<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>GazeteSes</title>
    <link>https://www.gazeteses.com</link>
    <description>GazeteSes</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazeteses.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 08 Jul 2026 05:25:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalitesiz güneş gözlüğü katarakt riskini artırabiliyor!]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/kalitesiz-gunes-gozlugu-katarakt-riskini-artirabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/kalitesiz-gunes-gozlugu-katarakt-riskini-artirabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, 27 Haziran Dünya Güneş Gözlüğü Günü'nde; göz sağlığı için UV400 korumalı, CE işaretli ve güvenilir noktalardan alınan gözlüklerin önemini vurgulayarak mevsimsel cam kategorilerine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Dünya Güneş Gözlüğü Günü dolayısıyla güneş gözlüğü seçimi konusunu değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, güneşin zararlı ışınları göz sağlığını tehdit ettiğini kaydetti.</p>

<p>Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımının arttığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, 'Ancak birçok kişi güneş gözlüğünü yalnızca bir moda aksesuarı olarak görüyor. Oysa güneş gözlüğü, gözleri güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından koruyan önemli bir sağlık gerecidir. Güneşten gelen UV ışınları yalnızca cildimizi değil, gözlerimizi de etkiler. Uzun süre korunmasız şekilde UV ışınlarına maruz kalmak; katarakt, kornea hasarları, göz yüzeyi hastalıkları ve sarı nokta hastalığı gibi ciddi sağlık sorunlarının gelişme riskini artırabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü kullanımı estetik bir tercih değil, göz sağlığını korumaya yönelik bir gerekliliktir.' dedi.</p>

<p><strong>GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?</strong></p>

<p>Güneş gözlüğü alırken dikkat edilmesi gerekenleri anlatan Dr. Özdemir, 'Tüketicilerin dikkat etmesi gereken ilk ve en önemli özellik, gözlüğün UV koruma özelliğine sahip olmasıdır. Camın koyu renkli olması tek başına koruma sağladığı anlamına gelmez. Bir güneş gözlüğünün ne kadar koyu olduğu değil, UV ışınlarını ne ölçüde engellediği önemlidir. Bu nedenle satın alınacak ürünün UV400 koruma özelliğine sahip olması gerekmektedir. UV400 ibaresi, gözlüğün 400 nanometreye kadar olan UVA ve UVB ışınlarının büyük bölümünü engelleyebildiğini gösterir. Ayrıca ürün üzerinde CE işaretinin bulunması ve güneş gözlükleri için geçerli olan EN ISO 12312-1 standardına uygun olması önemlidir. Bu standart, güneş gözlüklerinin güvenlik ve performans kriterlerini belirlemektedir.' diye konuştu.</p>

<p><img height="599" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/28/1782543236-naz-es-n-ba-kan-zdem-r-002-1782639042-412-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>KOYU CAM HER ZAMAN DAHA FAZLA KORUMA SAĞLAMIYOR</strong></p>

<p>Toplumda en sık yapılan yanlışlardan birinin de koyu renkli camların gözleri daha iyi koruduğunu düşünmek olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, 'Oysa UV filtresi bulunmayan koyu camlar, bazı durumlarda hiç gözlük kullanmamaktan daha zararlı olabilir. Koyu cam nedeniyle göz bebeği büyür ve göz içerisine daha fazla ışık girer. Eğer cam yeterli UV korumasına sahip değilse, kişi gözlerini koruduğunu düşünürken daha fazla zararlı ışına maruz kalabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken sadece camın renginin koyuluğuna değil, UV koruma özelliğine odaklanılmalıdır' diye konuştu.</p>

<p>Güneş gözlüğü seçiminde mevsimsel koşulların da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Dr. Özdemir, camların ışık geçirgenliklerine göre kategori 0'dan kategori 4'e kadar sınıflandırıldığını söyledi ve 'Kategori 0 ve 1 camlar düşük ışık koşullarında kullanılırken, kategori 2 orta ışık koşullarında ve kategori 3 camlar yoğun güneş ışığında günlük kullanım için en uygun seçeneklerdir. Kategori 4 camlar ise yüksek dağlık bölgeler, kar yansımalarının yoğun olduğu alanlar ve çok güçlü güneş ışığına maruz kalınan ortamlar için tasarlanmıştır.' şeklinde konuştu.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, günlük kullanımda en yaygın olarak kategori 2 ve kategori 3 camların tercih edildiğini ifade etti. Kategori 4 camların görünür ışığın yaklaşık yüzde 95'ini engelleyebildiğini belirten Dr. Özdemir, 'Kategori 4 camlar görünür ışığın yaklaşık yüzde 95'ini engelleyebildiğinden araç kullanımı sırasında tercih edilmemelidir. Bu camlar sürücünün görüşünü olumsuz etkileyebilir ve trafik güvenliği açısından risk oluşturabilir.' dedi.</p>

<p>Güneş gözlüğü seçiminde yalnızca cam kalitesinin değil, çerçeve yapısının da önemli olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, 'Gözlüğün yüz yapısına uygun olması, buruna rahat oturması ve göz çevresini mümkün olduğunca kapatması gerekir. Büyük çerçeveli gözlükler, güneş ışınlarının üstten, alttan ve yanlardan göze ulaşmasını azaltır. Özellikle bombeli tasarıma sahip gözlükler yanlardan gelen ışınlara karşı ilave koruma sağlayabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken yalnızca görünüşüne değil, göz çevresini ne ölçüde koruduğuna da dikkat edilmelidir.' diye konuştu.</p>

<p><strong>GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ GÜVENİLİR SATIŞ NOKTALARINDAN ALINMALI</strong></p>

<p>Günümüzde güneş gözlüklerinin marketlerden internet sitelerine kadar pek çok farklı noktada satılabildiğini hatırlatan Dr. Özdemir, 'Güneş gözlükleri günümüzde tıbbi cihaz kapsamında değerlendirilmemekte, koruyucu ürün kategorisinde yer almaktadır. Bu nedenle marketlerde, benzin istasyonlarında, tekstil mağazalarında, internet sitelerinde ve seyyar satış noktalarında dahi satılabilmektedir. Ancak göz sağlığını doğrudan etkileyen bir ürünün yalnızca görünüşüne veya fiyatına bakılarak satın alınması doğru değildir. Optisyenlik müesseseleri İl Sağlık Müdürlükleri ve ilgili kamu kurumları tarafından düzenli olarak denetlenmektedir. Buna karşın farklı satış noktalarında satılan güneş gözlüklerinin UV koruma özelliklerinin doğrulanması mümkün değildir. Bu nedenle tüketicilerin güneş gözlüğü satın alırken güvenilir satış noktalarını tercih etmeleri ve ürünün teknik özelliklerini sorgulamaları büyük önem taşımaktadır.' ifadesinde bulundu.</p>

<p>Yeterli UV korumasına sahip olmayan güneş gözlüklerinin uzun süre kullanımının önemli riskler taşıdığına dikkat çeken Dr. Özdemir, 'Yeterli UV korumasına sahip olmayan güneş gözlüklerinin uzun süre kullanılması; katarakt gelişim riskinin artmasına, kornea hasarlarına, göz yüzeyinde tahriş ve hassasiyete, sarı nokta bölgesinde hasara ve görme kalitesinde bozulmalara neden olabilir. Özellikle çocuklar, açık havada çalışan bireyler ve güneşe uzun süre maruz kalan kişiler risk altındaki gruplar arasında yer almaktadır.' dedi.</p>

<p><strong>ÇOCUKLARIN GÖZLERİ DAHA FAZLA KORUNMALI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocukların göz yapılarının yetişkinlere göre UV ışınlarına karşı daha hassas olduğunu vurgulayan Dr. Özdemir, 'Çocukların göz merceğinin daha geçirgen olması nedeniyle zararlı UV ışınları gözün daha derin yapılarına ulaşabilmektedir. Bu nedenle çocuklarda güneş gözlüğü kullanımı ihmal edilmemelidir. Çocuklar için seçilecek güneş gözlüklerinde UV400 koruması, CE işareti, kırılmaya dayanıklı malzeme kullanımı ve yüz yapısına uygunluk mutlaka dikkate alınmalıdır.' diye konuştu.</p>

<p>Güneş gözlüğünün bir moda ürünü olmanın çok ötesinde, göz sağlığını koruyan önemli bir yardımcı olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, 'Tüketicilerin yalnızca fiyatına, markasına veya görünümüne göre değil; UV korumasına, standartlara uygunluğuna ve satın aldıkları satış noktasının güvenilirliğine göre seçim yapmaları gerekir. Unutulmamalıdır ki doğru seçilmiş bir güneş gözlüğü yalnızca daha konforlu bir görüş sağlamakla kalmaz, aynı zamanda göz sağlığının korunmasına da önemli katkı sunar.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/kalitesiz-gunes-gozlugu-katarakt-riskini-artirabiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2026/06/kalitesiz-gunes-gozlugu-katarakt-riskini-artirabiliyor.webp" type="image/jpeg" length="77439"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gece giren krampa dikkat!]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/gece-giren-krampa-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/gece-giren-krampa-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, 'Gece giren kramplar sıradan bir durum olarak görülmemeli.Özellikle kişiyi uykudan uyandıran ve sık tekrarlayan kramplar, dolaşım bozuklukları, sinir sıkışmaları veya metabolik problemlerin belirtisi olabilir' uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (İGFA) - Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır konu hakkında bilgiler verdi.</p>

