MÜSİAD''dan G.Doğu''ya pozitif ayrımcılık

ürkiye geneline yayılmış 33 şubesinin ağırlıklı bir kısmını Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kurmuş ve bölgeye önem veren bir sivil toplum kuruluşu olan MÜSİAD , Bölge İstişare Toplantısını Şanlıurfa’da gerçekleştirdi.

Devlet Bakanı Faruk Çelik’in katılımları ile gerçekleştirilen toplantıda bölgede yatırım ortamının iyileştirilmesi için huzur ve istikrarın gerek şart olduğu belirtilirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi için bölge şartlarını da göz önünde bulundurarak, bölgenin potansiyelini ortaya çıkaracak ve bölgeyi pozitif yönde ayrıştıracak girişimlerin gerçekleştirilmesi vurgusu yapıldı.Düzenlenen bölge istişare toplantısı, Anadolu’daki gelir dağılımına ve bölgesel farklılıklara yönelik eşitsizliklerin giderilmesi için, MÜSİAD’ın, uzun yıllardır gösterdiği çabaların bir halkası niteliğinde olmuştur.

Bu bağlamda, MÜSİAD, Türkiye geneline yayılmış 33 şubesinin ağırlıklı bir kısmını Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kurmuş ve bölgeye önem veren bir sivil toplum kuruluşu olarak, bundan sonra da, bölge kalkınmasında üzerine düşen tüm görevleri yapmaya hazır olduğunu kamuoyuyla bir kez daha saygıyla paylaşır.

MÜSİAD BÖLGE İSTİŞARE TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRİSİ

MÜSİAD Genel Merkezi öncülüğünde ve Şanlıurfa Şubesi’nin ev sahipliğinde, Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki MÜSİAD Şubeleri ile Bursa MÜSİAD Şubesinin Başkanları, Yönetim Kurulu üyeleri ve üyelerinin katılımlarıyla gerçekleştirilen Bölge İstişare Toplantısında, bölge sorunları ve muhtemel işbirlikleri hakkında değerlendirmeler yapıldı. Devlet Bakanı Sayın Faruk Çelik’in şeref konuğu olduğu toplantıda görüşülen konulara ilişkin alınan kararlar aşağıda sunulmaktadır:

1. Bölgede yatırım ortamının iyileştirilmesi için huzur ve istikrar gerek şarttır. Bu sağlandıktan sonra ise, girişimcinin önünü açacak ortaklıkların kurulmasını kolaylaştıracak destekler verilmelidir.

2. Bölge ihtiyaçları uzun yıllardır göz ardı edilmişti. Buna karşın, son yıllarda ihtiyaçlara uygun yatırım ve desteklerin verilmeye başlanmış olması sevindiricidir. Şimdi, gelinen bu noktadan hareketle, devletin bölge genelini kalkındıracak ve gelir dağılımındaki adaletsizliği giderecek adımlar atması önem arz etmektedir. Böylece sağlanan gelişmeler sürdürülebilecek ve kalıcı hale gelecektir.

3. Gerek yatırım imkanları, gerek birincil kaynaklar, gerekse beşeri sermaye açısından, bölge, sahip olduğu potansiyeli etkin bir şekilde kullanamamaktadır. Bu yönde, bölge şartlarını da göz önünde bulundurarak bölgenin potansiyelini ortaya çıkaracak ve bölgeyi pozitif yönde ayrıştıracak girişimler gerçekleştirilmelidir.

4. Bölgesel kalkınmışlık farklarını azaltmak amacıyla, bölge illerini kademelendiren, bölgesel ve sektörel nitelikli teşvik paketinin etkisi son derece önemlidir. Zira, bölge illerinde gelişme potansiyeli bulunan sektörlerde özel yatırımları destekleyecek mekanizmalar geliştirmek gerekir. Bu şekilde bölgenin sahip olduğu üretim ve yatırım faktörlerini sadece devletin harekete geçirmesini beklemeden, özel sektörün de kamuyla işbirliği yapmasını teşvik ederek, bölgenin topyekün kalkınmasına katkı sağlayacak özel sektör yatırımları özendirilmelidir.

5. Dışarıdan bölgeye çekilecek yatırımların yanı sıra, bölge insanın yatırım yapma konusunda eğitilmesi ve teşvik edilerek desteklenmesi gereği de unutulmamalıdır. Bununla beraber PPP modeli de bu bölgenin kalkınmasında uygulanacak metotlardan biri olarak düşünülmelidir.

6. Birçok Avrupa ülkesinin nüfusundan daha fazla olan bölge nüfusunun yüzde yetmişe yakın bir oranı otuz yaş altındadır. Bu bağlamda, bölge, oldukça önemli kapasitede bir genç üretici nüfusa sahiptir. Bölgenin istikrarlı bir şekilde büyümesi de, ancak, bu genç üretici potansiyelinin değerlendirilmesi ile sağlanabilir.

7. Genç nüfusun değerlendirilmesi ve eğitilmesi hususunda, yeni açılan üniversitelerin etkisi oldukça önemlidir. Ancak, mevcut üniversitesiler bölgeye yeteri kadar bir katkı sağlayamamıştır. Bu sebeple, bölgede bulunan tüm üniversitelere özel bir önem verilmeli ve bulundukları yörelere katkı sağlayacak çalışmalar yapmaları özendirilmeli ve teşvik edilmelidir.

8. Özellikle yakın gelecekte, Şanlıurfa’nın Tarım Üretim Merkezi olması yönünde çalışmalar yoğunlaştırılmalı ve stratejiler ortaya konulmalıdır. Bunun yanı sıra, bölge için, Gıda ve Tekstil gibi istihdam yoğun bazı sektörlere yönelik farklı teşvik uygulamaları geliştirilerek var olan potansiyel değerlendirilmelidir.

9. Bölgedeki işletmelere, ihracat pazar araştırma destekleri, yurt dışı gezi destekleri, ayrıca, iş yapma kabiliyetlerini geliştirmek amacıyla üretim, pazarlama, kurumsallaşma ve markalaşma konularında eğitim yardımları, kesintisiz ve süresiz olarak uygulanmalıdır. Yine bölgeye has olarak, ortaklık kültürünü tetikleyecek metotlar da göz ardı edilmemelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.