Öne Çıkanlar Ahmet Şık Türkiye nadide sultan Tuncer Gizem Avcısı kimde

Bu haber kez okundu.

Erdoğan: Askerimize en küçük zararda rejim güçlerini her yerde vuracağımızı ilan ediyorum (2)

'ÇAMUR ATMAYA ÇALIŞTI, ELİNDE ÇAMURLA YAKALANDI'
Cumhurbaşkanı Erdoğan grup konuşmasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 'FETÖ’nün siyasi ayağı' konusundaki iddialarına değindi. Suriye'de Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek bir mücadele verilirken birilerinin içeride sürekli fitne çıkarmanın, kafaları bulandırmanın peşinde olduğunu, üstelik bunu belli kesimlerle aynı anda, aynı argümanlarla, aynı hedeflere saldırarak yaptığını belirten Erdoğan, "Açık söylüyorum bunun adı tetikçiliktir, alçaklıktır, fırsatçılıktır. Siyasetçinin görevi tetikçiliğe soyunmak değil, ülkesinin ve milletinin ortak menfaatleri çerçevesinde hitap ettiği kesimin sözcülüğünü yapmaktır. Türkiye’nin en büyük sorunlarından birinin ana muhalefet ve onun başındaki zat olduğunu söylemekten dilimizde tüy bitti. Bu şahıs son günlerde 'FETÖ’nün siyası ayağı' diye esip gürlemeye başladı. Rus edebiyatının ünlü ismi Tolstoy’un dediği gibi 'birine çamur atmadan önce iyi düşün ve sakın unutma, önce senin ellerin kirlenecektir'. Kılıçdaroğlu bize çamur atmaya çalışırken elinde çamurla yakalanmıştır. Çünkü bu ülkede FETÖ’nün en önemli siyasi ayağı bizatihi Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisi ve ekibidir" dedi. 
'BU VATANDAN BEN KOPMAM'
CHP ile ilgili videoyu da ekranda izleten Erdoğan, "FETÖ kanalından şahsıma tehditler, kaçarsam dışarıda beni yakalayacakmış, bu vatandan ben kopmam Kılıçdaroğlu, sen kaçarsın; ama ben buradayım. Biz hiçbir zaman bu topraklardan kaçmadık, kaçmayacağız. Sen ancak kendini tarif ediyorsun kendini" diye konuştu.
'CHP BU İŞİN TAM GÖBEĞİNDE'
FETÖ ile mücadelesinin asla kişisel olmadığını, bunun Türkiye’nin ve milletin hakkını, hukukunu, geleceğini koruma davası olduğunu dile getiren Erdoğan, "Daha önce CHP güdümlü vesayete eyvallah etmediğimiz gibi ardından gelen FETÖ vesayetine de teslim olmadık. Bu yapıyı suç örgütü olarak ilan eden ve o MGK kararının altında imzası olan benim. Peki CHP bu işin neresindedir? Sayın Baykal’ın genel başkanlıktan ayrılması ve yerine Kılıçdaroğlu’nun gelmesiyle birlikte CHP bu işin tam göbeğine yerleşmiştir. Kılıçdaroğlu kendisini genel başkanlığa taşıyan o kaset kumpasının dahi sorumluluğunu üzerimize yıkmaya çalışarak FETÖ’nün istediği yolda yürümeye başlamıştır. Seni oraya getiren FETÖ, ne konuşuyorsun? Sayın Baykal’a kurulan kaset kumpasının savcısı FETÖ’den ihraç edildiği halde Kılıçdaroğlu’nun bunun hiç sözünü ettiğini duydunuz mu? Tam tersine FETÖ tetikçisi savcının görevden alınmasına şiddetli karşı çıkan da yine Kılıçdaroğlu olmuştur. Bölücü, mezhepçi terör örgütleriyle ve uzantılarıyla kol kola yürüyen CHP, 17-25 Aralık’tan sonra bu kadroya FETÖ’yü de dahil etmiştir. Esasen bu konuda söyleyecek tek sözü olmayan tek partinin FETÖ’nün siyasi ayağı diye ortaya çıkması, suç mahalline dönen hırsız misali kendi kendini ele vermesidir" ifadelerini kullandı.
'FETÖ’YE DİYET BORÇLUDUR'
FETÖ’nün MİT Müsteşarına yönelik kumpasında Kılıçdaroğlu’nun, kumpası engellemek amacıyla yaptıkları düzenlemeyi desteklemek yerine, ‘kişiye özel düzenleme yapılamaz’ dediğini hatırlatan Erdoğan, "FETÖ’nün en önemli insan devşirme ve mali kaynak kapısı olan dersanelerin kapatılması tartışması CHP’yi ele veren bir diğer örnektir. Daha önce dersaneleri kapatmayı seçim beyannamesine dahi koyan bu parti, yani CHP, biz aynı amaçla harekete geçtiğimizde karşımıza en büyük dersane destekçisi olarak çıktı. Çünkü bu zat ve ekibi omurgasızdır. FETÖ’ye diyet borçludur. Tek dertleri AK Parti’ye ve şahsıma zarar vermektir. Bunun için yapmayacakları iş, atmayacakları iftira yoktur" dedi.