<p>Bacağınızı aniden kilitleyen, uykudan sıçrayarak uyandıran krampları hafife almayın. Sık tekrarlayan kramplar, sanıldığının aksine yalnızca yorgunluk veya susuzluk değil; bel fıtığından sinir sıkışmasına kadar birçok sağlık sorununun habercisi olabilir.</p>

<p>Sık tekrarlayan kas krampları yalnızca yorgunluk veya mineral eksikliğinden kaynaklanmayabilir.Bazı önemli sağlık sorunlarının ilk belirtisi olabilir.Kas krampı, kasın istemsiz ve ani şekilde kasılması sonucu ortaya çıkar.Kramp çoğunlukla baldır, ayak ve bacak kaslarında görülür. Birkaç saniye sürebileceği gibi dakikalar boyunca devam ederek kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir.</p>

<p><strong>Her Krampın Sebebi Magnezyum Eksikliği Değil</strong></p>

<p>Toplumda kramplar genellikle magnezyum eksikliğiyle ilişkilendirilir. Magnezyum eksikliği önemli nedenlerden biri olsa da tek neden değildir. Potasyum ve kalsiyum eksiklikleri, yetersiz sıvı tüketimi, aşırı egzersiz, dolaşım bozuklukları ve sinir sistemi problemleri de kramp oluşumuna yol açabilir.</p>

<p><strong>Bel Fıtığı Krampla Kendini Gösterebilir</strong></p>

<p>Özellikle sık tekrarlayan bacak krampları bazı durumlarda bel kaynaklı sorunlardan kaynaklanabilir.Bel fıtığı veya sinir kökü basısı yaşayan kişilerde sadece ağrı değil, kaslarda istemsiz kasılmalar ve gece krampları da görülebilir. Bu nedenle sürekli aynı bölgede ortaya çıkan kramplar mutlaka değerlendirilmelidir.</p>

<p><strong>Gece Uykudan Uyandırıyorsa Dikkat !</strong></p>

<p>Gece giren kramplar sıradan bir durum olarak görülmemeli.Özellikle kişiyi uykudan uyandıran ve sık tekrarlayan kramplar, dolaşım bozuklukları, sinir sıkışmaları veya metabolik problemlerin belirtisi olabilir. Bu durumda yalnızca ağrıyı geçirmek yeterli değildir, neden araştırılmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kramp sırasında kasın yavaşça gerilmesi, hafif masaj uygulanması ve mümkünse kısa süre yürünmesinin rahatlama sağlayabileceğini belirten Doç. Dr. Ahmet İnanır, düzenli egzersiz, yeterli su tüketimi ve dengeli beslenmenin kramp riskini azaltabileceğini söyledi.</p>

<p>Kramplar sıklaşıyor, şiddetleniyor ya da uyuşma, güç kaybı ve hissizlik gibi belirtilerle birlikte görülüyorsa mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır. Çünkü bazen basit görünen bir kramp, altta yatan önemli bir sağlık sorununun ilk işareti olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/gece-giren-krampa-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2026/06/gece-giren-krampa-dikkat.webp" type="image/jpeg" length="58950"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş çürüklerine karşı önemli... Dondurma yasak değil, doğru seçim önemli]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/dis-curuklerine-karsi-onemli-dondurma-yasak-degil-dogru-secim-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/dis-curuklerine-karsi-onemli-dondurma-yasak-degil-dogru-secim-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte Uzmanlar, sık atıştırmalık ve şekerli içecek tüketiminin diş minesini zayıflattığını ve çürük aktivitesini artırdığını belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte serinletici gıda ve içecek tüketimi artarken, özellikle çocuklarda milkshake, gazlı içecekler, bubble tea ve hazır meyve suları gibi şekerli kaçamaklara olan yönelim dikkat çekiyor. Uzmanlar, sık atıştırmalık ve şekerli içecek tüketiminin diş minesini zayıflattığını ve çürük aktivitesini artırdığını belirtiyor. Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, yaz aylarında değişen beslenme alışkanlıklarının diş sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, özellikle gizli şeker kaynaklarının sanılandan daha büyük bir risk oluşturduğunu belirtiyor.</p>

<p>Şekerin ağız içi pH dengesini bozarak çürük yapıcı bakterilerin çoğalmasına zemin hazırladığını ifade eden Dt. Nurgül Demir, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>'Çocuklarda küçük yaşlardan itibaren yaygın olarak görülen diş çürüklerinin en önemli nedenlerinden biri şeker tüketimidir. Meyveli gazlı içecekler, kutu meyve suları, enerji içecekleri ve hazır kahveler yüksek oranda şeker içerir. Bu ürünlerin sık tüketimi çürük riskini ciddi şekilde artırır. Özellikle şeker içeren gazlı içeceklerin asidik yapısı, diş minesine doğrudan zarar verebilir.'</p>

<p><img height="487" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/14/1781097233-hoca-nurg-l-photo-1781447896-830-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>'SU, SÜT VE AYRAN EN GÜVENLİ ALTERNATİFLER'</strong></p>

<p>Sağlıklı içecek tercihlerinin önemine değinen Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, su, süt ve ayranın çocuklar için en doğru seçenekler olduğunu vurguladı.</p>

<p>'Süt ve süt ürünleri kalsiyum içeriği sayesinde diş ve kemik sağlığı açısından koruyucudur. Ancak aromalı ve şekerli süt ürünleri yerine doğal ve katkısız süt tercih edilmelidir. Ayran ise hem sağlıklı hem de besleyici değeri olan bir alternatiftir. Meyveli içecekler tüketilecekse, taze meyvelerle evde hazırlanması daha doğru olacaktır.'</p>

<p>Doğal tatlandırıcılarla hazırlanan içeceklerin de ölçülü tüketilmesi gerektiğini belirten Dt. Demir, meyve ve doğal şeker içeren besinlerin aşırı tüketiminin de diş sağlığı için risk oluşturabileceğini ifade etti. 'Bal, hurma, kuru meyveler gibi doğal tatlandırıcılar her ne kadar sağlıklı olarak görülse de içerdiği doğal şeker nedeniyle diş çürüğü riskini tamamen ortadan kaldırmaz. Bu nedenle tüketim sonrası su ile ağzın çalkalanması ve ağız hijyeni rutinlerine dikkat edilmesi oldukça önemlidir.'</p>

<p><strong>'DONDURMA YASAK DEĞİL, DOĞRU SEÇİM ÖNEMLİ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dondurmanın tamamen yasaklanması gereken bir gıda olmadığına değinen Dt. Nurgül Demir, ideal koşullarda üretilen dondurmaların, kontrollü tüketildiğinde besleyici özellikler taşıyabileceğini belirterek, 'Doğal içeriklerle ve soğuk zinciri korunarak üretilmiş dondurmalar kalsiyum, protein ve bazı vitaminler açısından zengindir. Ancak burada önemli olan tüketim miktarı ve ürünün içeriğidir. Ölçülü tüketim ve doğru ürün seçimi ile dondurma yaz aylarında diş sağlığının korunmasında rol oynayabilir, çocukların da severek destekleyeceği alternatiflerle katkı maddesi ve rafine şeker içeren atıştırmalıklardan uzak durmaları sağlanabilir.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/dis-curuklerine-karsi-onemli-dondurma-yasak-degil-dogru-secim-onemli</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 17:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2026/06/dis-curuklerine-karsi-onemli-dondurma-yasak-degil-dogru-secim-onemli.webp" type="image/jpeg" length="12645"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ASCO 2026'da umut veren gelişme... Pankreas kanserinde yeni tedavi yaşamı iki katına çıkarıyor]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/asco-2026da-umut-veren-gelisme-pankreas-kanserinde-yeni-tedavi-yasami-iki-katina-cikariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/asco-2026da-umut-veren-gelisme-pankreas-kanserinde-yeni-tedavi-yasami-iki-katina-cikariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ASCO Yıllık Kongresi 2026'de sunulan çalışmada, daraxonrasib adlı yeni ilacın metastatik pankreas kanserinde yaşam süresini kemoterapiye kıyasla yaklaşık iki katına çıkardığı ve ölüm riskini yüzde 60 azalttığı açıklandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>ABD'nin Chicago kentinde düzenlenen ASCO Yıllık Kongresi 2026'nde paylaşılan klinik çalışma, pankreas kanseri tedavisinde önemli bir gelişmeye işaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmada, KRAS ve benzeri RAS mutasyonlarını hedefleyen daraxonrasib adlı yeni ilaç, standart kemoterapi ile karşılaştırıldı. Yaklaşık 500 metastatik pankreas kanseri hastasının dahil edildiği araştırmada, daha önce en az bir tedavi almış hastalar değerlendirildi.</p>

<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, daraxonrasib kullanan hastalarda ortalama yaşam süresinin 13,2 ay, kemoterapi alanlarda ise 6,7 ay olarak ölçüldüğünü belirtti. Çalışmada ayrıca yeni ilacın ölüm riskini yaklaşık yüzde 60 oranında azalttığı kaydedildi.</p>

