Öcalan Nietzsche bıyığı bıraktı
Milliyet yazarı Güneri Cıvaoğlu, bugünkü köşesine Abdullah Öcalan'ın avukatlarıyla yaptığı görüşmeyi taşıdı.

İki saati bulan görüşmenin detayları Cıvaoğlu'nun kaleminden şöyle:

"Abdullah Öcalan -kabul edilsin ya da edilmesin- sorunun çözüm devresinde. Fikir üretiminde, Türkiye’nin ve elbette Güneydoğu’nun nabzını tutabilmesi önemli.

Güneydoğu’dan Batı’ya tüm Türkiye’de oluşan psikolojiyi izleyebiliyor mu? Özellikle, toplumda “artık kanın durması” psikolojisinin yükselişini... Silah ve kanla beslenen damarın kurumadığını ama zayıflamakta olduğunu yeterince algılama olanağı var mı? Bunun için sürekli “güncelleşmesi” gerek. Oysa, avukatlarından dinlediğime göre “televizyonu yok...”

Sadece haberleri değil, tartışma programlarını, toplumun çeşitli kesimleriyle röportajları, küresel çerçevede değişimleri izleyemiyor. 10 yıl öncesinin gözlemleri yetersiz kalabilir.

Avukatlarının her defasında 1 saatle sınırlı görüşmelerde anlattıkları, güncelden satırbaşları olabiliyor. Gerçi İmralı’da diğer mahkûmlarla günlük sohbetleri oluyor ama bunlar da dolaylı edinilen bilgiler.Diğer mahkûmlardan 4’ü PKK’lı, biri ise sol silahlı örgütlerden birinin mensubu. Hepsinin yaşları 40-50 aralığında. Bu vesileyle Öcalan’ın da 62 yaşında olduğunu belirteyim.

Yıllar görüntüsünü çok değiştirdi mi? Avukatları “çok da fazla değişmediğini, biraz zayıfladığını, gözlük kullandığını” söylediler. “Bıyıkları da Nietzsche’nin bıyıklarına benzemeye başlamış.” Elbette bunca konu arasında “bıyık” muhabbeti yapılmadı. Öcalan’ın “ecelimle bile ölsem inanmazlar, ortalık karışır, çok kötü şeyler olabilir” söylemi bağlamında fiziki değişimi “sağlık” genel başlığı altında konuşuldu.

Nietzsche için bir başka açıdan bakalım. Öcalan hapishanede bine yakın kitap okumuş. Özellikle tarih, felsefe, sosyoloji kitapları. Hegel’in “Tinin Fenomenolojisi”ni de okumuş. Bu zenginleşen altyapı sanırım siyasete yaklaşımında -belki- eski sertliklerini törpülemiş olabilir.

Ya din? “Dine yönelmesi yok, dini arayış yok, dine yüklediği anlamlar var, İslam’da reformu savunuyor, dinin afyon etkisi yarattığını değil, kitleleri motive ettiği ve Türk solunun din konusunda stratejik hata yaptığı görüşünde” cevabını aldım. Eski “keskin” söylemini hatırlıyorum.

Uçurum çizmiyor artık... Avukatları “dağa türbanla çıkan genç kızların orada 1 ay sonra türbansız döndüklerini” söylüyor. Onlara göre “dağda aşırı sekülerlik var.”
Sonuç, eğer Öcalan’ın silahsız çözüm için bir katkısı olacaksa -ki buna hiç ihtimal verilmese İmralı’da diyalog kurulmazdı- Öcalan’ın köşelerindeki törpülenmeyle, toplumdaki “silahsız çözüm” psikolojisinin kesişme sürecinden söz edebiliriz.
Ancak...
Öcalan’ın bu psikolojiyi saptayacak güncelleşme olanağının varlığından kuşkuluyum."

EN FAZLA ALINTI YAPILAN FİLOZOF
'Böyle Buyurdu Zerdüşt" adlı eseriyle tanınan Alman Friedrich Nietzsche, tüm zamanların en fazla alıntı yapılan filozofu olarak bilinir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.