Gülten ÖZBEY - PARİS (DHA) - Paris UNESCO'da İstanbul Fotoğrafları Sergisi ve Dört Dilde Söylenen İstanbul Şarkıları büyük beğeni topladı. UNESCO Genel Merkez'inde İstanbul Fotoğrafları Sergisi açılışı UNESCO Genel Direktör İrina Bokova, Daimi Temsilci Büyükelçi Hüseyin Avni Botsalı, İBB Başkanı Kadir Topbaş tarafından yapıldı. Paris Büyükelçisi Hakkı Akil, OCDE Büyükelçisi Mithat Rende, Paris Başkonsolosu Emre Kadı oğlu ve çok sayıda davetli katıldı. Sergide 50'ye yakın İstanbul fotoğrafı yer aldı. Sergi salonunda Ebru ve Kaligrafi sanatçıları tarafından yapılışları uygulamalı olarak gösterildi. Serginin gezilmesi sırasında UNESCO Genel Direktör İrina Bokova, ebru sanatçısı Çiğdem Ertem'le birlikte ebru yaptı. Sergi sonrası UNESCO Genel Merkez'inde İstanbul'un Sesleri konseri 6 dakikalık Martı Gözüyle İstanbul videosu gösterimi ile başladı. İBB Başkanı Kadir Topbaş, UNESCO Genel Direktör İrina Bokova'nın da katıldığı UNESCO Nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliği ev sahipliğinde Türk mutfağının seçkin örneklerinin sunulduğu geniş katılımlı resepsiyon düzenlendi. Etkinliği değerlendiren İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, "Ekibimizle birlikte Paris'teyiz. Özellikle UNESCO'nun 70.yılı İstanbul’un ve Türkiye'nin UNESCO'ya katılmasının 30.yılı. Kutlamalarda birlikteliği sağlamak istedik. Davette aldık. Özellikle yaptığımız panelle de ve toplantılarda UNESCO'nun partneri olduğumuzu, kararlarına birlikte imza attığımızı ,kararları benimsediğimizi ilettik. Çalışmalarımızda İstanbul Büyükşehir olarak özellikle kültürel değerlerimizi koruma çalışmalarımızı ifade ettik. Kendileri de taktir ettiklerini ve her zaman onlarla görüşmekteyiz. Bu taktirlerini devamlı bize sunmaktalar. Buraya gelirken kutlamalar çerçevesinde şölene benzer bir dizi kentimizi ve ülkemizi tanıtır vaziyette aktiviteler de ortaya koyduk, getirdik. Çok başarılı bir konser verdiler. Ebru ve hat sanatçılarımız çalışmalarını gösterdi. Konserde Kendi orkestramızın bir bölümünü getirdik. Semazenlerin özellikle yaptığı gösteri ve sergileme ,müzisyenlerimizin İstanbul şarkılarını farklı Rumca, Ermenice ve Yahudi şarkıları olmak üzere söylendi. Bir müzik ziyafeti verdik diye düşünüyorum. İstanbul'un ve ülkemizin tanıtımı açısından önemli bir etkisi olduğuna inanıyorum. "EFES ANTİK KENTİN VE DİYARBAKIR SURLARININ DA DÜNYA KÜLTÜREL MİRAS LİSTESİNE ALINMASI KONUSUNDA TALEBİMİZİ TEKRARLADIM" Bundan sonraki süreçte geleceğe birlikte yürüme adına bir takım kararlar alacağımızı söyledik. Yuvarlak masa toplantısında özellikle kültürel değerlere sahip çıkma konusunda müşterek çalışma yapabileceğimizi ,eğitim programları yapabileceğimizi söyledik. Bunu çok olumlu karşıladılar, dikkatlerini çekti. Dünya kültürel miras listesine her taraftan talepler var. Bunlardan ülkemiz adına iki tane talep var. Efes Antik kentin ve Diyarbakır surlarının da Dünya kültürel miras listesine alınması konusunda talebimiz tekrarladım ve hassasiyetimizi belirttim. İkili görüşmelerde de dile getirdim. Almanya’da yapılacak toplantıda dağılıma tabi tutulacak. İnanıyorum ki temaslarımızla iyi sonuç verir. 