Günümüzde ki sayılı ve bilinen sözde süper güç devletler çok büyük bir derin korku, kaygı, kuşku ve panikle hareket ediyorlar.

Bazıları ise:

Çok daha büyük geniş çaplı ve acil kapsamlı ivedilikle cesaret ve hazırlıklarla. İşte burada bir fark ortaya çıkıyor.

O fark:
“Türkiye!” yani “Türkler!”

Çok büyük bir asalet ve azamet:

Korkuyla hareket etmiyor.
Panikle hareket etmiyor.

Türkiye Cumhuriyeti hazırlanarak hareket ediyor ve Sadece sınırlarını koruyan bir devlet değildir:

Dünyanın merkezidir.
Bir denge noktasıdır.
Büyük güç odağıdır.

Savunma sanayi büyüyor.
Yeni teknolojiler geliştiriliyor.
İnsansız hava araçları gökyüzünü dolduruyor.
Yeni savaş sistemleri kuruluyor.
En büyük Uzay projeleri başlıyor.
Enerji yolları kontrol altına alınıyor.
Diplomasi yeni bir dil kazanıyor.

“Ama işte:
Asıl güç bunların hiçbiri değildir.

Asıl güç: Bir milletin en iyi kararlı iradesidir.”

Çünkü bir devletin gerçek gücü:

Tankları değildir.
Topları değildir.
Füzeleri asla değildir.

Bir devletin en muazzam gerçek gücü: Milletidir.

O büyük Türk milleti asırlardır tarih boyunca:
Zor zamanların milletidir.
Tüm zamanların milletidir.

Malazgirt’te vardı.
Çanakkale’de vardı.
Trablusgarp’ta vardı.
Yemen’de vardı.
Kurtuluş Savaşı’nda vardı.

Küllerinden tekrar tüm ihtişamıyla dirilen gerektiğinde yeniden ayağa kalkmayı bilen yüce bir millettir.

En yüce diriliş destanıdır.

Bugün bazıları Türkiye’nin neden bu kadar dikkat çektiğini anlamıyor.

Ama dünya çok iyi biliyor.

Anadolu bir hareket ederse: “Dengeler değişir.”
Anadolu ayağa bir kalkarsa: “Haritalar değişir.”
Anadolu kesin bir karar verirse: “Tarih değişir.”

İşte bunun için:

Türkiye’nin attığı her adım izleniyor.
Her konuşması dinleniyor.
Her hamlesi hesaplanıyor.

Çünkü dünya biliyor:

Bu topraklar sıradan değildir.
Bu millet asla sıradan değildir.

Eğer gerçekten büyük bir savaş yaklaşıyorsa:

Bu savaşın kenarında duracak bir millet yoktur.

Tarih bazı milletleri çağırır.
İşte o millet: “Türk milleti(dir)”
Tarihin çağırdığı en nadir milletlerden biridir.

Biz bir şeyi unutmayalım:

Bu topraklar sadece bir ülke değildir.

Bu topraklar bir emanettir.
Bir mirastır.
Bir davadır.

Bu topraklar bin yıllık kadim bir yürüyüşün merkezidir.

İşte o gün geldi.

Hak ile batıl yeniden karşı karşıya geldi.
Dünya yeniden ikiye bölündü.

Bazıları saklanacak.
Bazıları kaçacak.
Bazıları susacak.
Ama bazı milletler vardır. Kaçmaz.
Türk milleti.
O milletlerden biridir.

Çünkü:

Biz tarih boyunca seyirci olmadık.
Biz tarih boyunca taraf olduk.

Biz tarih boyunca meydanda olduk.

Eğer gerçekten büyük bir savaş yaklaşmışsa:

“O gün geldiğinde, biz yerimizi biliyoruz.”

Eğer dünya gerçekten büyük bir hesaplaşmaya gidiyorsa:

“Biz korkunun tarafında olmayacağız.”

Eğer hak ile batıl yeniden karşı karşıya geliyorsa:

“Biz susanların tarafında olmayacağız.”

Bazı milletler vardır:

Tarihi izler.

Bazı milletler vardır:

Tarihi yazar.

Tarihte destanlar yazan yüce Türk Milleti:

“Biz bekleyenlerin tarafında olmayacağız.”

Gerçekten büyük bir savaş yaklaşıyorsa:

“Biz (Türkler)
Hakk’ın tarafında olacağız.”

Bizim cevabımız çoktan bellidir.
Biz buradayız.
Biz burada kalacağız.
Hatta gerekirse:

Biz burada savaşacağız.