Çocukları eniştesinden çıktı
Osman Çürümez önce eşinin onu aldattığını öğrendi, sonra 14 ve 17 yaşındaki iki çocuğunun kendisinden olmadığını. Üçüncü şoku, gerçek babanın ablasının kocası olduğunu öğrenince yaşadı. “Yok artık” dedirten son olaysa, eski eşin Çürümez’e çocuklar için nafaka davası açması oldu.

Selvi Boylum Al Yazmalım filminde bir replik vardı hatırlar mısınız?


Düşünsene, babamın adını vermiştim ben oğlum R.’ye. Onu ilk kucağıma aldığım an aklımda. Şimdi yüzüne bakamıyorum, ablamın kocasının kopyası” diyor. Ne söyleyeceğimi bilemiyorum, soru soramıyorum, sakinleşmesini bekliyorum. Tam sakinleşiyor, başka bir sahne canlanıyor gözünde, elleri titriyor bu sefer: “İşyerinin inşaatında yakalanmışlar.” “Nasıl yani?” diye soruyorum. “İlişkide işte” diyor. Her şey bir yana, çocuklarını özlüyor. Ama “Benden olmayan çocukları ne yapayım?” demeden edemiyor. Selvi Boylum Al Yazmalım filminde bir replik vardı hatırlar mısınız? “Sevgi emektir”... Şimdi bu iki çocuğa 17 yıl boyunca bakan mı baba, anneleriyle kaçamak yapıp dünyaya gelmelerini sağlayan mı?

- Eski eşiniz N. Ş. ile nasıl tanıştınız?

1987’de Denizli’de Seki Köyü’nde tanıştık. Gördüm, beğendim, hemen evlendik. 1991’de İzmir’e gittik.

- Diğer ilişkisi ne zaman başlamış?

1992’de. Siz sormadan söyleyeyim kim olduğunu; ablamın kocasıymış! Yani çocuklarımın babası, benim öz eniştem. İzmir’de yakın oturuyorduk. Eski eşim, o ve ben, kot yıkama fabrikasında çalışıyorduk. Onu baba bildim. Bu kadar büyük ahlaksızlık yapacaklarını aklımdan geçirmedim.

- Nasıl saklamışlar bunca yıl sizden, ablanızdan, çevreden?
Uyutulan sadece benmişim... Millet görmüş tabii ama; eniştesiyle otobüste, eniştesiyle yemekte gibi... Yalnız, birileri Denizli’de onları sarmaş dolaş görmüş, aile meselesi diye susmuşlar. Asıl, işyerinin çatısındaki inşaatta ilişkiye girerken görenler olmuş. Eniştem A. Y. ustabaşıydı, “Sizi işten attırırım” diye tehdit etmiş. Öğrenince dondum kaldım, bir sene tedavi gördüm. Ablama gelince... Onu bir daha görmedim, “Mezarıma bile gelme” dedim. O baştan beri biliyormuş, 4 çocukla ortada kalmamak için susmuş.

- Eniştenizin 6 çocuğu mu var yani şimdi?
Evet. Ablamdan 4 kızı var, 20-26 yaş arasında. Oğlum sandığım R. 17, kızım sandığım G. 14 yaşında.

- Anne babaların yaşları kaç?
Eski eşim 38, ben 48 yaşındayım. Ablam 50 yaşında, enişte de sanırım 55.

'KISIR DEĞİLİM'


- Aranızdaki cinsel ilişki nasıldı?
Normaldi. Zaten İstanbul’a 2008’de gittim. O zamana kadar hep bir aradaydık.

- Neden sizden olmadı çocuk?
Tesadüf ya da bilinçli, bilmiyorum! Onu soruyorsanız, kısır değilim, sağlıklı bir erkeğim, doktor raporum var.

- Bir soğukluk, yatakta uzaklaşma hissettiniz mi?
Hissetmedim. Yalnız, 2005’te komşunun resmini buldum cüzdanında, aile fotoğrafından onu kesmiş. Sonradan komşunun karısı da anlattı, “Kocanı ayartabilseydim kaçacaktık” demiş. Erkeklere zaafı vardı bence, benimle alakası yok!

- Peki “Bu çocuklar bana hiç benzemiyor” dediniz mi?
Hiç aklıma gelmedi.

- Şimdi baktığınızda?
Geçenlerde yeğenim internette R.’yi buldu. 3 senedir görmüyorum, büyümüş. Şu anda hakikaten o adama benziyor.

