İstanbul Kent Üniversitesi, İyilik İçimizde Derneği ve TÜSODER’in iş birliğinde gerçekleşen ‘İyilik için sen de katıl: Organ bağışını konuşalım’ etkinliğine ev sahipliği yaptı. TÜSODER Başkanı Dr. Deniz Öner, 11 yaşındaki Esila’nın yaptığı resimden esinlenerek, organ bağışına çağrı yaptıklarını söyledi.


 

İyilik İçimizde Derneği ve Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) iş birliği ile düzenlenen  ‘İyilik için sen de katıl: Organ bağışını konuşalım’ etkinliğine İstanbul Kent Üniversitesi ev sahipliği yaptı. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber, TÜSODER Başkanı Dr. Deniz Öner ve İyilik İçimizde Derneği Başkanı Gülay Özdemir’in katılımıyla gerçekleşen etkinlikte üniversite öğrencilerine organ bağışının önemi anlatıldı. 11 yaşında kalp nakli bekleyen Esila ve diğer çocuklar için farkındalık yaratmak istediklerini söyleyen Dr. Deniz Öner, “Bütün etkinliklerimizi Esila’ya atfediyoruz. Esila bir simge, onun gibi birçok çocuk var” dedi.


 

Üniversitenin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğretim Üyesi İlknur Sayan, yapılan bazı bilimsel çalışmalarda Türkiye’de sağlık alanında eğitim gören öğrencilerin organ nakli konusunda yeterli bilgi düzeyinde sahip olmadığını belirterek, öğrencilerin duyarlı olmalarını amaçladıklarını ifade etti.


 

 “ORGAN NAKLİ BEKLEYEN 2 BİNDEN FAZLA ÇOCUK VAR”


 

Türkiye’nin organ nakli ameliyatlarında aslında çok başarılı olduğuna vurgu yapan Dr. Deniz Öner, 25-30 bin arasında organ nakli bekleyen insan olduğunu dile getirdi.


 

Nakil bekleyenlerin sayısının artış gösterdiğini vurgulayan Öner, “İnsanlar sevdikleri için canlarını vermeye hazırlar. Karaciğer ve böbrek canlıdan alınabiliyor ama esas problemimiz kalp nakli bekleyen pek çok insanın da olması. Yoğun bakımda beyin ölümü gerçekleşmiş, tıbbi olarak ölmüş olan insanların organlarını kullanmak çok daha mantıklı bir yöntem. Rakamlar her sene değişiyor ancak şu anda ülkemizde 25-30 bin arasında organ bekleyen insan var. Bunların 2 binden fazlası 18 yaşının altında çocuklar” dedi.


 

“ORGANLARINIZI CENNETE GÖTÜRMEYİN”


 

Düzenlenen etkinlikleri 11 yaşında kalp nakli bekleyen Esila Tüfekçi için yaptıklarını ve Esila’nın bir simge olduğunu söyleyen Dr. Öner, “Esila’nın yaptığı resim üzerinden giderek anlatıyoruz. Esila resimde ‘Organlarınızı cennete götürmeyin’ diyor. Bu organlara orada değil, burada ihtiyaç var. Bütün etkinliklerimizi Esila’ya atfediyoruz. Esila bir simge, onun gibi birçok çocuk var” diye konuştu.


 

“BAĞIŞLANAN BEDEN 8 KİŞİYE HAYAT VERİYOR”


 

Kadavradan gerçekleşen nakillerin çok az olduğuna dikkat çeken Öner, ailelerin yanlış bilgilere sahip olduğunu dile getirdi.


 

Ailelerin genellikle naaşın bozulacağını düşündüğünü söyleyen Öner, sözlerini şöyle sürdürdü:


 

“Bağışlanan bir bedenle 4’ü çocuk olmak üzere 8 kişiye hayat verilebiliyor. O kişiye muhteşem bir saygı oluyor ve aynı gerçek bir ameliyat gibi, beden dikiliyor ve aileye teslim ediliyor. Ailelerin bu konuda endişe edecekleri bir şey yok. Organ bağışını konuşmaz ve önemini bilmezsek, yoğun bakımda yakını olan bir kişi sorulan sorulara ne diyeceğini bilemeyebilir. Duygusal ortamda pek çok bahane üretebilir. Bu yüzden sağlıklıyken konuşalım ve organlarımızı bağışlayalım. Konuşarak engelleri kaldırabiliriz. İnsanların bize gelen çekinceleri olabiliyor. Güven duymayabiliyorlar. Organ dağıtımında çok adil bir sistem var. Türkiye’nin herhangi birinde yoğun bakımda beyin ölümü gerçekleştiği zaman organ nakil koordinatörleri aileyle konuşuyor. Kişiye ait veriler, veri sisteminde eşleştiriliyor. Torpilin işlemediği bir sistem. Ölüm herkesi eşitler diyorsak burada da yeni insanlara hayat vermek için herkes eşit. O yüzden duyarlı olmamız lazım. 20 binden fazla insan diyalizde bekliyor.”


 

“GERİDE BIRAKILACAK EN BÜYÜK MİRAS”


 

“Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerdeki temel sorunlardan biri organ nakli sayısının yeterli düzeyde olmamasıdır” diyen Dr. Öğr. Üyesi İlknur Sayan, önemli sorunlardan birinin nakledilecek organın temin edilememesi olduğunu söyledi.


 

Sayan, “Oysaki organ bağışı birçok kişiye yaşam olanağı sağlayan çok önemli bir sosyal sorumluluk davranışıdır. Organ naklinde en önemli sorun nakledilecek organın temin edilmesidir. Bu nedenle toplumun organ bağışı bilincinin geliştirilmesi organ ve doku bağışı konusunda teşvik edilmesi gereklidir. Bu konuda bütün eğitim kurumlarına da önemli görevler düşmektedir. Yapılan bazı bilimsel çalışmalarda Türkiye’de sağlık alanında eğitim gören öğrencilerin organ nakli konusunda yeterli bilgi düzeyinde sahip olmadığı belirtilmektedir. Unutmayalım ki günün birinde kendimizin ya da bir yakınımızın hayatta kalabilmek için organ nakline ihtiyacı olabilir. Bağışlanan bir organ başarılı bir nakilden sonra yeni bir yaşam için geride bırakacağını en büyük mirastır” diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.