2016 yılında bizim özellikle Dünya Miras Komitesine İstanbul'da ev sahipliği yapmak istediğimizi dile getirdik. Değerlendireceklerini söylediler. Uluslararası bir çok etkinliğe ev sahipliği yapan İstanbul kültürel değerlerin önemsendiği bu konuda çalışma yapan ve karar veren bir takım kriterler ortaya koyan UNESCO'nun da İstanbul'da böyle bir toplantıyı yapması bizim, çevre ülkeler ve dünya ülkeler için önemli bir yansıma verecektir. Kendilerine teklif olarak getirdik. Olumlu karşılandığını gördüm. Tabi karar daha sonar yanıtlanacak. Yoğun bir programdı. Geç saatlere kadar sürdü. Yarın sabah da Paris belediye başkanı HİDALGO ile bir görüşmemiz var. Kendileri zaten Dünya eş başkanım olarak çalıştığım bir arkadaş. Başkan seçilmesinin üzerinden bir yıl geçti. Kendisini göreve geldikten sonra ziyaret edeceğimden bahsetmiştim fakat bu vesile ile de kendisiyle bir görüşmemiz olacak. "İSTANBUL SON DÖNEMLERDE BÜTÜN DEĞERLERİNİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARDI" Paris'te bir Eyfel var. İstanbul'da yüzlerce eser var. Her biri başlı başına bir olay. Bugün Ayasofya'ya baktığınız zaman bin dört yüz yıllık geçmişi var. Altı yüzlü yıllarda yapılmış, Sultan Ahmet’imiz, Dikili Taşımız, Kız Kulemiz, surlarımız var. Her biri dünyanın başka değerleri ile boy ölçüşmek değil ulaşamayacakları özelliklere sahip. Bir değerler yoğunluğu ve tarihi çeyiz sandığı niteliğinde bir İstanbul 8500 yıl öncesinin yaşam izlerini ortaya çıkardık bu da başlı başına değerini ortaya koymak. İstanbul son dönemlerde bütün değerlerini gün yüzüne çıkardı. Bu konuda takdir almakta. Bugün turist sayımız on üç milyonlara gitmekte. Yerel diplomasi dediğimiz bu ilişkilerin yansıması olarak görmekteyiz. Giderek yeni keşfedilen bir kent olarak diyebiliriz. Her yıl İstanbul’daki turizm % 15 oranında artıyor. Bu da kentin hak ettiği bir değerdir" dedi,. Vatandaşların kendilerine olan ilgisinin yoğun olduğunu ve bundan mutluluk duyduklarını söyleyen Topbaş, "Özellikle bizim yurttaşlarımız, soydaşlarımızın bulunduğu her yerde Paris'e de gitsek New York'a da gitsek İstanbul hasretini biz de gideriyorlar. Bize yakın ilgi gösteriyorlar. Hizmet etmemizin bize verdiği bir gurur. Bunun da iltifatını görmekten mutlu olduğumu ifade ederim. Bir hasretlik gidermek gibi. İstanbul'a güzellikler katmaya, farkındalığı ortaya çıkarmaya çalışmaktayız bu da İstanbul'u sevenler için bize karşı farklılığı oluşturmakta. Dünya kenti, marka kent. Dünyanın 127 ülkesinden ekonomik olarak büyük. Avrupa'nın 23 ülkesinden büyük. 8500 yıllık tarihi ile de farklı bir kent. Böyle bir kente herkes hasret. İçerde diğer ülkelerden daha önce İstanbul'da büyükelçilik, konsolosluk yapmış kişilerde hasretliklerini hala dile getiriyorlar. Bugünkü konserle özlemlerinin tazelendiğini söylediler. İstanbul öyle bir şehir ki bir defalık görse ona olan sevdası geçilmez oluyor. Bunu da biz her daim ilişkilerde görmekteyiz. İstanbulluların mutlu olmasını arzu ettiğimiz çalışmalarımızla hizmetimiz devam edecek" dedi.