‘SANKİ EV ÜSTÜME YIKILDI’

- Peki gerçeği nasıl öğrendiniz?
2008’de daha iyi bir iş bulup 1.200 TL maaşla İstanbul’a gittim. 15 günde bir ailemi görebiliyordum. Mart ayıydı, eşim “Para bitti” diye aradı. Maaşımı almama 2 gün kala 200 lira buldum bir yerden. Adamla kaçacaklarmış herhalde, para yetmemiş. Çeşme’de ikinci el eşya satan bir dükkâna eşyalarımızı satmışlar, çocukları da alıp kaçmışlar. 200 lirayı aldıktan 3 gün sonra beni aradı, “Seni terkediyorum, eşyaları da sattım” dedi. Şok oldum. “Sorunumuz yok, kimseye muhtaç etmedim seni, bak çocuklarımız var” dedim. “Ben de zaten 19 yıl gizlediğim sırrı söyleyeceğim, hep bu anı bekledim, çocuklar senden değil” dedi. O an yere yığılmışım, 2 saat sonra kendime geldim.

- Sonra?
Hemen İzmir’deki eve gittim. İçeri bir girdim, iğne bile yok! Ev üstüme yıkıldı. Aradım, “Öldürdün beni, yalvarıyorum çocukların benim olduğunu söyle, biri mi korkutuyor seni” dedim. “Senden değil diyorum şerefsiz” diye cevap verdi. “Hesabını mahkemelerde vereceksin” deyip kapattım ve boşanma davası açtım.

- Tabii daha çocuklarınızın gerçek babasının enişteniz olduğunu bilmiyorsunuz.
Evet, söylemiyor. Dava devam ederken DNA testi için başvurdum. Çocukları nüfusumdan düşürmek için babalık davası açacaktım. Mahkemede “Gel anlaşalım, nafaka istemiyorum ama babalık davası açma” dedi. Açınca beni ölümle tehdit etti. Şikayetçi oldum, hüküm giydi ve 6 ay hapiste kaldı. Ben bu sırada delil toplamaya başladım. Telefon kayıtlarından çıktı adam ortaya. Sonra da görgü tanıkları bir bir arayıp yıllarca şahit oldukları olayları anlattılar. Mahkeme DNA testi için onay verdi.

- O hapisten çıktıktan sonra ne oldu?
Testten kaçmak için çocukları alıp Ankara’daki ablasının yanına sığındı. Bulundu tabii. Hemen İzmir Adli Tıp’a getirildi. Sonra ikisi de ilişkiyi itiraf etti.

- Çocuklara ne dediniz?
Zaten öğrenmişler. Ne tepki verdiler bilmiyorum. İkisini de bir daha görmedim. Şu saatten sonra ne göreceğim benden olmayan çocukları!

- Ama onlar sizi baba bildi, günahları yok. Hiç mi özlemiyorsunuz?
Ben yetiştirdim onları. Kalbimde bir sızı var, kızsam da çok özlüyorum.

- Şu anda kim nerede, ne yapıyor?
Adam ablamın yanına döndü. Eski eşim annesinin yanına sığındı. Ben de Turgutlu’da bir çiftlikte kâhyalık yapıyorum.

VE SON PERDE...
“Yok artık” dedirten hikâye daha bitmedi. 2 ay önce Denizli Mahkemesi’nden bir kağıt geldi Osman Çürümez’e. Boşandığı N. Ş., olayları tüm gerçekliğiyle anlatmadığı avukatına “Eşim mahkeme kararı çıktığı halde 2 çocuğumun nafakasını ödemiyor” demişti, avukat da “Hemen alırız, dava açalım” diyerek harekete geçmişti. 1. Aile Mahkemesi’nde açılan davada aylık 300 TL nafaka talebinde bulundular. 3 Haziran’daki mahkemede Osman Çürümez’in avukatı DNA raporlarını ve tüm diğer belgeleri sundu. Artık iyice isyan eden Çürümez de hem eski eşine hem de çocuklarının gerçek babası olan A. Y.’ye 100’er bin TL’lik tazminat davası açtı.

ALDATILAN BABANIN KALEMİNDEN!


BABA

Baba evimizin direği
Altın gibi yüreği
Eşek gibi çalışır
Sanki sağım ineği

***

Ona biz baba deriz
O getirir biz yeriz
Bulamayız dünyada
Onun gibi bir keriz

***
(Habertürk)

Hasta oldum diyemez
Biz doymadan yiyemez
Ne mankafa varlıktır
Yeni bir şey giyemez

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.