Anne babalar çocuklarında gördükleri mızmızlık halinin geçici olduğunu bilmeliler. Lakin bu sabır ve hoşgörüyü, kararlı, tutarlı ve sevecen olmayı gerektiren bir durumdur. Önce “hayır” sonra ”evet” dersek, çocuk bunu kullanacaktır.
Çocuğumuzla daha fazla zaman geçirmeye çalışalım.

Mesela, durumdan istifade ederek çocuğa hikâye kitapları okuyalım. Karakterleri sizin yaşadığınız sorunlarla özdeşleştirin, üzgün lisanla, örneğin; Sürekli ağlayan, hiçbir şeyden hoşnut olmayan bir çocuksa ”küçük ördek, sürekli ağlıyormuş, arkadaşlarına küsüyormuş, hep benim dediğim olsun istiyormuş. Ama biliyor musun, arkadaşları ondan sıkılmış, onunla kimse arkadaşlık yapmak istemiyormuş artık. Küçük ördeğin hiç arkadaşı kalmamış…”şeklindeki yaklaşımlarla çocuğun düşünmesini sağlayabiliriz.

Çocuğumuzla ne kadar çok zaman geçirirsek,onların o kadar uyumlu olduğunu göreceğiz.Mesela,marketlerden alınan broşürlerden resimler kesin,çocuğunuz yapıştırsın,kullanmadığınız bir örtü veya kağıda parmak boyası ile beraber resim yapın..bu gibi etkinlikler çocuğu ve sizi mutlu kılar,kendini ifade etme olanağı bulur.

Çocuk bir şey için ağlarken ”ne var bu kadar ağlayacak, yeter artık ”gibi sözlerden ziyade,”tamam canım anlıyorum seni, ağlayınca çirkin oluyorsun ama” gibi yaklaşımlar ya da istediği şeyi neden yapamayacağımızı basitçe anlatmak ve bunun için ne kadar üzgün olduğumuzu, onun istediği şeyi bizimde istediğimizi ama koşulların buna izin vermediğini söylemek, duygularını paylaştığımızı hissettirecek, onu rahatlatacak ve onu sürekli engelleyen biri olmadığımıza inandıracaktır.

Gerekli açıklamaları yaptıktan, üzüntünüzü belirttikten sonra ve bu konuda kararlı olduğumuzu hissettirdikten sonra ona biraz zaman tanıyalım. İstediğinde inatlaşırsa hiç tepki vermeyelim. Bir kaç denemeden sonra vazgeçecektir.
Çocuklar eleştirilmekten, azarlanmaktan değil, kendilerine güzel örnek olunmasından etkilenirler.

SEVGİ VE MUHABBETLERİMLE