Yeğenini öldüren cani hala suçunu itiraf etti
 Elazığ'ın Kovancılar ilçesinde 4 yaşındaki yeğenini öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan kadının yargılanmasına başlandı.
Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ilk duruşmaya sanık Yıldırım, ölen Yunus Yıldırım'ın babası ve Muhabbet Yıldırım'ın abisi Abdulmuttalip Yıldırım, Yunus'un büyükbaba ve büyükannesi Ali ve Sabiha Yıldırım katıldı. Duruşmada, sanık Yıldırım'ın adres ve kimlik tespiti yapıldı.
Hakimin ''Yeğenin Yunus Yıldırım'ı öldürmekle suçlanıyorsun. Ne diyorsun?'' sorusuna hala Yıldırım, ''Bilmiyorum, her şey bir anda oldu. Bilincimi kaybettim, hiçbir şey hatırlamıyorum. Vereceğiniz cezaya razıyım. Çok çok pişmanım'' dedi.
Hakimin detaylı sorularına cevap veren Yıldırım, hakimin bu yönde ''Yeğenini boğmuş, cinsel organına zarar vermiş, sonra apartman boşluğundan atmışsın'' ifadesine karşılık ''Bıçakla kesmedim. Düşerken olmuştur'' dedi.
Yıldırım, hakimin hatırlatması üzerine kendisinin evlenmek üzere ailesinden istenmesi, abisi ve yengesinin verilemesine karşı çıkmalarının 4-5 yıl önce olduğunu, bu yönde abisi ve yengesi ile herhangi bir geçimsizliği olmadığını belirterek, ''Öyle olsa abimi öldürürdüm. Küçücük çocuktan ne isteyeyim'' dedi. Yıldırım, hakimin ''Ne istedin peki?'' sorusuna ise ''Bilmiyorum. Keşke onun yerine ben ölseydim'' diye cevap verdi.
Yıldırım'ın olayı anlatırken sesli şekilde ağlaması üzerine hakim, ''Burası ağlama yeri değil. Burada anlatacaksın'' dedi.
Yeğeninin evin önüne geldiğini, zili çaldığını, içeriye aldığını ifade eden hala Yıldırım, şunları söyledi: ''Banyoya götürdüm. Ayakta boğazını sıktım. Hareket etmeyince çuvala koydum. Merdiven boşluğuna çıkartarak attım. Canım çok yandı. Vicdan azabı çektim. Arandığında kimseye bir şey söyleyemedim. Ben yeğenimi boğduktan sonra cinsel organını kesmedim. Ben yeğenime kıyar mıyım? Bu kesme olayını kabul etmiyorum. Neden yaptığımı hala anlamıyorum. Bilincimi kaybettim. Ailem beni affetsin.''
Yıldırım, hakimin ''Yunus'u öldüren sen misin?'' sorusuna ise ''Bilmiyorum. Hiçbir şey hatırlamıyorum'' diye cevap verdi.
Yıldırım'ın ifadesinin ardından görüşü sorulan sanık avukatı, aleyhte ifadeleri kabul etmediğini, sanığın akıl sağlığının belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini istedi.
-SANIK, AĞABEYİNİN İFADESİ SIRASINDA SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ
Öldürülen Yunus Yıldırım'ın babası Abdulmuttalip Yıldırım, ifadesi alınmaya başlanmadan önce hakim, ''Başın sağolsun'' dedi. Hakim, ''Ne diyorsun bu anlatılanlara'' sorusuna ise baba Yıldırım, ''Ne diyeyim. Her şey ortada. Her şeyi itiraf etti. Diyecek bir şey yok'' diye cevap verdi.
Sanık Yıldırım ise ağabeyi konuşurken sinir krizi geçirerek, ''Abi beni öldür'' diye bağırdı. Ağabeyine gitmek isteyen Yıldırım'a jandarma izin vermedi, sanığı güçlükle zapt etti. Yıldırım, ''Bırakın gideyim abime. Abime gideceğim. Abi beni öldür'' diye ağlayarak bağırmaya başladı. 
Yıldırım, kız kardeşinin daha önce istenmesi ancak verilmemesi nedeniyle kendilerine kızgın olduğunu, oğlunu bir süre üst katta oturan halasının yanına gitmesine izin vermediğini, son 1,5 yıldır izin verdiğini söyledi.
Baba Yıldırım, hakimin ''Şikayetçi misin?'' sorusuna karşılık, ''Şikayetçi olsam da olmasam da bir şey değişir mi?'' deyince hakim, ''Bilemem'' diye cevap verdi. Baba Yıldırım, ''Şikayetçiyim. Ama bundan sonra duruşmalara katılmak istemiyorum'' dedi.
-TELEFONDA ANLATTIĞI İDDİASI
Duruşmada Yunus'un teyzesi Sümeyye Kılıç da çocuk bir gün önce kardeşinin evine geldiğini söyledi. Diğer yeğeni Muhammet Yıldırım'ın emekleyerek başka odaya gitmesi üzerine peşinden gittiğini anlatan Kılıç, bu sırada diğer odada sanık Yıldırım'ın telefonla 'Elimden kaydı gitti'' dediğini duyduğunu söyledi.
Kılıç, hakimin, ''Neden bunu kimseye söylemedin?'' sorusuna ise Kılıç, ''Söyleseydim inanırlar mıydı bilmiyordum. Tam da emin olamadım. Ortada bir insanın hayatı var'' dedi.
İfadelerin alınmasının ardından hakim, sanık Yıldırım'ın salona getirilmesini istedi. Ancak Yıldırım'ın fenalaşması nedeniyle hastaneye götürülmesi üzerine bu istek yerine getirilemedi.
Sanık avukatı, görüşünün sorulması üzerine aleyhte ifadeleri kabul etmediklerini belirtti.
Cumhuriyet savcısı ise mütaalasında anne Bircan Yıldırım'ın rahatsızlığının da etkisiyle mahkemede dinlenmesine gerek olmadığını, sanığın cezai ehliyetinin belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesini, tutukluluk halinin devamını istedi.
Hakim, sanığın ruh sağlığı konusunda ifadelerde bir rahatsızlık bulunduğuna yönelik bilgi olmaması, ayrıca tutuklanmasının ardından Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan raporda cezai ehliyetinin olduğu bilgisinin dosyada olması nedeniyle sanığın İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilme talebini reddetti.
CESEDİ APARTMAN BOŞLUĞUNDA BULUNMUŞTU
Elazığ'ın Kovancılar içesinde 4 yaşındaki Yunus Yıldırım, 21 Ekim 2010'da kaybolmuş, Yıldırım'ın cesedi 24 Ekim'de çuval içinde akrabaları ile birlikte oturduğu apartmanın havalandırma boşluğunda bulunmuştu.
Soruşturma sonucunda Yunus'un aynı apartmanda oturan halası Muhabbet Yıldırım, gözaltına alınarak, 25 Ekimde çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanmıştı.
internet haber
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.