<p>Pankreas kanserlerinin yüzde 90'ından fazlasında görülen RAS mutasyonları, yıllardır bilim insanlarının hedefinde olmasına rağmen etkili şekilde kontrol altına alınamadığını ifade eden Prof. Dr. Yıldırım, 'Çünkü bu mutasyonların yapısı nedeniyle uzun yıllar boyunca 'hedeflenemez' olduğu düşünülüyordu. RASolute 302 çalışmasında değerlendirilen daraxonrasib ise tüm RAS mutasyonlarını hedefleyebilen ilk ilaçlardan biri olarak öne çıkıyor. Bu yeni ilaç, kanser hücrelerinin büyüme sinyallerini baskılamayı amaçlıyor' dedi.</p>

<p>Elde edilen sonuçların her hasta için kesin bir tedavi anlamına gelmediğini ancak özellikle genetik özelliklere göre kişiselleştirilmiş tedavilerin önünü açabileceğini belirten Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, kanserde genetik testlerin önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/asco-2026da-umut-veren-gelisme-pankreas-kanserinde-yeni-tedavi-yasami-iki-katina-cikariyor</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 18:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2026/06/asco-2026da-umut-veren-gelisme-pankreas-kanserinde-yeni-tedavi-yasami-iki-katina-cikariyor.webp" type="image/jpeg" length="90869"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obezite ve tütün kullanımı artıyor, fiziksel aktivite düşüşte!]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/obezite-ve-tutun-kullanimi-artiyor-fiziksel-aktivite-dususte</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/obezite-ve-tutun-kullanimi-artiyor-fiziksel-aktivite-dususte" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in açıkladığı 2025 yılı Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarına göre obezite oranı artarken, her gün tütün kullananların oranı da yükseldi. Fiziksel aktivite düzeyinin ise oldukça düşük olduğu ve büyük bir kesimin önerilen seviyede egzersiz yapmadığı görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANKARA (İGFA) - </strong>TÜİK tarafından açıklanan 2025 yılı Türkiye Sağlık Araştırması sonuçları, toplum sağlığına ilişkin çarpıcı veriler ortaya koydu. Söz konusu veriler toplumda obezite, hareketsizlik ve tütün kullanımının önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini gösterdi.</p>

<p>Buna göre, boy ve kilo değerleri üzerinden hesaplanan vücut kütle indeksi sonuçlarında 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite oranı 2022 yılında yüzde 20,2 iken 2025 yılında yüzde 21,8'e yükseldi. Cinsiyet bazında incelendiğinde 2025 yılında kadınların yüzde 24,8'inin obez, erkeklerin ise yüzde 18,7'sinin obez olduğu belirlendi.</p>

<p><img height="228" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/07/screenshot-2026-06-07-at-18-13-30-turkiye-saglik-arastirmasi-2025-1780845279-639-x750.png" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmada fiziksel aktivite düzeyinin düşük olması dikkat çekti. 15 yaş ve üzeri bireylerin yüzde 86,6'sının fiziksel aktivite yapmadığı tespit edilirken, Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği haftada en az 150 dakika egzersiz yapanların oranı erkeklerde yüzde 4,1, kadınlarda ise yüzde 2,7'de kaldı.</p>

<p>Sağlık verileri ayrıca günlük yaşamda işlevsel zorluklara da işaret etti. Merdiven inip çıkarken zorlananların oranı kadınlarda yüzde 8,3, erkeklerde yüzde 3,7 olarak kaydedildi. Yürüme ve hatırlama gibi alanlarda da kadınların erkeklere kıyasla daha fazla zorluk yaşadığı görüldü.</p>

<p>Çocuklarda ise en sık görülen hastalıkların üst solunum yolu enfeksiyonları olduğu belirlendi. 0-6 yaş grubunda bu oran yüzde 28,5 olurken, 7-14 yaş grubunda yüzde 24,6 ile ilk sırada yer aldı.</p>

<p><img height="547" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/07/screenshot-2026-06-07-at-18-13-58-turkiye-saglik-arastirmasi-2025-1780845273-556-x750.png" width="750" /></p>

<p>Kronik hastalıklarda bel bölgesi problemleri öne çıkarken, 15 yaş ve üzeri bireylerde bu oran yüzde 24,3 olarak hesaplandı. Bunu hipertansiyon (yüzde 16,9), boyun bölgesi problemleri (yüzde 16,7), diyabet (yüzde 11,9) ve yüksek kan yağları (yüzde 10,1) izledi.</p>

<p>Tütün ve alkol kullanımına ilişkin veriler de dikkat çekti. Her gün tütün kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 30,1'e yükselirken, erkeklerde bu oran yüzde 42,9, kadınlarda ise yüzde 17,5 olarak kaydedildi. Son 12 ayda alkol kullananların oranı ise yüzde 12,6 oldu.</p>

<p><img height="417" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/07/screenshot-2026-06-07-at-18-14-18-turkiye-saglik-arastirmasi-2025-1780845292-453-x750.png" width="750" /></p>

<p>Koruyucu sağlık hizmetlerine katılımda ise düşük oranlar göze çarptı. 40 yaş ve üzeri kadınlarda son bir yılda mamografi çektirenlerin oranı yüzde 16,7 olurken, kadınların yüzde 59'unun hiç smear testi yaptırmadığı belirlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/obezite-ve-tutun-kullanimi-artiyor-fiziksel-aktivite-dususte</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 18:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2026/06/obezite-ve-tutun-kullanimi-artiyor-fiziksel-aktivite-dususte.webp" type="image/jpeg" length="75280"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uykusuzluğa karşı 5 etkili önlem]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/uykusuzluk-modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluga-karsi-5-etkili-onlem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/uykusuzluk-modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluga-karsi-5-etkili-onlem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar, horlama ve uyku apnesi gibi burun ve boğaz kaynaklı sorunların kaliteli uykuyu engelleyebileceğini ve ciddi sağlık riskleri doğurabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Modern yaşamın getirdiği stres, kaygı ve ekran kullanımının artmasıyla birlikte uyku problemleri giderek yaygınlaşıyor. Ancak uzmanlar, uykusuzluğun yalnızca psikolojik nedenlerle değil, kulak burun boğaz kaynaklı sağlık sorunlarıyla da ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar, 'Sabah yorgun uyanıyorum, gece sık sık uyanıyorum veya hiç uyumamış gibi hissediyorum' diyen kişilerin mutlaka KBB uzmanına başvurması gerektiğini belirtti. Tatlıpınar, horlama, burun tıkanıklığı, geniz eti, bademcik büyümesi ve uyku sırasında nefes durması gibi durumların uyku kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti. Özellikle 'uyku apnesi'ne dikkat çeken Tatlıpınar, bu hastalıkta kişinin gece boyunca farkında olmadan defalarca nefessiz kalabildiğini söyledi. Uyku apnesinin; sabah yorgunluğu, gün içinde uyuklama, dikkat dağınıklığı ve unutkanlık gibi sorunlara yol açabileceğini aktardı.</p>

<p><img height="945" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/06/01/1780293702-prof-dr-arzu-tatl-p-nar-1780326246-852-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Burun eğriliği, alerjik tıkanıklık ve damak yapısındaki sorunların hava yolunu daraltarak uyku sırasında nefes almayı zorlaştırabildiği belirtilirken, tedavi edilmeyen uyku apnesinin yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, diyabet, depresyon ve felç riskini artırabileceği vurgulandı.</p>

<p>Çocuklarda da görülebilen uyku bozukluklarının geniz eti ve bademcik büyümesine bağlı olarak horlama, ağız açık uyuma ve huzursuz uykuya yol açabileceği ifade edildi. Uzmanlar, bu durumun dikkat eksikliği ve öğrenme güçlüğü gibi sorunlara neden olabileceğini belirterek aileleri uyardı.</p>

<p><strong>UYKUSUZLUĞA KARŞI 5 ETKİLİ ÖNLEM!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Arzu Tatlıpınar sağlıklı, kaliteli ve yeterli uykunun hem ruhsal hem de fiziksel açıdan son derece önemli olduğunu vurgulayarak, uykusuzluğa karşı 5 etkili önlemi şöyle sıralıyor;</p>

<ul>
 <li>Sabah yorgun uyanıyor, gün içinde uyukluyorsanız mutlaka sağlık kontrolünüzü yaptırın.</li>
 <li>Burun tıkanıklığı, ağız açık uyuma, geniz eti, bademcik ve burun eğriliği şikayetlerini önemseyin ve mutlaka tedavi olun.</li>
 <li>Yatmadan önce telefon, tablet ve televizyon kullanımını azaltın.</li>
 <li>Her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmaya özen gösterin.</li>
 <li>Akşam saatlerinde kahve, çay ve ağır yemek tüketiminden kaçının.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/uykusuzluk-modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluga-karsi-5-etkili-onlem</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2026/06/uykusuzluk-modern-cagin-yayginlasan-sorunu-uykusuzluga-karsi-5-etkili-onlem.webp" type="image/jpeg" length="84818"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süt, sağlıklı büyümenin en doğal destekçisi]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla sütün sağlıklı yaşam açısından önemine dikkat Teksüt yetkilisi, Sütün, besleyici içeriği ve sağlığa katkısıyla doğumdan itibaren her yaşta tüketilmesi gereken temel gıdalar arasında olduğunu vurguladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (İGFA) - Süt, besleyici içeriği ve sağlığa katkısıyla doğumdan itibaren her yaşta tüketilmesi gereken temel gıdalar arasında yer alıyor. Türkiye'nin köklü süt ve süt ürünleri markalarından Teksüt, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla sütün sağlıklı yaşam açısından önemine dikkat çekti. 70 yıldır güvenle sofralara ulaştırdığı ürünlerle nesillerin gelişimine eşlik ettiğini vurguladı.</p>

