Öne Çıkanlar Akşam Ettiği Fenerbahçe yönetimkuruluatamaları ailehekimleri

Bozyel, MİT ile ilgili soruşturma diyalog sürecine çomak sokar
Hak-Par Genel Başkanı Bayram Bozyel, partisinin 10. kuruluş yıldönümünde düzenlenen kokteylde, “Uzun süredir Kürt sorununun şiddetle çözülemeyeceği ortaya çıkmış durumda. Bu hem Kürtler hem de devlet bakımından netleşti. Bu sorunun barışçıl, demokratik ve diyalog yoluyla çözümünden başka bir yol yok Türkiye’nin önünde. MİT’in PKK ve Öcalan'la yaptığı çalışmalara olumlu baktık. Onlara yönelik soruşturma diyalog sürecine çomak sokar.” iddiasında bulundu.
    Bozyel, Diyarbakır’daki bir restoranda gerçekleşen kokteyle son günlerde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile ilgili yaşanan gelişmeleri ve faili meçhul cinayetleri değerlendirdi. MİT’e bağlı elemanlarını yakalama kararlarının Başbakan’ın inisiyatifinde geliştiğini iddia eden Bozyel, PKK ve Öcalan’la görüşmeler yapan MİT’in çalışmalarına bir zamanlar olumlu baktıklarını söyledi. Kürt sorununun çözülmesi için bütün çevrelerin devreye girmesi gerektiğine dikkat çeken Bozyel, “Bu sorun çözülecekse elinde sonunda bütün çevrelerin katılımıyla ve diyalogla çözülecek. MİT’in geçmişte yarım yamalak da olsa yürüttüğü çalışmayı doğru ve yerinde bulduk. Esasen o sürecin tıkanmış olması eleştirilmeli.” şeklinde konuştu.
    Sürecin tekrar başlatılması için baskı yapılması gerektiğini belirten Bozyel, o dönemdeki görüşmeleri yürütenlere yönelik bir soruşturmayı sürece sokulmuş çomak olarak nitelendirdi. Sorunun demokratik barışçıl ve diyalog yöntemiyle çözümüne karşı yapılmış bir bariyer olduğuna iddia eden Bozyel, şunları kaydetti:
    “Diyalog yönündeki cesareti kırıcı bir tutumdur. O nedenle bu tutumu yanlış buluyoruz. Bu tutumun şiddetin tekrar tırmanmasına, sorunun derinleşmesine neden olacağını düşünüyoruz. Bu konuda elbette bir görev hükümet ve parlamentoya düşüyor. Bu süreci kolaylaştırıcı ve ülkeyi yöneten kurumlar için gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor.”

    “HÜKÜMET DEMOKRATİK BİR ORTAMDA GELDİ, MEŞRUİYETİ TARTIŞILMAZ”
    AK Parti’nin demokratik bir seçimle iş başına gelmiş bir hükümet olduğunu anlatan Bozyel, dolayısıyla meşruiyeti tartışılmaz bir hükümetin görev yaptığını dile getirdi. Ortada meşru bir hükümetin olduğunu söyleyen Bozyel, “Bu hükümetin uygulamalarında icraatlarına karşı yargı veya başka yollarla karşı çıkmak bu meşruiyete karşı çıkmak demektir. Bunu işlemez hale getirmek demektir. Bunun diğer adı postmodern darbedir. Bunu 28 Şubat’ta 27 Nisan’da yapılandan farklı değildir. Geçmişte de Anayasa Mahkemesi eliyle yapılmaya çalışılıyordu. Bugün de yargı ve polis eliyle gerçekleştirilmektedir.” görüşünü savundu.
    Bu konudaki yönelimleri Kürt sorunun çözüm önerilerine karşı gelinmiş bir hareket olarak değerlendiren Bozyel, bütün kurumların ve partilerin yapması gereken bu süreci desteklemek ve önerilerle yeni perspektifleri geliştirmesi önerisinde bulundu. Hükümetin üzerine gidilecekse eğer bu süreçte neden ağırdan aldığı eleştirilmelidir diyen Bozyel “Eleştirilecekse Habur’daki süreç için eleştirilmelidir. Bu hükümet yeniden şiddet dilini ön plana çıkardığı için eleştirilmelidir.” dedi.

    “FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER ORTAYA ÇIKARILMADAN GERÇEK ANLAMDA TÜRKİYE DEMOKRATİKLEŞEMEZ”
    Faili meçhul cinayetler ortaya çıkarılmadan Türkiye’nin demokratikleşmesinin gerçek anlamda gelişemeyeceğini anlatan Bozyel, bu yönlü çalışmaları desteklediğini belirtti. Bu ülkenin toplu mezarlar ülkesi haline dönüştüğüne vurgu yapan Bozyel, şu şekilde sürdürdü: “Bir süreç böyle bir kirlilik kararsızlıklarla temize çıkarılamaz. Daha yüksek bir iradeye ihtiyaç var. Daha da önemlisi faili meçhul cinayetlere bu kirli döneme yol açan zihniyetin sorgulaması gerekiyor. Bunun da yolu Kürt sorunun barışçıl çözümünü sağlamaktır. Kürt halkına eşitlik sağlamaktır. Bunu sağlamadığımız sürece koca bir ulusu düşman olarak algıladığımız sürece bu tür faciaların olması kaçınılmazdır.”
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.