'FETÖ NE DEMİŞSE KILIÇDAROĞLU TEKRAR ETMİŞTİR'
Gezi olaylarının FETÖ ile CHP’nin birlikteliğini bir kez daha ortaya koyan hadiselerden bir diğeri olduğunu kaydeden Erdoğan, bu işin asıl dönüm noktasının ise 17-25 Aralık Emniyet Yargı Darbe Girişimi süreci olduğuna dikkat çekti. Erdoğan, "17-25 Aralık’tan sonra CHP grup kürsüsü aylar boyunca Kılıçdaroğlu tarafından FETÖ mensuplarının montaj ve iftira kasetlerinin dinletildiği bir mecraya çevrilmiştir. FETÖ ne demişse Kılıçdaroğlu aynını tekrar etmiştir. Biz 'paralel devlet yapısı' adıyla FETÖ’nün üzerine giderken, Kılıçdaroğlu emniyet ve yargı içinde çöreklenmiş bu yapıyı 'devletin vicdanı' diye tarif ediyordu. Bu şekilde tarif ettiği kişiler arasında Sayın Baykal’a kaset kumpası kuranların bulunduğunu özellikle burada hatırlatmak istiyorum. Devleti bu terör örgütünün mensuplarından temizleme çalışmalarımızın hepsinde karşımızda öncelikle CHP'yi ve başındaki zatı bulduk. Allah aşkına bundan ala siyasi ayak olur mu?"
'HER KRİZDE CHP İLE FETÖ ORTAK DİL GELİŞTİRDİ'
2014 yılındaki seçimlerde FETÖ’nün CHP’yi desteklediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana’da MİT tırlarının durdurulması hadisesini hatırlatarak, "FETÖ’nün tüm unsurları ve CHP yönetimi bu olaya adeta dört elle sarılmıştır. Kılıçdaroğlu doğrudan devletimizi hedef alan bu kumpası, 'savcının görevi bu değil mi?' diye savunarak, FETÖ’nün siyasi ayağı olduğunu bir kez daha göstermiştir. FETÖ’nün siyasi ayağı tarifine en çok bu örgütün üyelerinin gözaltına alınmasını 'cadı avı' olarak niteleyen CHP yönetimi yakışıyor. Genel Başkanı başta olmak üzere CHP milletvekilleri, kapatılan FETÖ gazetelerinin binalarına girerek dayanışma gösterisi yaparken, aynı zamanda siyasi ayağın kimliğini ilan etmiş oldular. Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edilmesinden, Büyükelçi Karlov suikastine ve 6-8 Ekim hendek olaylarına kadar ülkemizin karşı karşıya kaldığı her krizde CHP yönetimi ile FETÖ ortak dil ve tavır geliştirmiştir. 15 Temmuz’u 'kontrollü darbe' olarak niteleyen Kılıçdaroğlu’na bu aklı ve tabiri veren kim? O da FETÖ. Halen ByLock dahil pek çok delille FETÖ üyeliğinden hapiste olan Kılıçdaroğlu’nun bir danışmanının yazışmalarında bu durum zaten anlatılıyor. FETÖ’cü danışman ByLock'ta yazıştığı örgüt abilerine Kılıçdaroğlu’na istediklerini söyletebileceklerini belirtiyor" diye konuştu.
'FETÖ'NÜN SÖZCÜSÜ HALİNE GELDİLER'
Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun sözde adalet yürüyüşünü zahirde kendi milletvekili; ama aslında FETÖ’cüler için yaptığını belirterek "Yollarda FETÖ’cülerle, PKK destekçileriyle kol kola yürümüşlerdir. CHP yönetiminin sadece 15 Temmuz’u itibarsızlaştırma çabasıyla darbe girişiminin ardından FETÖ’yü devletten ve toplum hayatından tasfiyeye yönelik her adımı engelleme çabası örgütün siyasi ayağı olduğunun en büyük delilidir. Ağızlarını her açtıklarında bizi FETÖ konusunda ikaz ettiklerini söyleyenler, FETÖ'nün hain yüzü ortaya çıktıktan sonra bu yapının en büyük sözcüsü, taşeronu ve müdafii haline geldiler" dedi. 
