözleri nedeniyle, "Tehdit, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanmasını engelleme, nefret ve ayrımcılık, hakaret, suç işlemeye tahrik, suçu ve suçluyu övme, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve iftira" suçlarından cezalandırılması talep edildi.

ADLİYE ÖNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI YAPILDI

Üç Alevi Federasyonu'nun başkan ve temsilcileri suç duyurusunda bulunduktan sonra konuya ilişkin adliye önünde bir de basın açıklaması yaptılar. Alevi Dernekleri Federasyonu Rıza Eroğlu tarafından okunan ortak basın açıklamasında, söz konusu kişilerin sosyal ve görsel medyada yapmış oldukları "Soykırım ve tehdit içerikli" söylemleri kınadıkları belirtilerek, "Temel felsefesi hoşgörü ve eşitlik olan Alevi toplumunun temsilcileri olarak; AHİM kararlarına, AİHS'e ve Anayasamızın eşitlik, din ve vicdan hürriyetlerini yok sayan, olağanüstü dönemlerin yaşandığı ülkemizde; toplumun birlik ve beraberliğini bozan, ayrımcılık, kin ve nefret içeren bu tür söylemleri bugüne kadar duymamazlıktan gelen AK Parti iktidarını sorumluluklarını yerine getirmesini bekliyoruz" denildi.

Görüntü Dökümü:

---------------------------

- Alevi Dernekleri Federasyonu Rıza Eroğlu'nun yaptığı açıklama

- Açıklamadan detaylar

- Genel ve detay görüntüler

13.01.2017 - 13.44 Haber Kodu : 170113071_

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner63

banner62