<p>Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Arda Aksaray, sütün yaşamın her döneminde düzenli olarak tüketilmesi gereken en değerli besin kaynaklarından biri olduğunu belirterek 1 Haziran Dünya Süt Günü'nü kutladı. Sağlıklı bir toplumun temelinde dengeli ve yeterli beslenmenin yer aldığını ifade eden Aksaray, 'Süt; protein, kalsiyum, vitamin ve mineraller açısından çok zengin bir besin kaynağı. Çocukların büyüme ve gelişiminden yetişkinlerin sağlıklı yaşamına kadar her yaşta önemli bir role sahip. Fiziksel ve zihinsel gelişimin desteklenmesi için düzenli süt tüketimi büyük önem taşıyor' dedi.</p>

<p>Bu yıl 70'inci kuruluş yılını kutlayan Teksüt'ün, nesillerdir sofralarda yer aldığını vurgulayan Aksaray, '70 yıldır süt ve süt ürünleri alanındaki deneyimimizle tüketicilerimize güvenilir ve kaliteli ürünler sunuyoruz. Sütün bereketini ve doğallığını sofralara taşırken, sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz' diye konuştu.</p>

<p><strong>Süt kültürü nesilden nesile aktarılıyor</strong></p>

<p>Sütün yoğurt, ayran, peynir, kaymak ve tereyağı gibi birçok ürüne dönüşen büyük bir yolculuğa sahip olduğunu belirten Aksaray, 'Anadolu mutfağında süt ve süt ürünleri çok önemli bir yere sahip. Kahvaltıdan ana öğünlere, tatlılardan geleneksel lezzetlere kadar hayatımızın her alanında süt ürünlerini görüyoruz. Bu güçlü kültür, yüzyıllardır nesilden nesile aktarılıyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Günde 2 bardak süt öneriliyor</strong></p>

<p>Karbonhidrat, protein ve yağ içeriğiyle enerji sağlayan süt, özellikle içerdiği kalsiyum sayesinde kemik sağlığının korunmasına katkı sağlıyor. Çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi için gerekli olan protein, kalsiyum, fosfor ile B2, B6, B1 ve A vitaminleri de süt aracılığıyla alınabiliyor. Uzmanlar, çocukluk döneminden itibaren düzenli süt tüketiminin sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri olduğuna dikkat çekerken, Sağlık Bakanlığı'nın Türkiye Beslenme Rehberi'nde, çocukların ve gençlerin her gün düzenli olarak 2 ila 4 porsiyon süt ve süt ürünü tüketmesinin sağlıklı büyüme ve gelişim açısından önemli olduğu vurgulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teksüt'ün sade ve meyve aromalı süt çeşitleri ise çocukların süt tüketimini desteklerken, içerdiği yüksek protein ve kalsiyum oranlarıyla öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2026/05/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi.webp" type="image/jpeg" length="79671"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp yetersizliğinde erken tanı yaşam kalitesini etkiliyor]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/kalp-yetersizliginde-erken-tani-yasam-kalitesini-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/kalp-yetersizliginde-erken-tani-yasam-kalitesini-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya genelinde 64 milyon kişiyi etkileyen kalp yetersizliği, Türkiye'de 2016-2022 arasında 2,7 milyondan fazla kişiye tanı konulan önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, erken tanı, tedaviye uyum ve düzenli takibin kritik olduğunu belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Her yıl Mayıs ayının ikinci haftası düzenlenen 'Kalp Yetersizliği Farkındalık Haftası' kapsamında uzmanlar, hastalığın erken tanısının ve tedaviye uyumun yaşam kalitesi ve sağkalım açısından önemine dikkat çekti.</p>

<p>Kalp yetersizliği, kalbin vücuda yeterli kan ve oksijen pompalayamaması sonucu ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunu. Nefes darlığı, hızlı kilo artışı, halsizlik ve bacaklarda şişlik gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. HFSA 2025 raporuna göre yalnızca ABD'de yaşam boyu kalp yetersizliği riski yüzde 24'e yükseldi. Türkiye'de ise TRends-HF çalışmasına göre 2022 yılı itibarıyla kalp yetersizliği görülme sıklığı yüzde 2,1 ve yıllık 1000 kişiden 3-6'sında yeni vakalar ortaya çıkıyor.</p>

<p><img height="1000" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/18/prof-dr-ahmet-temizhan-1779115491-19-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Avrasya Kalp Yetersizliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Temizhan, hastalığın günlük yaşamı ciddi şekilde etkilediğini belirterek, 'Yaşlanmanın doğal sonucu sanılan nefes darlığı ve bacak şişlikleri kalp yetersizliğinin habercisi olabilir. Erken tanı, düzenli takip ve kılavuzlara uygun tedavi yaşam kalitesini artırıyor' dedi.</p>

<p><img height="554" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/18/astrazeneca-munevver-gonenc-1779115485-746-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Münevver Gönenç, kronik hastalıklarla mücadelede toplum bilinçlenmesinin önemine değinerek, 'Erken tanı, doğru bilgiye erişim ve hekim-hasta iletişimi başarıyı artırıyor' ifadelerini kullandı. Roche Diagnostik Türkiye Genel Müdürü Nazlı Sahafi ise erken ve doğru tanının hem hastalar hem de sağlık sistemi için kritik olduğunu belirterek, entegre ve veri odaklı yaklaşımın önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, farkındalığın artırılması, risk altındaki kişilerin erken dönemde tespit edilmesi ve hastaların tedavi süreçlerini sürdürülebilir şekilde yönetmesinin, kalp yetersizliği yönetiminde başarı için hayati olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/kalp-yetersizliginde-erken-tani-yasam-kalitesini-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 18:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2026/05/kalp-yetersizliginde-erken-tani-yasam-kalitesini-etkiliyor.webp" type="image/jpeg" length="74789"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küresel hemşire göçünde denge değişiyor... Avrupa ve Güneydoğu Asya öne çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/kuresel-hemsire-gocunde-denge-degisiyor-avrupa-ve-guneydogu-asya-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/kuresel-hemsire-gocunde-denge-degisiyor-avrupa-ve-guneydogu-asya-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TruMerit 2025 Hemşire Göçü Raporu, bölgeler arasında iş gücü eşitsizliklerinin giderek arttığını ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ACCESS Newswire / PHILADELPHIA, PENSILVANYA</strong><strong> (İGFA) - </strong>TruMerit™ (eski adıyla CGFNS International) bugün <a href="https://pr.report/l3ld" rel="nofollow"><u><strong>2025 Hemş</strong></u><u><strong>ire G</strong></u><u><strong>öçü Raporu</strong></u></a>'nu yayımlayarak, küresel hemşire göçü eğilimlerinde önemli değişimler yaşandığını ve sağlık ihtiyaçları büyük farklılıklar gösteren bölgeler arasında hemşire iş gücü dağılımındaki eşitsizliklerin derinleştiğini ortaya koydu.</p>

<p align="LEFT">Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verileri ile TruMerit'in tescilli VisaScreen® başvuru kayıtlarının analiz edildiği rapor, uluslararası hemşire göçünün giderek daha güçlü sağlık altyapısına sahip bölgelere yoğunlaştığını; buna karşılık ciddi hemşire açığı yaşayan bölgelerin uluslararası eğitim almış hemşireleri istihdam etme kapasitesinde geride kalmaya devam ettiğini gösteriyor.</p>

<p align="LEFT">Avrupa ve Güneydoğu Asya'da uluslararası hemşire istihdamında keskin artış. TruMerit'in Dünya Sağlık Örgütü (WHO) hemşire iş gücü verilerine dayanan analizine göre Avrupa'da uluslararası eğitim almış hemşirelerin sağlık iş gücündeki oranı, on yıllık ortalama olan %5,96'ya kıyasla %8,01 seviyesine yükselmiş olup kalıcı ve önemli bir artış eğilimine işaret ediyor. Güneydoğu Asya'da ise bu oran, on yıllık ortalama %20,15'e kıyasla %24,87 seviyesine ulaşmış olup, son on yıldaki dalgalanmalara rağmen dikkat çekici ve istikrarlı bir yükseliş trendini yansıtıyor. Aynı dönemde Doğu Akdeniz ve Afrika bölgelerinde çalışan uluslararası eğitimli hemşirelerin oranı düşüş göstererek, halihazırda yetersiz hizmet alan bölgelerdeki hemşire açığını daha da artırdı.</p>