FETÖ’NÜN SİYASİ AYAĞI İLE İLGİLİ SORULAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısında yaptığı konuşmada FETÖ’nün siyasi ayağı konusunda sorduğu soruları hatırlatarak, şu soruları yöneltti:
"FETÖ'nün siyasi ayağı, FETÖ'nün devirmeye çalıştığı siyasetçi midir yoksa yükseltmeye çalıştığı siyasetçi midir? FETÖ'nün siyasi ayağı, FETÖ'nün darbe gecesi öldürmeye çalıştığı siyasetçi midir, FETÖ'nün yol verdiği siyasetçi midir? FETÖ'nün siyasi ayağı bu yapı tanımlanmadan önce görüntü veren midir, devlet bu yapıyı terör örgütü olarak tanımladıktan sonra yanından ayrılmayan mıdır? FETÖ'nün siyasi ayağı gerçek yüzü ortaya çıkmadan önce oy verdiği parti midir, FETÖ tehlikesi ayyuka çıktıktan sonra tüm gücü ve imkanlarıyla desteklediği parti midir? FETÖ ile kavgada saldırıya uğrayan parti midir, FETÖ adına yumruk sallayan parti midir? Bu yapıyla topyekün mücadeleye giriştiği için hedef alınan parti midir, FETÖ’nün organlarına, kurumlarına, adamlarına sahip çıkan, onlara göğüslerini siper edenler midir? FETÖ’nün siyasi ayağı darbe kalkışmasını milletle birlikte durduran mıdır, 'kontrollü' diyerek darbeyi meşrulaştırmaya çalışan mıdır? FETÖ’nün siyasi ayağı bu yapıyla canı pahasına mücadele eden midir, genel başkanlık koltuğu dahil CHP Genel Merkezi'ni işgal etmiş olan FETÖ’nün ayak takımı mıdır?"
'MİLLETVEKİLLERİMİZİN DAVA AÇMASI ÖNEMLİDİR'
Kılıçdaroğlu’nun altı boş ithamlarla kamuoyunu meşgul ederek suçunu bastırmaya çalıştığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatta bugünlerde eski genelkurmay başkanlarından birisi vasıtasıyla doğrudan Meclis'in yasama dokunulmazlığına saldırı anlamına gelen bir kampanya başlattılar. Meclis'te tam kadro destek verdikleri düzenlemeyi hemen ardından iptali talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne götürenlerin kulaklarının bu arada kimler tarafından çekildiği ortadadır. Vesayet döneminin hastalıklarının kalıntısı olarak gördüğümüz bu tür saldırılara karşı tüm milletvekillerimizin derhal dava açması önemlidir" diye konuştu.
'NİYE İHRAÇ ETMEDİNİZ?'
Erdoğan, Genelkurmay Eski Başkanı İlker Başbuğ'a ilişkin de "Çıksınlar şunu söylesinler; 'biz şu kadar FETÖ’cü subayı ordudan ihraç ettik'. Bu görev benim değil, sizin görevinizdi, niye ihraç etmediniz? Kimi aldatıyorsunuz? Askeri Şura’da önünüze imza için getiriyorlardı. Her şey hazırlanır, önümüze geldikten sonra da imzalar atılır. Bunların içinde çoğu zaman FETÖ'cü değil, bu nurcuların içinden Kurdoğlu takımı vardır. Onlardan da bunların ihraç ettikleri olmuştur. Biz onlara bile imza atmadık. Ben de atmadım, Milli Savunma Bakanım da atmadı. Bunlar onlara imzayı atıyordu. Peki FETÖ’cülere niye atmadınız? Onları niye ihraç etmediniz?" dedi.
'HERHALDE BİR ŞEYLER VADETTİLER'
15 Temmuz ile birlikte FETÖ'cülerin büyük bir oranda temizlendiğini kaydeden Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun Başbuğ’un avukatlığına soyunduğunu ifade ederek, "Herhalde bir şeyler vadettiler. Sırtında resmi kıyafeti varken boruyu çıkartıp gösteriyordu medya mensuplarına. Yıllarca bu ülkenin ve milletin adeta kanını, iliğini, enerjisini sömüren vesayet anlayışının sesi olan CHP, aynı role FETÖ soyunduğunda bu defa da oraya demir atmakta tereddüt etmemiştir. Vesayete darbelere cuntalara karşı verdiğimiz mücadelede dün de karşımızda CHP vardı, bugün de karşımızda CHP’liler var" dedi.
'FELAKET SENARYOLARINI YIRTIP ATTIK'
Erdoğan, ekonomiye ilişkin de "Aldığımız kararlar, uygulamaya koyduğumuz tedbirler iş dünyamızın dirayetli duruşu ve en önemlisi milletimizin desteği ile hamdolsun bir kez daha bu felaket senaryolarını yırtıp attık. Ülkemizi hızla bir toparlanma sürecine sokarak üçüncü çeyrekte ekonomimizi yeniden artı büyümeye geçirdik. Öncü göstergeler dördüncü çeyrek rakamı da açıklandığında inşallah 2019’un tamamını da artı büyüme ile kapatacağımıza işaret ediyor" diye konuştu.
'2020 YILINI PATARA YILI İLAN ETTİK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2020 yılının ‘Patara Yılı’ ilan edildiği müjdesini de verirken, "Bu kampanya ile 200 bine yakın turisti ağırlayan Patara’yı çok daha ileri bir noktaya taşımayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol