SAĞLIK

Böbrek hastalarının büyük dramı

Organ yetersizliğinden tedavi gören hastalar büyük bir dram yaşıyor. Çaresizlik içinde umutla böbrek bekleyen hastalar bir taraftanda yasal prosedürler karşısında boğuşuyor.

Organ yetersizliğinden tedavi gören hastalar büyük bir dram yaşıyor. Çaresizlik içinde umutla böbrek bekleyen hastalar bir taraftanda yasal prosedürler karşısında boğuşuyor. 

Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Ekipleri’nin yaptığı operasyon sonucu Cumhuriyet Savcısı’nın düzenlediği iddianname ile ilgili bir basın toplantısı yaptı. Hastanenin ortaklarından ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Reşat Bahat, Dr. Sedat Azak ve hastane yetkilileri ile iddiannamede sanık olarak görülen bazı hastaların katıldığı basın toplantısında ilgili dosyaların içerikleri kamuoyu ile paylaşıldı.

Dr. Reşat Bahat, Gaziosmanpaşa hastanesinin yasalar dışında hiç bir faaliyeti olmadığını ve olamayacağını ifade ederek, “Bu konulara en çok dikkat eden ve titizlikle davranan bir kuruluşuz. Hastanemize bu güne kadar yaklaşık 2000 organ nakli başvurusu olmuş, kurulumuz bunlardan 1000’den fazlasını tıbbi, etik ve evrak eksikliği nedenlerinden dolayı geri çevirmiştir. Eğer böyle yasa dışı bir organizasyonun içinde olsak ve bu işe ticari bir yaklaşım sergilesek bu dosyaların tamamının naklini gerçekleştirirdik” dedi. Gazetecilerin SGK’nın yaptığı 33 bin liralık ödemeyle ilgili sorusunu da cevaplandıran Dr. Bahat, “Bu para nakil için tüm sağlık kuruluşlarına ödenen bir miktardır. Bizim nakil hastalarından SGK ödemesi dışında aldığımız fark yoktur. Söz konusu ücret yapılan nakil için ödenmiştir” diye konuştu. 

Dr. Sedat Azak’ta hastanede bu güne kadar 935 nakil gerçekleştirildiğini ifade ederek, soruşturma sonucunda polisin sadece 8 dosya ile ilgili iddialar ortaya koyduğunu söyledi. Dr. Azak, bu 8 dosyanın 4’ünün İl Sağlık Müdürlüğü Etik Kurulunun onayından geçtiğini ve Medeni Kanun’daki akrabalık ilişkilerine uygun olduğunu ifade etti. Polisin ve Cumhuriyet Savcılığı’nın bu dosyaları neden iddiannameye koyduğunu anlayamadıklarını kaydeden Dr. Azak, diğer 4 dosyada ise tamamen hastane dışında yapılan sahtecilikle kendilerinin de kandırıldığını vurguladı. 

Dr. Azak şöyle konuştu:

“Bu 4 dosyadan birinde kimlik üzerinde sadece fotoğraf değiştirilmiş alıcı ve verici akrabalık bağı sahte kimlik ile kurulmuş. Bu nüfus cüzdanı noter tastikli olarak hastanemize getirilmiş. Evrak üzerinde baktığımızda hiç bir eksik yok. Ancak polisin araştırması sonucu bu sahtecilik olayı ortaya çıkıyor. Bizde böylece kandırıldığımızı anlamış bulunuyoruz. Diğer üç dosyada ise yine aynı ve benzeri yöntemlerle kimlik üzerinde sahtecilik yapılmıştır. Bir kimlik üzerinde sadece hane numarası değişmiş, ve Nüfus Müdürlüğü’nden evraka ilişkin kayıtlar mevcuttur. Ya nüfus müdürlüğünü de atlatılar, ya da o evrakı da sahte düzenlemiş olabilirler. Bu gibi evrak sahtekarlıklarını zaman zaman adli makamların da atladığı, polisinden gözünden kaçtığı bir gerçektir. Bu nedenlerden dolayı hastanemize yöneltilen suçlamaları tamamen kötü niyet ve çirkin bir saldırı olarak kamuoyunun dikkatine sunuyoruz” 

TORUNUNA BÖBREĞİNİ VERDİ 

 18 yıldır aynı evi paylaştığı üvey torunu Fatma Kartalmış’a böbreğini veren Fatma Kartalmış, şimdi sanık sandalyesinde yargı önünde...Fatma benim öz torunumdan farksız diyen Kartalmış, ona hem sütümü hem adımı verdim, istese uğrunda canımı bile veririm diye konuştu.