<p align="LEFT">TruMerit Başkan ve CEO'su Dr. Peter Preziosi, 'Bu veriler büyüyen küresel bir dengesizliği ortaya koyuyor: güçlü kaynaklara sahip sağlık sistemleri uluslararası eğitimli hemşireleri daha hızlı şekilde bünyesine katarken, en ciddi hemşire açığı yaşayan bölgeler acilen ihtiyaç duydukları bu profesyonelleri istihdam etme kapasitesini kaybediyor. Bu dengesizliğin giderilmesi; etik işe alım çerçevelerine dayanan, kaynak ülkelere eğitim ve yetiştirme maliyetlerini dengeleyen daha güçlü ikili anlaşmaların oluşturulması ve yetersiz hizmet alan bölgelerde hemşirelik eğitimi ile sağlık sistemi kapasitesine sürdürülebilir yatırımlar yapılması için hem kaynak hem de hedef ülkelerin koordineli adımlar atmasını gerektiriyor' şeklinde konuştu.</p>

<p align="LEFT"><img height="969" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/28/whatsapp-image-2026-04-28-at-17-28-19-1777387513-847-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p align="LEFT"><strong>ULUSLARARASI HEMŞİRE KARİYER YOLLARINDA ARTAN KARMAŞIKLIKLAR</strong></p>

<p align="LEFT">Rapor, uluslararası eğitimli hemşireler arasında artan hareketliliğe de dikkat çekiyor. TruMerit'in 2021-2024 dönemine ait VisaScreen yetkilendirme verilerine göre Amerika Birleşik Devletleri'ne göç eden hemşirelerin yaklaşık %3'ü, ABD yetkilendirmesine başvurmadan önce başka bir ülkede uluslararası deneyim kazanmış durumda. Bu durum, birden fazla uluslararası kariyer geçişinin giderek daha yaygın hale geldiği, yüksek mobiliteye sahip küresel bir hemşire iş gücüne işaret ediyor.</p>

<p align="LEFT">TruMerit Küresel İlişkiler Direktörü Rodrigo Gouveia, 'Bu rapordaki veriler hemşire göçünün yalnızca arz ve talep meselesi olmadığını açıkça ortaya koyuyor; aynı zamanda sağlık eğitimi, istihdam kapasitesi ve sağlık kaynaklarının küresel ölçekte nasıl dağıtıldığına ilişkin daha derin yapısal eşitsizlikleri yansıtıyor. Uluslararası hemşire göçünün küresel sağlık eşitliğini zayıflatmak yerine desteklemesini sağlamak için koordineli politika çerçeveleri oluşturulması, hemşirelik eğitim sistemlerine yatırım yapılması ve yetersiz hizmet alan bölgelerde sağlık altyapısının güçlendirilmesi kritik önem taşıyor' dedi.</p>

<p align="LEFT"><strong>YENİ RİSKLER: YAPAY ZEKÂ TARAFINDAN </strong><strong>Ü</strong><strong>RETİLEN MESLEKİ SAHTECİLİK, HEMŞİRELİK İŞ GÜCÜNÜN BÜTÜNLÜĞÜNÜ TEHDİT EDİYOR</strong></p>

<p align="LEFT">2025 Hemşire Göçü Raporu ayrıca sağlık iş gücünün bütünlüğünü tehdit eden yeni riskleri de inceliyor. Bunlar arasında, yapay zekâ tarafından üretilen mesleki sahtecilikte beklenen artış da yer alıyor. Sektör analistleri, 2026 yılına kadar her dört iş adayı profilinden birinin yapay zekâ tarafından oluşturulmuş olabileceğini öngörüyor. Bu durum, hasta güvenliğinin korunması açısından doğrulanmış hemşire yetkilendirme sistemlerinin öneminin giderek arttığını ortaya koyuyor.</p>

<p align="LEFT">2025 Hemşire Göçü Raporu'nun tamamı<u><strong> <a href="https://pr.report/l3le" rel="nofollow">buradan </a></strong></u>indirilebilir.</p>

<p align="LEFT"><strong>TRUMERİT HAKKINDA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p align="LEFT">TruMerit, yaklaşık 50 yıllık deneyimiyle sağlık iş gücü geliştirme alanında dünya çapında lider bir kuruluştur. Eski adıyla CGFNS International olan kuruluş, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerde mesleki yetki almak isteyen uluslararası eğitimli sağlık profesyonellerinin eğitim, mesleki deneyim ve yeterliliklerini doğrulamaktadır. Genişleyen misyonu ve Global Health Workforce Development Institute aracılığıyla TruMerit; araştırma, standartlar ve sertifikasyon alanlarında çalışmalar yürüterek küresel sağlık iş gücünü güçlendirmekte ve adil, sürdürülebilir kariyer hareketliliğini desteklemektedir.</p>

<p align="LEFT"><strong>KAYNAK: </strong><i>TruMerit</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>DÜNYA, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/kuresel-hemsire-gocunde-denge-degisiyor-avrupa-ve-guneydogu-asya-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2026/04/kuresel-hemsire-gocunde-denge-degisiyor-avrupa-ve-guneydogu-asya-one-cikiyor.webp" type="image/jpeg" length="70101"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser hastaları Ramazan'da oruç tutabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/kanser-hastalari-ramazanda-oruc-tutabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/kanser-hastalari-ramazanda-oruc-tutabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan ayı yaklaşırken kanser hastalarından sıkça gelen 'Oruç tutabilir miyim?' sorusu, uzmanlar tarafından bireysel ve tıbbi değerlendirme şartıyla ele alınması gerektiği vurgulanıyor. Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, aktif tedavi gören hastalarda orucun ciddi riskler oluşturabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, kanser hastalarının oruç tutup tutamayacağı konusunda tek bir yanıtın olmadığını belirterek, kararın mutlaka bireysel ve tıbbi değerlendirme ile verilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Polat, aktif kemoterapi veya radyoterapi gören hastalar için uzun süreli açlık ve sıvı kısıtlamasının ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini söyledi. 'Yeterli kalori, protein ve sıvı alımı; bağışıklık sisteminin korunması, kas kaybının önlenmesi ve tedavinin tolere edilebilmesi açısından hayati öneme sahip. Özellikle kilo kaybı ve iştahsızlık yaşayan hastalarda oruç mevcut tabloyu ağırlaştırabilir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanserle mücadelede en önemli hedefin vücudu güçlü ve dengede tutmak olduğunu ifade eden Polat, 'Oruç kararı bedeni zorlamak değil, koruyacak şekilde verilmelidir. Sağlığı korumak da dini bir sorumluluktur' dedi.</p>

<p>Aktif tedavisi tamamlanmış ve genel durumu iyi olan bazı hastalar için ise orucun hekim gözetiminde bireysel olarak değerlendirilebileceğine dikkati çeken Polat, bu süreçte dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:</p>

<ul>
 <li><strong>Sıvı alımı kritik: </strong>İftar ve sahur arasında yeterli su tüketimi ihmal edilmemeli. Çay ve kahve suyun yerini tutmaz.</li>
 <li><strong>Protein ve kalori dengesi korunmalı: </strong>Kas kaybı ve bağışıklık zayıflığını önlemek için dengeli beslenme şart.</li>
 <li><strong>Ani kilo kaybı uyarıcıdır:</strong> İstemsiz kilo kaybı, oruç kararının yeniden gözden geçirilmesini gerektirir.</li>
 <li><strong>İlaçlar aksatılmamalı: </strong>Düzenli kullanılan ilaçlar, hekim önerisine göre zamanlanmalı.</li>
 <li><strong>Uyarı belirtileri ciddiye alınmalı:</strong> Şiddetli halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı veya idrar azalması durumunda oruç ısrar edilmemeli.</li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/kanser-hastalari-ramazanda-oruc-tutabilir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 17:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2026/02/kanser-hastalari-ramazanda-oruc-tutabilir-mi.webp" type="image/jpeg" length="47291"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Bilim İnsanı Doç. Dr. Turhan Alçelik'ten Kanser tedavisinde başarılı sonuç...]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/turk-bilim-insani-doc-dr-turhan-alcelikten-kanser-tedavisinde-basarili-sonuc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/turk-bilim-insani-doc-dr-turhan-alcelikten-kanser-tedavisinde-basarili-sonuc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresunlu hekim ve bilim insanı, Giresun eski Milletvekili Doç. Dr. Turhan Alçelik, kanser hastalığına yönelik uzun yıllardır yürüttüğü araştırmaların olumlu sonuçlar vermeye başladığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaptığı bilimsel araştırmalarla dikkat çeken Giresunlu hekim ve bilim insanı, Giresun eski Milletvekili <strong>Doç. Dr. Turhan Alçelik</strong>, kanser hastalarına umut olacak sonuçlara ulaştı. <strong>Doç. Alçelik</strong>, uzun yıllardır yürüttüğü araştırmaların olumlu sonuçlar vermeye başladığını açıkladı.</p>

<p>Daha önce göz doktoru olması nedeniyle araç farlarının göz sağlığına etkilerine yönelik geliştirdiği buluşla Türkiye’nin yanı sıra Avrupa ve dünya gündeminde yer alan Doç. Dr. Alçelik, bu kez kanser alanında yürüttüğü bilimsel çalışmalarla dikkat çekti.</p>

