FATİH

Fatih Sitesi'nde Kentsel Dönüşüme Yürütmeyi Durdurma kararı...

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile Fatih Belediyesi’nin Fatih Sitesi’nde başlattığı Kentsel Dönüşüm Çalışmasına İdare Mahkemesi Yürütmeyi Durdurma kararı verdi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile Fatih Belediyesi’nin Fatih Sitesi’nde "ben yaptım oldu" anlayışıyla yürüttüğü kentsel dönüşüm süreci yargı duvarına tosladı. İstanbul 10. ve 3. İdare Mahkemeleri, idarenin resmi yazılarında "Riskli Yapı Kaydı Yoktur" denmesine rağmen zorla boşaltılmak istenen bloklar için arka arkaya Yürütmeyi Durdurma kararları verdi.

İstanbul Fatih Silivrikapı Mahallesi'nda 1986'da kurulan Fatih Belemdiyesi Çalışanları Yapı Kooperatifi tarafından inşaa edilen ve 1991 de inşaatı tamammlanan 310 daire bulunan Fatih Sitesi'nde kentsel dönüşüm nedeniyle başlayan tahliye süreci yargıya taşındı. İstanbul 10. ve 3. İdare Mahkemesi Yürütmenin Durdurulması kararı verdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile Fatih Belediyesi site satinlerine 3 Ağustos'ta boşaltma bildirisi göndermiş, 13 A Blokun riskli yapı olduğunu bildirmişti.

Sitenin mevcut imar yapısıyla da oynanınca mülk sahipleri tarafından büyük tepki gören kentsel dönüşüm, için 180 dairenin bulunduğu B bloklar ve bazı A Bloklar da yıkımın durdurulması için dava açtılar. Fatih Sitesi mülk sahipleri, sitenin Fatih'in ve İstanbul'un örnek yapılaşma alanlarından olmasına rağmen, planlarla oynanarak, riskli hale getirildiğini ifade ediyor. Şu anda cidid bur yişel alanı bulunan. Fatih Sitesi'nin yıkılıp yeni plana göre dürt katlıyapılması durumunda beton yığınına dönüşeceği ifade ediliyor.

B2, B4 ve B6 blokların Yürütmeyi Durmurma Kararının yanı sıra yaklaşık 10 blok için de "yıkım yerine güçlendirme" talebiyle hukuki süreç başlatıldığı da öğrenildi. 310 daireli sitede şimdi vatandaşın gözü mahkemelerde ve idarede.

310 dairelik sitede büyük belirsizlik

Fatih Sitesi'nde yaşayan vatandaşların önemli bir bölümü, kendilerine verilen tahliye süresi nedeniyle ne yapacağını düşünüyor. Yaklaşık 80 kişinin taşındığı belirtilirken, çok sayıda vatandaş hâlâ evini boşaltmış değil.

Bunun en önemli nedenlerinden biri ise İstanbul'daki ağır kira koşulları.

Site sakinleri, özellikle emekli vatandaşların 45 bin liradan başlayan kiralar karşısında ev bulmakta zorlandığını belirtiyor. Fatih Sitesi'nde 3+1 dairelerde yaşayan vatandaşların, aynı bölgede veya yakın çevrede benzer şartlarda konut bulamadığı, daha uzak bölgelerde ise aynı bütçeyle çoğu zaman 2+1 dairelere yönelmek zorunda kaldığı ifade ediliyor.

Vatandaşların talebi ise kira desteğinin günün ekonomik şartlarına göre artırılması.

Site sakinleri, kira yardımlarının en az 30 bin lira seviyesine çıkarılmasını istiyor.

Bir tarafta yıkım, diğer tarafta güçlendirme talebi

Fatih Sitesi'ndeki hukuki mücadeleyi önemli hale getiren bir başka gelişme ise yaklaşık 10 blok sakininin güçlendirme seçeneği için dava açması.

Bu durum, dönüşüm sürecinin tek bir seçenek üzerinden yürütülmemesi gerektiği yönündeki tartışmayı da gündeme getiriyor.

Vatandaşlar, "Yıkılacak mı, güçlendirilecek mi?" sorusunun teknik raporlar ve bağımsız uzman incelemeleriyle netleştirilmesini istiyor.

Burada devletin ve yerel yönetimlerin önünde iki önemli sorumluluk bulunuyor:

Birincisi, vatandaşların can güvenliğini garanti altına almak.

İkincisi ise dönüşüm sürecinde vatandaşın barınma hakkını ve ekonomik koşullarını göz ardı etmemek.

Kentsel dönüşümün amacı insanları evlerinden etmek değil, insanları güvenli yapılarda yaşatmak olmalı.


Mahkeme kararları diğer bloklar için de umut oldu

B6 Blok için verilen yürütmeyi durdurma kararı, doğrudan diğer bloklar açısından bağlayıcı olmasa da aynı hukuki ve fiili koşullara sahip bloklar bakımından önemli bir hukuki referans oluşturabilecek nitelikte.

B2 Blok davasında ise İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin idareden uygulama alanı kararının dayanaklarını, tahliye işleminin hukuki gerekçelerini ve işlem dosyasını istemesi dikkat çekiyor.

Böylece Fatih Sitesi'nde B2, B4 ve B6 blokların tahliye sürecine karşı açılan davaların yanı sıra, yaklaşık 10 blokta da güçlendirme seçeneğinin yargıya taşındığı bir süreç yaşanıyor.


Vatandaşın sorusu çok net: "Bizi nereye göndereceksiniz?"

Fatih Sitesi'ndeki tartışmanın en kritik noktası ise burada.

Bir tarafta deprem riski ve güvenli yapı ihtiyacı var.

Diğer tarafta yıllardır bu sitede yaşayan yüzlerce vatandaş bulunuyor.

Ve bu insanların büyük bölümünün yeni bir ev kiralayacak ekonomik gücü yok.

45 bin liradan başlayan kiraların olduğu bir İstanbul'da, emekliye "Evini boşalt, git ev bul" demek kolaydır.

Zor olan, vatandaşın ekonomik durumunu dikkate alan bir dönüşüm modeli geliştirmektir.

Zor olan, insanları mahallelerinden koparmadan güvenli konutlara kavuşturmaktır.

Zor olan, gerçekten riskli yapıyı bilimsel verilerle ortaya koymak ve mümkünse yıkım ile güçlendirme seçeneklerini teknik olarak karşılaştırmaktır.

Fatih Sitesi'nde şimdi gözler mahkemelerde.

B6 Blok için verilen yürütmeyi durdurma kararı, B2 Blok'taki yargı süreci ve yaklaşık 10 blok için açılan güçlendirme davaları, dönüşüm sürecinin henüz hukuken ve fiilen tamamlanmadığını gösteriyor.

Şimdi vatandaşın beklentisi açık:

"Can güvenliğimizden taviz vermeyin. Ama bizi de evsiz bırakmayın."

Bu nedenle Fatih Sitesi'ndeki süreçte idarenin önceliği yalnızca binaların boşaltılması değil, vatandaşın güvenli, ulaşılabilir ve sürdürülebilir konut hakkının korunması olmalıdır.

Çünkü kentsel dönüşüm, vatandaşın hayatını kolaylaştırdığı ölçüde başarılıdır. İnsanları yerinden edip çaresiz bırakan bir dönüşüm ise, beraberinde yeni sosyal sorunlar doğurmaya mahkûmdur.

Fatih Sitesi'nde tahliye ve yıkım sürecine mahkeme freni!
B6 Blok için yürütmeyi durdurma, B2'de kritik inceleme

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile Fatih Belediyesi’nin Fatih Sitesi’nde "ben yaptım oldu" anlayışıyla yürüttüğü kentsel dönüşüm süreci yargı duvarına tosladı. İstanbul 10. ve 3. İdare Mahkemeleri, idarenin resmi yazılarında "Riskli Yapı Kaydı Yoktur" denmesine rağmen zorla boşaltılmak istenen bloklar için arka arkaya Yürütmeyi Durdurma kararları verdi.

İstanbul Fatih Silivrikapı Mahallesi'nda 1986'da kurulan Fatih Belemdiyesi Çalışanları Yapı Kooperatifi tarafından inşaa edilen ve 1991 de inşaatı tamammlanan 310 daire bulunan Fatih Sitesi'nde kentsel dönüşüm nedeniyle başlayan tahliye süreci yargıya taşındı. İstanbul 10. ve 3. İdare Mahkemesi Yürütmenin Durdurulması kararı verdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile Fatih Belediyesi site satinlerine 3 Ağustos'ta boşaltma bildirisi göndermiş, 13 A Blokun riskli yapı olduğunu bildirmişti.

Sitenin mevcut imar yapısıyla da oynanınca mülk sahipleri tarafından büyük tepki gören kentsel dönüşüm, için 180 dairenin bulunduğu B bloklar ve bazı A Bloklar da yıkımın durdurulması için dava açtılar. Fatih Sitesi mülk sahipleri, sitenin Fatih'in ve İstanbul'un örnek yapılaşma alanlarından olmasına rağmen, planlarla oynanarak, riskli hale getirildiğini ifade ediyor. Şu anda cidid bur yişel alanı bulunan. Fatih Sitesi'nin yıkılıp yeni plana göre dürt katlıyapılması durumunda beton yığınına dönüşeceği ifade ediliyor.

B2, B4 ve B6 blokların Yürütmeyi Durmurma Kararının yanı sıra yaklaşık 10 blok için de "yıkım yerine güçlendirme" talebiyle hukuki süreç başlatıldığı da öğrenildi. 310 daireli sitede şimdi vatandaşın gözü mahkemelerde ve idarede.

310 dairelik sitede büyük belirsizlik

Fatih Sitesi'nde yaşayan vatandaşların önemli bir bölümü, kendilerine verilen tahliye süresi nedeniyle ne yapacağını düşünüyor. Yaklaşık 80 kişinin taşındığı belirtilirken, çok sayıda vatandaş hâlâ evini boşaltmış değil.

Bunun en önemli nedenlerinden biri ise İstanbul'daki ağır kira koşulları.

Site sakinleri, özellikle emekli vatandaşların 45 bin liradan başlayan kiralar karşısında ev bulmakta zorlandığını belirtiyor. Fatih Sitesi'nde 3+1 dairelerde yaşayan vatandaşların, aynı bölgede veya yakın çevrede benzer şartlarda konut bulamadığı, daha uzak bölgelerde ise aynı bütçeyle çoğu zaman 2+1 dairelere yönelmek zorunda kaldığı ifade ediliyor.

Vatandaşların talebi ise kira desteğinin günün ekonomik şartlarına göre artırılması.

Site sakinleri, kira yardımlarının en az 30 bin lira seviyesine çıkarılmasını istiyor.

Bir tarafta yıkım, diğer tarafta güçlendirme talebi

Fatih Sitesi'ndeki hukuki mücadeleyi önemli hale getiren bir başka gelişme ise yaklaşık 10 blok sakininin güçlendirme seçeneği için dava açması.

Bu durum, dönüşüm sürecinin tek bir seçenek üzerinden yürütülmemesi gerektiği yönündeki tartışmayı da gündeme getiriyor.

Vatandaşlar, "Yıkılacak mı, güçlendirilecek mi?" sorusunun teknik raporlar ve bağımsız uzman incelemeleriyle netleştirilmesini istiyor.

Burada devletin ve yerel yönetimlerin önünde iki önemli sorumluluk bulunuyor:

Birincisi, vatandaşların can güvenliğini garanti altına almak.

İkincisi ise dönüşüm sürecinde vatandaşın barınma hakkını ve ekonomik koşullarını göz ardı etmemek.

Kentsel dönüşümün amacı insanları evlerinden etmek değil, insanları güvenli yapılarda yaşatmak olmalı.


Mahkeme kararları diğer bloklar için de umut oldu

B6 Blok için verilen yürütmeyi durdurma kararı, doğrudan diğer bloklar açısından bağlayıcı olmasa da aynı hukuki ve fiili koşullara sahip bloklar bakımından önemli bir hukuki referans oluşturabilecek nitelikte.

B2 Blok davasında ise İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin idareden uygulama alanı kararının dayanaklarını, tahliye işleminin hukuki gerekçelerini ve işlem dosyasını istemesi dikkat çekiyor.

Böylece Fatih Sitesi'nde B2, B4 ve B6 blokların tahliye sürecine karşı açılan davaların yanı sıra, yaklaşık 10 blokta da güçlendirme seçeneğinin yargıya taşındığı bir süreç yaşanıyor.


Vatandaşın sorusu çok net: "Bizi nereye göndereceksiniz?"

Fatih Sitesi'ndeki tartışmanın en kritik noktası ise burada.

Bir tarafta deprem riski ve güvenli yapı ihtiyacı var.

Diğer tarafta yıllardır bu sitede yaşayan yüzlerce vatandaş bulunuyor.

Ve bu insanların büyük bölümünün yeni bir ev kiralayacak ekonomik gücü yok.

45 bin liradan başlayan kiraların olduğu bir İstanbul'da, emekliye "Evini boşalt, git ev bul" demek kolaydır.

Zor olan, vatandaşın ekonomik durumunu dikkate alan bir dönüşüm modeli geliştirmektir.

Zor olan, insanları mahallelerinden koparmadan güvenli konutlara kavuşturmaktır.

Zor olan, gerçekten riskli yapıyı bilimsel verilerle ortaya koymak ve mümkünse yıkım ile güçlendirme seçeneklerini teknik olarak karşılaştırmaktır.

Fatih Sitesi'nde şimdi gözler mahkemelerde.

B6 Blok için verilen yürütmeyi durdurma kararı, B2 Blok'taki yargı süreci ve yaklaşık 10 blok için açılan güçlendirme davaları, dönüşüm sürecinin henüz hukuken ve fiilen tamamlanmadığını gösteriyor.

Şimdi vatandaşın beklentisi açık:

"Can güvenliğimizden taviz vermeyin. Ama bizi de evsiz bırakmayın."

Bu nedenle Fatih Sitesi'ndeki süreçte idarenin önceliği yalnızca binaların boşaltılması değil, vatandaşın güvenli, ulaşılabilir ve sürdürülebilir konut hakkının korunması olmalıdır.

Çünkü kentsel dönüşüm, vatandaşın hayatını kolaylaştırdığı ölçüde başarılıdır. İnsanları yerinden edip çaresiz bırakan bir dönüşüm ise, beraberinde yeni sosyal sorunlar doğurmaya mahkûmdur.