<p>Kanserle ilgili araştırmaları hakkında kamuoyuna bilgi veren Alçelik, çalışmaların <strong>dört farklı üniversiteden</strong> Onkoloji, İmmünoloji, Onkogenetik, Onkoloji Cerrahisi, Biyoloji, Biyokimya, Kimya ve GETAT alanlarında uzman yaklaşık <strong>10 profesörün katılımıyla</strong> gerçekleştirildiğini ve <strong>15 yıl sürdüğünü</strong> belirtti. Araştırmaların hem insan kanser hücreleri üzerinde laboratuvar ortamında hem de doğrudan kanser hastaları üzerinde yapıldığı ifade edildi.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2026 01 12 12.29.21" height="445" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2026/01/ekran-resmi-2026-01-12-122921.png" width="650" /></p>

<p>Çalışmalarda, <strong>13 farklı doğal vitamin, mineral ve antioksidandan oluşan</strong>, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan ruhsatlı bitkisel içerikli bir <strong>gıda takviyesinin</strong> kullanıldığı kaydedildi.</p>

<h3><strong>Bilimsel Raporlarla Desteklendi</strong></h3>

<p>Araştırma sonuçlarının <strong>TÜBİTAK</strong> ve <strong>Akdeniz Üniversitesi Kanser Araştırma Merkezleri</strong> tarafından raporlandığını belirten Doç. Dr. Alçelik, raporlara göre in vitro ortamda kanser hücrelerinin yüzde 90’ının öldüğünü, yüzde 95 oranında ise hücre çoğalmasının durduğunu, yani metastazın önlendiğini söyledi. Ayrıca sağlıklı hücreler üzerinde herhangi bir olumsuz yan etki tespit edilmediği bildirildi.</p>

<p>Araştırma sürecinde geliştirilen kürün <strong>2.000’den fazla kanser hastasında</strong> kullanıldığını ifade eden Alçelik, klinik sonuçların oldukça olumlu olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yurt İçi ve Yurt Dışında Kullanılıyor</strong></h3>

<p>Araştırma raporlarının<strong> Cumhurbaşkanına</strong> sunulduğunu belirten Alçelik, ilgili makamların talimatları doğrultusunda çeşitli toplantılar ve çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Halen yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda kanser hastasının <strong>Kanser Destek Kürü'</strong>nü kullandığını kaydeden Alçelik, “Tedavi sonuçlarımız çok başarılı” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim Teknoloji-Sağlık, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/turk-bilim-insani-doc-dr-turhan-alcelikten-kanser-tedavisinde-basarili-sonuc</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Jan 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2026/01/docturan-alcelik.png" type="image/jpeg" length="18696"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABB'den 3 bin 269 kişiye aşı]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/abbden-3-bin-269-kisiye-asi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/abbden-3-bin-269-kisiye-asi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) yürüttüğü 'HPV Aşı Uygulaması Projesi' kapsamında bugüne kadar 3 bin 269 kişiye toplam 4 bin 875 doz ücretsiz HPV aşısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (İGFA) - Ankara Büyükşehir Belediyesi, toplumun Human Papilloma Virüsü'ne (HPV) karşı korunması hedefiyle Türkiye'de bu kapsamda ilk kez yerel yönetimler eliyle bir halk sağlığı girişimi başlattı. ABB'nin sosyal belediyecilik anlayışı ve Gazi Üniversitesi'nin bilimsel desteğiyle yürütülen 'HPV Aşı Uygulaması Projesi' ile 9-30 yaş arasındaki sosyal yardım alan kadın ve kız çocuklarına ücretsiz HPV aşısı uygulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekim 2024 itibarıyla başlatılan uygulama kapsamında bugüne kadar 3 bin 269 kişiye toplam 4 bin 875 doz HPV aşısı yapıldı. Kısa sürede geniş bir katılıma ulaşan projede 1843 kişi birinci dozunu, 1715 kişi ikinci dozunu, 1317 kişi üçüncü dozunu tamamladı.</p>

<p>ABB, 5 bin doz aşı uygulaması hedefi içinse yeni başvuruları 'http://forms.ankara.bel.tr/hpv-asi-uygulamasi' adresi üzerinden almaya başladı.</p>

<p>İLHAM VEREN KAMU YÖNETİMİ PROJE ÖDÜLÜ</p>

<p>'Sağlıkta Eşitlik ve Güvence Programı' alt başlığıyla KalDer 'İlham Veren Kamu Yönetimi Proje Ödülü'ne layık görülen proje, sadece yerel değil, ulusal ölçekte de örnek bir halk sağlığı modeli olarak kabul edildi. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esin Şenol, HPV'nin hem kadın hem erkek sağlığı için büyük bir tehdit olduğunu vurgulayarak, 'HPV, kadın kanserlerinin başında gelen rahim ağzı kanserine yol açan önemli bir hastalık etkenidir. Ama sadece bununla sınırlı değil; ağız-boğaz kanserlerinin de dörtte bir kadarının sorumlusu olduğunu biliyoruz. Yerkürede insanın en çok karşılaştığı virüstür ve insanlar yaşamları boyunca bu virüsle yüzde 80-85 karşılaşmaktadır. Ve bu karşılaşmaların yaklaşık yarısı da en çok 15-25 yaş arasında pik yapmaktadır' dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/abbden-3-bin-269-kisiye-asi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Nov 2025 10:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2025/11/abbden-3-bin-269-kisiye-asi.webp" type="image/jpeg" length="12576"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından kemik erimesi uyarısı: Sırt ağrısı ilk belirti olabilir]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/uzmanindan-kemik-erimesi-uyarisi-sirt-agrisi-ilk-belirti-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/uzmanindan-kemik-erimesi-uyarisi-sirt-agrisi-ilk-belirti-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, kemik erimesinin (osteoporoz) sıklıkla sırt bölgesinde belirgin kemik ağrısıyla kendini gösterdiğini, ancak bazı hastalarda sinsi ilerleyerek belirti vermeden ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Kemik erimesinde en sık ve erken karşılaşılan yakınmanın daha çok sırt bölgesinde ortaya çıkan belirgin kemik ağrısı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, bazı hastalarda ise hiçbir belirti vermeyerek sinsice ilerleyebildiğini kaydetti.</p>

<p>Menopoz sonrası kadınlar ve ileri yaştaki erkeklerin risk grubunda olduğunu vurgulayan Akman, erken teşhis ve düzenli kemik mineral yoğunluğu ölçümünün önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>KİMLER RİSK ALTINDA?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Akman, kemik yapımı ile yıkımı arasındaki dengenin bozulması ve düşük kemik kütlesinin osteoporoza yol açtığını ifade ederek, risk faktörlerini; menopoz sonrası kadınlar ve erken/cerrahi menopoz, ileri yaş ve kadın cinsiyet, genetik yatkınlık, yetersiz D vitamini ve kalsiyum alımı, aşırı alkol, sigara ve kafein tüketimi, hareketsiz yaşam ve az güneş ışığına maruz kalma, kortizon gibi ilaçların uzun süreli kullanımı, endokrinolojik bozukluklar, bağırsak emilim sorunları, romatizmal hastalıklar, kronik böbrek ve karaciğer hastalıkları olarak sıraladı.</p>

<p><img height="421" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/10/20/prof-dr-nafiz-akman-1760975015-293-x750.png" width="750" /></p>

<p>Akman, osteoporozun genellikle sinsi ilerlediğini, en sık ve erken belirtinin sırt bölgesinde yaygın kemik ağrısı olduğunu belirterek, hastalığın ilerlemesiyle boy kısalması ve sırtta kamburlaşma görüldüğü, kırıklar oluştuğunda ani, şiddetli ağrı ortaya çıktığını söyledi.</p>

<p>Tedavi yöntemleri hakkında bilgiler de aylaşan Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, 'Son yıllarda çöken omura çimento enjeksiyonu ile hızlı rahatlama sağlanıyor. Ayrıca korse, ağrı kesiciler, cerrahi yöntemler ve ilaç tedavileri uygulanıyor.' dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Akman, osteoporozun yol açtığı kırıkların ve yaşam kalitesindeki düşüşün önüne geçmek için şu önerilerde bulundu:</p>

<ul>
 <li>Kalsiyum ve D vitamini açısından zengin beslenme,</li>
 <li>Düzenli egzersiz ve postür koruyucu çalışmalar,</li>
 <li>Günde 20-40 dakika tempolu yürüyüş,</li>
 <li>Denge bozuklukları için özel tedavi,</li>
 <li>Evde düşmeye neden olabilecek objelerin kaldırılması ve iyi aydınlatma.</li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/uzmanindan-kemik-erimesi-uyarisi-sirt-agrisi-ilk-belirti-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Oct 2025 15:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2025/10/uzmanindan-kemik-erimesi-uyarisi-sirt-agrisi-ilk-belirti-olabilir.webp" type="image/jpeg" length="94428"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gelecek'ten Uluslararası Sağlık Turizmi Federasyonu’na Ziyaret]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/gelecekten-uluslararasi-saglik-turizmi-federasyonuna-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/gelecekten-uluslararasi-saglik-turizmi-federasyonuna-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Başçı ve beraberindeki heyet Uluslararası Sağlık Turizmi Federasyonu Başkanı Murat Uygur'u ziyaret etti. Ziyarette Sağlık Turizmi konuşuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Sağlık Turizmi Federasyonu Başkanı Murat Uygur'la aktif çalışmalarına her alanda hızla devam ediyor. Türkiye'ye Sağlık alanında yabancı hastalar kazandırmak için ciddi çalışmalar yapıp, Turkiye'de sağlık alanında yapılan gelişmeleri gündeme taşıyan Federasyon, sosyal alanda da çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 10 17 11.16.10" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-17-111610.png" /><br />
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Abdullah Başçı ile beraberindeki heyet üyeleri Sevda Yılmaz, Hüseyin Ceyhan ve Hakan Öner ile birlikte Uluslararası Sağlık Turizmi Federasyonu Başkanı Murat Uygur ve Yönetim Kurulu'ni ziyaret etti.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 10 17 11.54.42" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-17-115442.png" /><br />
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Başçı'nın görüşme talebi üzerine Federasyon merkezinde gerçekleşen ziyaret sağlıkla ilgili konuların da gündeme taşınmasına vesile oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 10 17 11.55.18-1" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-17-115518-1.png" /><br />
Heyet, federasyon merkezinde Uluslararası Sağlık Turizmi Federasyonu Genel Başkanı Murat Uygur ve Orta Doğu – Katar Başkanı Ahmet Cihad Öztürk tarafından karşılandı.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 10 17 11.54.42" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-17-115442.png" /></p>

<p>Ziyaret sırasında, Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyeli, uluslararası alanda yürütülen iş birlikleri ve yeni dönem projeleri hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Murat Uygur yabancı hastaların Türkiye'ye tedavi için gelmeleri konusunda yoğun çaba harcadığını ifade etti. Uygur, yabancı sağlık kuruluşlarından da kendilerinin sıklıkla aranarak, bir çok alanda tedavi için kurum ve hekim sorguladıklarını ifade etti. Bu kondu Yabancı hastalara va Türkiye'den dışarı gidecek hastalara Federasyon olarak yardımcı olduklarını da ifade etti.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 10 17 11.56.39" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-17-115639.png" /><br />
Genel Başkan Murat Uygur, Sayın Başçı ve beraberindeki heyete ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederken, bir de plaket takdim etti.</p>

<p><img alt="Ekran Resmi 2025 10 17 11.54.56" src="https://aydinsescom.teimg.com/aydinses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-17-115456.png" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel-Sağlık, Turizm, SAĞLIK, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/gelecekten-uluslararasi-saglik-turizmi-federasyonuna-ziyaret</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Oct 2025 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2025/10/ekran-resmi-2025-10-17-115706.png" type="image/jpeg" length="27991"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alzheimer yaşlılığın doğal bir parçası değil]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/alzheimer-yasliligin-dogal-bir-parcasi-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/alzheimer-yasliligin-dogal-bir-parcasi-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Alzheimer hastalığı hakkında farkındalığı arttırmak amacıyla program düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURSA (İGFA) - Hastanenin konferans salonunda gerçekleştirilen programa; Başhekim Doç. Dr. Mehmet Oğuzhan Ay, hastane yönetimi, nöroloji hekimleri, sağlık çalışanları ile hasta ve hasta yakınları katıldı. Programda Alzheimer hastalığının tedavisi, psikiyatrik yönü, beslenme ve fiziksel rehabilitasyonu konularında Nöroloji Uzmanları Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel ve Doç. Dr. Demet Yıldız, Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Sinay Önen ile FTR Uzmanı Prof. Dr. Meliha Kasapoğlu Aksoy katılımcılara çeşitli bilgiler aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda konuşan Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Yıldız, Alzheimer hastalığının yalnızca unutkanlık olarak düşünülmemesi gerektiğini belirtti. Zaman içerisinde düşünme, öğrenme ve yaşamı sürdürme becerilerini etkileyen ilerleyici bir beyin hastalığı olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yıldız, “En önemli risk faktörü yaşlanmadır ancak Alzheimer yaşlılığın doğal bir parçası değildir. Erken dönemde sık unutma, eşyaları kaybetme, yön bulmada zorlanma, kelime bulmada güçlük gibi belirtiler görülebilir” dedi.</p>

<p><strong>Vakit Kaybetmeyin!</strong></p>

<p>Bu tür şikâyetleri fark eden kişilerin vakit kaybetmeden hekime başvurması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Yıldız, “Hastalığın ilerleyişini yavaşlatmak ve yaşam kalitesini korumak açısından çok önemlidir. Kesin bir korunma yöntemi olmasa da düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı ve dengeli beslenme, beyni aktif tutacak ilişkiler ve sosyal ilişkileri sürdürme riski azaltmaya yardımcı olabilir” şeklinde konuştu.</p>

<p>Unutmanın kader olmadığını vurgulayan Yıldız, son olarak erken tanı, doğru tedavi ve desteğin hem hastalar hem aileler için büyük bir fark yaratacağını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İGF</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/alzheimer-yasliligin-dogal-bir-parcasi-degil</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2025/09/agency/igf/alzheimer-yasliligin-dogal-bir-parcasi-degil.webp" type="image/jpeg" length="20988"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşitme engeli erken tanı ile aşılabiliyor]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/isitme-engeli-erken-tani-ile-asilabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/isitme-engeli-erken-tani-ile-asilabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[22–28 Eylül Uluslararası İşitme Engelliler Haftası nedeniyle açıklama yapan Doç. Dr. Nesibe Gül Yüksel Aslıer, işitme kaybının erken tanı ve doğru tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabileceğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURSA (İGFA) - Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Nesibe Gül Yüksel Aslıer, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya genelinde her 5 kişiden birinin işitme işitme kaybı yaşadığını, Türkiye’de ise her yıl dünyaya gelen yaklaşık 1 milyon bebekten 2 ila 3’ünün işitme kaybı ile doğduğunu söyledi.</p>

<p>Doç. Dr. Aslıer, özellikle bebeklik ve çocukluk döneminde işitme kaybının erken tespitinin önemine dikkat çekerek, “Yeni doğan taramaları, erken tanı, uygun cihazlandırma, koklear implantasyon ve dil-konuşma terapileri ile bu bebekler normal gelişim süreçlerine katılabilir ve sağlıklı bireyler olarak yaşamlarına devam edebilirler” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“İşitmek İletişim Kurmaktır”</strong></p>

<p>İşitmenin yalnızca duymakla sınırlı olmadığını vurgulayan ve toplumun farkındalığına da dikkat çeken Doruk Nilüfer Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Nesibe Gül Yüksel Aslıer açıklamasında, “Unutmayalım ki işitmek yalnızca duymak değildir; iletişim kurmaktır, kendini ifade etmektir, sevdiklerinin sesini hissetmektir. Toplum olarak önyargılardan uzak, sabırlı ve kapsayıcı bir yaklaşım sergilemeliyiz. Sessizliği sadece paylaşmak değil, birlikte aşmak hepimizin sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.</p>

<p>İşitme engelli bireylere yönelik farkındalığın artırılması gerektiğinin altını çizen Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Nesibe Gül Yüksel Aslıer, “Daha kapsayıcı bir dünya için hep birlikte el ele vermeliyiz” çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İGF</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/isitme-engeli-erken-tani-ile-asilabiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2025/09/agency/igf/isitme-engeli-erken-tani-ile-asilabiliyor.webp" type="image/jpeg" length="41796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geri ödeme listesine 64 yeni ilaç eklendi]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/geri-odeme-listesine-64-yeni-ilac-eklendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/geri-odeme-listesine-64-yeni-ilac-eklendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, geri ödeme listesine 51’i yerli üretim olmak üzere 64 yeni beşeri tıbbi ürünün eklendiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ANKARA (İGFA) - </strong>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu geri ödeme listesine alınan yeni ilaçlarla ilgili müjdeyi verdi.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, listeye 5 kan ürünü, 3 KOAH ilacı, 4’er diyabet ilacı, alerji aşısı ve antibiyotik ile 1 biyobenzer göz içi ilacının dahil edildiğini bildirdi.</p>

<p>Memişoğlu açıklamasında; geri ödeme listesinin 14 kan ve kan yapıcı organ ilacı, 6 analjezik, 4 antiinflamatuvar analjezik, 4 sindirim sistemi ilacı, 2’şer antiparaziter, immünsüpresan, oftalmik preparat ve vitamin ile 1’er antifungal, antiviral, hormon preparatı, psikoleptik, hemoroid tedavisi ilacı ve özel tıbbi amaçlı gıda ile genişletildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-twitter wp-block-embed-twitter">
<div class="wp-block-embed__wrapper">https://twitter.com/drmemisoglu/status/1967951001819730102</div>
</figure>

<p>Toplam 64 ilacın 51’inin yerli üretim olması, yerli ilaç sanayisine destek olarak öne çıktı. düzenlemenin sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştıracağını ve halk sağlığına katkı sağlayacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İGF</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/geri-odeme-listesine-64-yeni-ilac-eklendi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Sep 2025 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2025/09/agency/igf/geri-odeme-listesine-64-yeni-ilac-eklendi.webp" type="image/jpeg" length="62876"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni eğitim yılı için İSTAHED'den velilere sağlık önerileri]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/yeni-egitim-yili-icin-istahedden-velilere-saglik-onerileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/yeni-egitim-yili-icin-istahedden-velilere-saglik-onerileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu Üyesi Dr. Salih Bağdadioğlu’nun “Okula dönüşte dikkat edilmesi gerekenler, sağlıkla ilgili ailelere önemli hatırlatmalar” içerikli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Bilim Komisyonu Üyesi Dr. Salih Bağdadioğlu, yeni eğitim-öğretim yılı başlarken velilere çocukların sağlıklı bir okul hayatı için önemli tavsiyelerde bulundu.</p>

<p>Akademik başarının sadece ders çalışmayla değil, sağlıklı beden ve zihinle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>KAHVALTI VE BESLENME ÖNERİLERİ</strong></p>

<p>Bağdadioğlu, kahvaltının okul başarısının temel taşı olduğunu belirterek, “Kahvaltı yapmayan öğrencilerde yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve öğrenme güçlüğü görülüyor. Peynir, yumurta, zeytin, tam tahıllı ekmek ve sebzelerden oluşan kahvaltı, çocuğun zinde kalmasını sağlar,” dedi. Beslenme çantalarında meyve, kuruyemiş ve yoğurt önerirken, gazlı içecekler ve abur cuburdan uzak durulmasını tavsiye etti.</p>

<p><img height="1000" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/09/09/dr-salih-bagdadioglu-istahed-1757426308-150-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>UYKU DÜZENİ VE EKRAN KISITLAMASI</strong></p>

<p>Uyku düzeninin başarıyı doğrudan etkilediğini ifade eden Bağdadioğlu, anaokulu ve ilkokul öğrencilerinin 9-10 saat, ergenlerin 8-9 saat kesintisiz uyuması gerektiğini söyledi. “Yaz tatilinde sarkan uyku saatleri, okula dönüşte adaptasyon sorunu yaratıyor. Sosyal medya nedeniyle artan ekran süreleri uyku süresini kısaltıyor, öğrenme ve bağışıklığı olumsuz etkiliyor,” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uyumadan 2 saat önce elektronik cihazların kapatılmasını ve odada minimum ışık kullanılmasını önerdi. Gece horlayan çocukların geniz eti büyümesi için KBB uzmanına götürülmesi gerektiğini ekledi.</p>

<p><strong>SPOR VE ERGONOMİ</strong></p>

<p>Fiziksel aktivitenin önemine dikkat çeken Bağdadioğlu, “Çocuklar her gün en az bir saat spor yapmalı veya açık havada oynamalı. İlgilendikleri spor dallarına yönlendirilmeleri, obezite ve diyabet riskini azaltır, bilişsel kapasiteyi artırır,” dedi. Okul çantalarının ve oturma düzeninin ergonomik olmasına vurgu yaparak sırt ve boyun sağlığının korunmasını istedi.</p>

<p>Okul ortamında hijyenin kritik olduğunu belirten Bağdadioğlu, el yıkama alışkanlığının erken yaşta kazandırılması, sınıfların sık havalandırılması, aşıların zamanında yapılması ve hasta çocukların okula gönderilmemesi gerektiğini söyledi. Viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanılmaması, aile hekimine başvurulması gerektiğini vurguladı. “Yılda en az bir kez aile hekimine, gerekirse çocuk hastalıkları uzmanına kontrol için gidilmeli. Demir eksikliği, B12 vitamini eksikliği veya hipotiroidi gibi durumlar okul başarısını etkileyebilir” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İGF</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/yeni-egitim-yili-icin-istahedden-velilere-saglik-onerileri</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Sep 2025 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2025/09/agency/igf/yeni-egitim-yili-icin-istahedden-velilere-saglik-onerileri.webp" type="image/jpeg" length="81323"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[15 kadın hekim “Kadına Sağlık” için mikrofon başında]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/15-kadin-hekim-kadina-saglik-icin-mikrofon-basinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/15-kadin-hekim-kadina-saglik-icin-mikrofon-basinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın sağlığına dair farkındalık yaratmak amacıyla hayata geçirilen ve Türkiye’nin ilk kapsamlı kadın sağlığı podcast serisi olan “Kadına Sağlık”, 2. sezonuyla 9 Eylül itibariyle dinleyicileriyle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Toplumsal cinsiyet eşitliği çerçevesinde kadın sağlığı okuryazarlığını artırmayı hedefleyen proje, bu sezon da alanında uzman 15 gönüllü kadın hekimin katkısıyla ses getirmeye hazırlanıyor.</p>

<p><strong>YEKTA KOPAN SUNUMUYLA DİNLEYİCİYLE BULUŞUYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Kadına Sağlık” podcast serisinin yeni sezonunda, migren, kalp sağlığı, demans, menopoz ve obezite gibi kadınları yakından ilgilendiren kritik sağlık konuları ele alınıyor. Her bölümde farklı bir uzman hekimin yer aldığı seride, kadın sağlığına bütüncül bir bakış açısı sunuluyor.</p>

<p>‘Kadına Sağlık’ podcast serisi 2. sezon Sağlığa Yön Verecek Kadın Liderler gönüllü proje ekibi, Ayşenur Kökenli Paksoy, Uzm. Dr. Burcu Yazıcı Elmas, Dr. Çağcan Ölmez, İrem Kıratlıoğlu Sakar, Şule Kahveci Sayar’dan oluşuyor.</p>

<p><strong>GÖNÜLLÜ KADIN HEKİMLER MİKROFON BAŞINDA</strong></p>

<p>Podcast serisinin 2. sezonunda Prof. Dr. Arzu Yorgancıoğlu, Prof. Dr. Asuman İnan, Op. Dr. Banu Çiftçi, Prof. Dr. Derya Karadeniz, Prof. Dr. Devrim Çabuk, Prof. Dr. Dilek Yılmaz, Prof. Dr. Elif Eroğlu Büyüköner, Prof. Dr. Emel Sezer, Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu, Prof. Dr. Kadriye Kılıçkesmez, Doç. Dr. Naşide Mangır, Prof. Dr. Özlem Çelik, Prof. Dr. Pınar Yalınay Dikmen, Doç. Dr. Telce Ayşen Küçükceran ve Prof. Dr. Ülver Derici gibi isimler yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İGF</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/15-kadin-hekim-kadina-saglik-icin-mikrofon-basinda</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Sep 2025 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2025/09/agency/igf/15-kadin-hekim-kadina-saglik-icin-mikrofon-basinda.webp" type="image/jpeg" length="69004"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa Büyükşehir'in ‘Sağlık Otobüsü’ devrede]]></title>
      <link>https://www.gazeteses.com/bursa-buyuksehirin-saglik-otobusu-devrede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteses.com/bursa-buyuksehirin-saglik-otobusu-devrede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan ve mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan vatandaşların sağlık hizmetine daha kolay ulaşabilmesi amacıyla ‘Sağlık Otobüsü’ projesini hayata geçirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BURSA (İGFA) - </strong>Bursa’da vatandaşların tüm hizmetlerden eşit bir şekilde yararlanması için hizmetlerini sürdüren Büyükşehir Belediyesi, halka kolay, erişilebilir ve kaliteli sağlık hizmetleri sunmak, hastalıkların erken dönemde teşhisini ve toplumda bilinçlenmeyi sağlamak amacıyla ‘Sağlık Otobüsü’ projesini başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Evde Bakım ve Ambulans Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen ‘Sağlık Otobüsü’, 17 ilçeyi gezerek özellikle kırsal bölgelerde yaşayan ve mevsimlik tarım işçisi olarak çalışanların sağlık hizmetine daha kolay ulaşabilmesini amaçlıyor.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/07/24/35870-mty4odiyyt-4-1753368939-462-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Bünyesinde doktor, psikolog, hemşire, diyetisyen, fizyoterapist ve ebenin yer alacağı Sağlık Otobüsü’nde, ilk olarak bulgu taraması yapılarak vatandaşların tansiyonu, ateşi, nabzı ve solunumu ölçülecek. Gezici araçta yapılan tarama sonuçları görevli personel tarafından değerlendirilerek, gerek görülmesi halinde vatandaşlar hastaneye yönlendirilecek.</p>

<p>Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, sosyal belediyecilik anlayışını merkeze alarak Bursalıların yaşam koşullarını iyileştirmeyi amaçladıklarını söyledi.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/07/24/35870-mty4odiyyt-3-1753368945-800-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Sağlık hizmetlerine erişimi kısıtlı olan vatandaşlara yerinde, hızlı ve bütüncül bir hizmet sunmak amacıyla "Sağlık Otobüsü" projesini hayata geçirdiklerini belirten Başkan Bozbey, “Hayattaki en değerli servetin sağlık olduğunu biliyoruz. Amacımız, erken teşhisle olası riskleri azaltmak ve toplumsal sağlık eşitliğine katkı sağlamaktır. Toplum sağlığını korumak ve iyileştirmek hepimizin sorumluluğudur. Göreve geldiğimiz günden bu yana ihtiyaç duyulan her alanda ayrım yapmaksızın tüm vatandaşlarımıza hizmet verdik. Türkiye’ye örnek olacak olan halk sağlığı projelerimizi bir bir yaşama geçirmeye devam edeceğiz. Herkese sağlıklı bir yaşam diliyorum” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gazeteses.com/bursa-buyuksehirin-saglik-otobusu-devrede</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Jul 2025 18:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazetesescom.teimg.com/crop/1280x720/gazeteses-com/uploads/2025/07/agency/igf/bursa-buyuksehirin-saglik-otobusu-devrede.webp" type="image/jpeg" length="76794"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
